<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209</id><updated>2012-01-21T13:38:44.172-08:00</updated><title type='text'>Hayatın Renkleri</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>350</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8557447737866195239</id><published>2010-03-09T01:29:00.000-08:00</published><updated>2010-03-09T01:46:34.221-08:00</updated><title type='text'>Yetenek sizsiniz...</title><content type='html'>Bu sıralar yetenek sizsiniz Türkiyeyi izler oldum. Açık söyleyeyim bu programın daha başlama tanıtımları sırasında çok dandik bir program olabileceği riski olduğunu düşünmüş ve önyargı ile bakmıştım. Daha önceki yetenek yarışmaları komiklik yapmaya çalışan zibidilerin ve sesi berbat olup da bunun farkında olmayan karga seslilerin elinde komedi programı olmaktan öteye geçememişlerdi. Tabi kendi içinde kategorileşmiş ses ve dans yarışmalarından bahsetmiyorum. Bu karma yeteneklerin kısa kısa görüntülerle denendiği yarışmaları kastediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön yargımla beraber ilk programlar bizim evde izlenmedi. Arada eşim ve oğlum baktılar ama ben izlemedim. Aslında belki de iyi yaptım. Ön elemelerde cidden kötü yarışmacılar olduğunu düşünüyorum. Fakat ne zaman iyiler seçildi, kötüler temizlendi, yani yarı final seçmeleri başladı ben de programı izlemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğruyu söylemek gerekirse Acun bu işi biliyor. Neyin tutulacağını iyi biliyor ve doğru programları seçiyor. Bu da onu başarıya götürüyor. Fakat bu durum onun programını çok beğendiğim ve eleştirmeyeceğim anlamına gelmiyor tabi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere şunu hiç anlamıyorum: Neden yarışma başlar başlamaz yarışmacılara oy verilmeye başlanılır? Bu son sıradakilere haksızlık olmuyor mu? Normal olarak önceden kimin çıkacağını bilmiyoruz. İlk yarışmacıya istenilirse bir çok oy yollanabilir ama son yarışmacının şansı aynı mıdır? Bu durumu haksızca buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erovizyon yarışmasında her ülke dinleniyor, en sonunda 10-20 dakikalık bir kısımda oy veriliyor. Bu doğru bir uygulama. Aslında yetenek sizsiniz de ilk yarı finalde de aynı uygulama sözkonusuydu ve bravo demiştim. Sonra bundan vazgeçtiler. Bu durumu da size hemen açıklayayım: İlk programda telefon gelirinin hepsi (ya da bir kısmı- bu konuda da Acunun farklı ve çelişen ifadeleri olmuştu) yardım için verilecekti... Şimdi nereye bağışlanacaktı hatırlamıyorum. Yani çok telefon edilmesi çok ticari bir kaygı gerektirmiyordu. Fakat o hafta gelen telefonlara bakmışlardır ve elde edilecek gelirin düşüklüğü canlarını sıkmış olmalı ki 2 küsur saat süren yarışma boyunca telefonlar işletildi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizden kaçmaz:P Ticari bir gelir elde etmek en büyük hakkınız ama haksızlık oluyor ve biraz açgözlülüğe kaçıyor bu durum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de küçük çocukların bu programa katılmasına kesinlikle karşıyım. Tamam o çocukların çoğu yetenekli ama böyle bir strese sokulmalarına çok çok çok karşıyım. Çocuk biraz çocuk olmalı... Yetenekleri ile bir yere gelmek için çok gençler bence. Hem konservatuarlar var... orada eğitim alıp bu yeteneklerini kullanmaları daha doğru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetenekli çocukların anne babalarının hırsına şaşıyorum. Çocukları psikopat bile yapabilir bu durum. Sevinçte, heyecanda, üzüntüde aynı yüz ifadesi ile bakan donuk çocukları görüyoruz bazen. Bu benim kanımı donduruyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca herşeyin küçüğünü, sevimlisini seven, ajitasyonlardan etkilenen duygusal milletimiz çocukları oysuz bırakmıyorlar sağolsun. Bence yanlış... Ama tabi doğru bulana da, çocuklarını oraya gönderenlere de saygım var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkaaa... Gelelim sevgili jurimize. Hülyacım zaten çok entellektüel bi hatun!!!!!!!! Zekice konuşmaları ile büyülüyor!!!!! Bayılıyorum!!!!!!!!! Yine en iyisi arada gıcıklık yapsa da Ali bey... Aslında juri bu yarışmada en gıcık olduğum kısmı oluşturuyor... Bir kere konularında uzman insanlar nerede??? Nerede profesyonel yorumlar? Ses yeteneğini irdelemek bu ülkede Hülya hanıma kaldıysa çok yazık diye düşünüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama pardon! Bu bir eğlence programıydı değil mi? Amaç popülerlik ve para toplamaktı... Unutmuşum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de izletiyor ya! Siz ona bakın. Ben bile izliyorum... Ama yemekteyizi de izliyorum... Yani çok olumlu bir durum değil benim izlemem:PPP&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8557447737866195239?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8557447737866195239/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8557447737866195239&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8557447737866195239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8557447737866195239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2010/03/yetenek-sizsiniz.html' title='Yetenek sizsiniz...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6167678958164752791</id><published>2010-02-23T01:41:00.000-08:00</published><updated>2010-02-23T02:05:18.895-08:00</updated><title type='text'>Zamanda dergi yolculuğu...</title><content type='html'>Oldum olası okumayı sevmişimdir. Bu okuma merakım sadece kitaplarla sınırlı değildir. Çocukken yatağıma uzanıp elimde "kim kimdir, ne nedir" ansiklopedi serilerini hatmetmişliğim vardır. Gazeteler, dergiler, karikatür dergileri benim için hep önemli olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergiler dedik de... Çocukluğumda Milliyet Çocuktan başka dergi var mıdı hatırlayamıyorum. Bir de hani Heidi vardı çizgifilm... (heidi... hayyyyyyyyyyydiii... deine welt sind die bergeeeheidiii haydiiii.... komm nach haus', find dein glück, komm zu uns wieder zurüüüüüück...) onun dergisi çıkardı haftada bir. Çok güzel parlak kağıtlara rengarenk basılan bu dergiyi ezberleyene kadar elimden düşürmezdim... Şimdiki çocuklar ne kadar şanslı olduklarını biliyorlar mı acaba???? Onca dergi, kitap, çizgi roman varken bilgisayarı bir an bırakıp okumayı akıl etmedikleri için ileride pişmanlık duyacaklar mı? Neyse konumuzu bozmayalım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra büyüyüp (daha doğrusu büyüdüğümü zannedip) gençlik dergilerine yöneldim. Hey en eskilerden bilirsiniz... Bir de "Onyedi" dergisi vardı. Benim de bir akrabam orada yazı yazıyordu. O sıralar 13-14 yaşlarında olmalıyım... Çok sevmiştim. Hey dergisine göre daha soft, daha basit, daha yüzeysel ve müzk anlamında daha zayıf bir dergi de olsa o yoklukta mutlu ediyordu biz zavallı gençleri... Düşünün! 80 li yıllar! Müzik adına TV de bir bozukluk olsa da arada Boni Taylor girse diye dua ettiğimiz seneler! Kaset doldurttuğumuz, karışık listeyi heyecanla kasedi iyi kötü dolduran arkadaşlarımıza hazırladığımız  o yokluk günleri:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergilerden çıkan posterleri acaba hangimiz duvarlara veya dolaplara iliştirmedi? Hangimiz bu yüzden annelerimizden azar işitmedi? Hangimiz dergilerde hayran olduğumuz tipleri kesip o sıradan defterlerden (yokluk günlerindeyiz tabi sıradan defterler olacak) oluşturduğumuz günlüklere yapıştırmadı? Hangimiz sevdiğimizi şarkıların sözlerini dergilerden yakalayıp ezberlemedi? hem de dersleri ezberlemediğimiz kadar... Hangimiz Hey dergisinin liste başı şarkısına göz atmadı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gnleri anımsıyorum da... Ne mutlu ve huzurlu günlerdi aslında... Şimdiki gençlerin alışık olduğu ve adeta hayatlarının olmazsa olmaz alışkanlıklarının yüzde birinin bile geçerli olmadığı o günlerde dergile biz genççiklerin sıkıcı hayatlarına biraz olsun renk getirmiyor muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken üniversiteye başladım... Biraz entellektüelleşme heveslerim vardır ve dergiden ziyade kitap okumaya ve 90 yılların o sıkıcı sanat filmlerine gitmeye başladım. Fakat yeni bir alışkanlığım da başlamamış değildi ki bu belki biraz erken bir döneme, lise yıllarıma denk gelir: Kadın dergileri... Kadınca vardı hatırlar mısınız? Hani şu onyedi dergisinde yazan akrabam bu sefer o derginin kurucu yazarlarından oluvermişti. Yepyeni bir kavramla tanışmıştım: Feminizm... Mor iğneli yıllardı:) Tacize karşı batırılmak üzere ceket yakalarında bekleyen çuvaldızların dönemi:) Duygu Asena ve grubunun etkisi altında kalmadım desem yeri olur. Ama liberaldim yani asla bakımsız paçoz bir feminist olamazdım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınca dergisi cinsel anlamda da o günlere göre radkaldi ve bekaret, hamilelik, cinsellik konularında engin bilgiler sağlıyordu. Annelerimizin cinsel anlamda daha kapalı oldukları düşünülürse bizim için bu bilgiler önemliydi... Ne kadar doğruydu tartışılır ama o dergilerden keyif alıyordum... evet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bakıyorum da ne kadar çok kadın dergisi var... Her ay bir tane alırım ama hangi dergi olduğu değişir... Bazen Cosmopolitan, bazen Elle, bazen Instyle... Kuaföre oturduğumuzda hepimiz göz atmayı severiz ayrıca unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni modern günümüz kadınına yönelik dergilerde gıcık olduğum birşey var... Çok elit bir kesime sesleniyor gibiler... İçlerine bakın lütfen... Sundukları kıyafetler, ayakkabılar, çantalar saatler... 1500 Euroluk ayakkabıları, 15.00 USD lik saatleri, 1000 tl nin altında olmayan kıyafetleri kaç kadın alabilir? adece A+ grup mu okuyor bu dergileri anlamıyorum? Şahsen ben bir ayakkabıya 500 Euro filan vermem arkadaş! Veremem daha doğrusu... Haaa bazen ekonomik alternatif sayfaları oluyor sağılsun... 1000 tl ye gmömlek, 60 tl ye aksesuar bulabiliyorsunuz:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... dergi maceram böyle işte. Nostalji de yapmış olduk:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkli günler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6167678958164752791?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6167678958164752791/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6167678958164752791&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6167678958164752791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6167678958164752791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2010/02/zamanda-dergi-yolculugu.html' title='Zamanda dergi yolculuğu...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7917401408367662317</id><published>2010-02-18T01:50:00.000-08:00</published><updated>2010-02-18T02:02:25.609-08:00</updated><title type='text'>Yemektemiyiz???</title><content type='html'>Hadi itiraf edelim: Şu Yemekteyiz programına istediğimiz kadar gıcık olalım yine de izlemeden duramıyoruz! Nasıl bir mazoşistliktir bilmem! hep nefret edip, hem acayip kızıp, hem de izlemeye devam etmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bloğumda nasıl gıcık olduğumu, birbirilerini yermekten zevk alan bu beceriksiz ve seviyesiz insanlar topluluğunu anlatmayacağım...  Tersine onlar gibi gıcık ve eleştirici bir tipe bürünerek bir blog yaızyorum. Bugün bu yarışmalarda beni sinir eden iki şeye takmış durumdayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Zeytinyağlı yemekler yapılırken zeytinyağ yerine ayçiçek veya mısırözü yağı kullanılması!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) tüm yemeklerde çeşme suyu kullanımı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Kardeşim, adı üzerinde zeytinyağlı demek içinde zeytinyağ kullanılarak yapılan yemek demektir. Şahsen ben sadece zeytinyağlılarda değil pilav, bazı çorbalar ve kek dışında tüm yemeklerimde zeytinyağ ve hatta sadece ve sadece sızma zeytinyağ kullanırım. Ayçiçek yapını sadece çok eder yaptığım kızartmalarda kullanıyorum zorunlu olarak. Tadını hiç beğenmediğim gibi zeytinyağının sağladığı sağlığın yakınından bile geçmediğini düşünüyorum açıkçası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağ zadece sağlıklı bir hayat sunmuyor aynı zamanda cildinizi ve saçlarınızı besliyor inanın... Yaşıma göre cildimin iyi olmasında katkısı olduğunu düşünmüşümdür hep...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyğlı yemekler bence Türk mutfağının kral yemeklerindendir. Hakkını vererek yapılması gerekir. Lütfen hiç değilse bu yemekleri doğru düzgün yapalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Kıllık belki ama asla çeşme suyu ile yemek yapmıyorum. patates haşlasam dahi iyi su kullanırım. Kusura bakmayın ama çeşmemden akan suya ne tat, ne de hijyen açısından güvenmiyorum. Yemeğin kaynaması filan da umurumda değil... Sırf psikolojik olarak bile çeşke suyu ile hazırlanmış bir yemekten hasta olabilirim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gıcığım bu ikisine... Nasıl? Yemekteyiz!e katılacak kıvama gelmiş miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkli günler:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7917401408367662317?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7917401408367662317/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7917401408367662317&amp;isPopup=true' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7917401408367662317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7917401408367662317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2010/02/yemektemiyiz.html' title='Yemektemiyiz???'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6192599318807005989</id><published>2010-02-15T06:48:00.000-08:00</published><updated>2010-02-15T07:02:45.386-08:00</updated><title type='text'>Ah bu kilolar!</title><content type='html'>Diyete girdiğimi söylemiştim...  Ne zaman girmedin ki demeyin:) Biliyorsunuz yıllar önce çok da katı olmayan bir diyet programı ile ideal kiloma düşmüştür. Sonra geçen kış epey kilo aldım. Yani diyebilirim ki hayatımda ulaştığım en üst kilodaydım:( Sonra bir silkindim. Hala genç ve güzelken (:P) vücuduma bu kötülüğü yapmamalıyım diye düşündüm. Sadece görsel anlamda da değil vücudumuza bu yaptığımız onu sağlıksız bir yola sürüklemekten başka birşey değil! Tamam 12 kilo vermeyi başardım da... Üstelik sadece yediklerimi azaltarak... Fakat son bir iki aydır yine gelsin güzel yemekler, gütsün tatlılar şeklinde bir "dolce vita" sürerekten 5 kilo aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine dur demenin zamanı! Vücudumuza 10-15 kilo fazladan taşıtıp onu hamal yapmanın bir anlamı yok. Cidden kendimi iyi hissetmiyorum o fazlalıklarla! Yeniden incecik Renkleri görmek istiyorum aynada:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi rejim planım şu: Heşeyi aynen yiyeceğim (tatlı ve hamurişini az tutarak tabi) Fakat miktarı hafif sebze ve meyva dılında 1/4 oranına indiriyorum. Tatlı ise ancak çok krize girersem bir küçük parça bitter çikolata (hem bu işin psikolojik yönü var dimi:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları en kolay atlattığım öğün. Çünkü zaten kahvaltıyı çok severek yemem. hatta bana işkence gibi gelir bazen. 1 kepekli ekmek azıcık peynir ve bir kaç zetine (yanında bolca roka- evet evet sabah sabah) haftasonları birer yumurta ekleniyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öğlenleri: İşyerinde çok seçeneğimiz yok diyet anlamında... Bir çok yemek yeeri ve seçeneği var ama diyetseniz bu durum sadece işkence çekmenize neden oluyor... Ben de genelde şu gruplardan seçiyorum öğle yemeğini:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) bir kase çorba- 1 dilim kepekli ekmek ki bu en sevdiğim kış aylarında&lt;br /&gt;2) Kepekli ekmeğe beyaz peynir ve domatesli küçük boy sandviç ve ayran (eğer masamdan ayrılamayacak kadar yoğunsam)&lt;br /&gt;3) ızgara köfte- yanında 3 kaşık pilav&lt;br /&gt;4) Yarım porsiyon sadece döner- ayran&lt;br /&gt;5) Bir adet lahmacun- ayran (iş arkadaşım lahmacuna bayılır. ben de severim. bazen krizimiz tutuyor. Rejimle bağdaşmazmış gibi görülse de 1 adet lamacun 250 kalori. o nedenle ızgara köfte yemenizle çok farkı olmuyor. Haftada bir ödül olarak yenilebilir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam: Ne varsa işte... Az ama... Daha çok sebze ve tavk yapıyorum. Ve yanında bol yeşillik tüketiyorum. Roka, tere, taze soğan, marul. ben zevtinyağ- limonlu karışık salata yerine bunları ayrı yemeyi seviyorum. Bu da daha az kalori demek:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece mutlaka meyve yiyoruz. Ve tabi ikindide...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında zaten abur cubur alışkanlığım hiç yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 haftada 2.6 kilo verdim. ama ilk hafta hep kolaydır bilirsiniz:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptümmmm... Renkli günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6192599318807005989?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6192599318807005989/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6192599318807005989&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6192599318807005989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6192599318807005989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2010/02/ah-bu-kilolar.html' title='Ah bu kilolar!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3103731030224683021</id><published>2010-02-12T00:04:00.000-08:00</published><updated>2010-02-12T00:33:17.405-08:00</updated><title type='text'>Rejim Sorunsalı</title><content type='html'>Çok mutluyum aranıza dönmekten. Hepinizi ziyaret edemedim ama çoğunuza göz gezdirdim. Çoğunuz ya yazmayı bırakmış, ya belli kullanıcılarla paylaşıyor (heyy giriş hakkı istiyorum:)) ya da son bloğunu yazalı aylar, yıllar geçmiş. Ama bazı dostlarımın da hala burada olduğunu gördüm:) Heyecanla bloglarını bile okumadan yorum bıraktım çoğuna... Ve beni yalnız bırakmayıp ilk günümde beni desteklemek adına ziyaretime geldiler:) Seviyorum ben sizi yaaaa!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Immm... Aslında anlatacak çok şeyim var. Ama bu sıralarda kafamı taktığım bir iki konu var... Bilirsiniz her dönem bir veya bir kaç gözdem olur:) Bunlardan biri rejim! Hepimizin korkulu rüyası ama aynı zamanda da can simidimiz. Ben ortaokul yıllarından beri ne kadar zayıf olsam da zayıflık delisi bir kız olarak çok sık rejim yaptım diyebilirim. Ama tabi çocukluk ve ilk genç kız dönemlerimde yaptığım bu saçma ve anlamsız rejimler çoğu kez ikinci günde annemin yaptığı o enfes yemeklere saldırmamla tarihe gömülüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken Üniversite başladı ve ben 46 kiloydum! Evet evet yanlış duymadınız sadece 46 kilo! Boyumun 1.68 filan olduğunu düşünürsek epey zayıf bi kızmışım. Hani şimdilerde moda olduğu şekliyle, şu genç kızların bayıldığı "anoreksik" görüntüm ile harikaydım arkadaşlar... Tanrım! o sıra dar pantolonlar, streç kotlar, taytlar filan ne modaydı... Çöpten bacaklarımla şimdi ancak kollarımın girebileceği o dapdaracık harika pantolonlar içinde süzülüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zayıf siluetimi üni sonuna kadar korudum korumasına ama arada kiloluyum ben krizlerine girip, iğrenç bir şekilde günde 200 kalori ile filan yaşar hale geldiğim dönemlerim oluyordu. aynı zamanda o yıllar annemin yaptığı o enfes yemeklere direnç gösterdiğim bir zaman dilimini de oluşturmuştu. Bazen tüm gün boyunca yemek yemeyi unuttuğum olurdu... yemek aklıma bile gelmezdi. En sağlıksız beslendiğim yıllardı anlayacağınız... Fakat bu 46-50 kilo aralığında ve hiç yememekle çok yemek arasında gidip geldiğim yıllarda mutsuz bir ifade ile dolaştığımı anımsıyorum. Sanırım çok zayıftım ama mutlu değildim... ve  tabi bir de sağlıksız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek yaptığım üniversite sonrası dönem ise sanırım artık bilinçlenmeye başlayan bir genç kız olmuştum... Değişik yemekleri öğrenmek, tatmak ve pişirmek hobim olmaya başlamıştı. Delice yemiyordum, sadece yeterli şekilde. Ve gördüm ki yemek yemek insanı öldürmüyor! Vücudumu da hiç bozmuyor. Tersine 50 kilo bana yakışmıştı bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tez hazırlarladığım yıl ev kızı görünümüne büründüğün seneydi... Henüz çalışmaya başlamamıştım ve günümün çoğunu evde tezim için veri toplamak ve düzenlemekle geçiriyordum. Annem gezmeyi, misafirliği ve komşuculuğu çok sevdiği için ev gün boyunca sabah kahvesi içmeye, güne, şöyle bir uğramaya, yemeğe, akşam gezmesine gelen kişilerle dolardı. Kafamın dağılması için bu kalabalığa dahil olduğum ve annemle mutfak alıştırmalarını başarı ile sonuçlandırdığım için, eeee bi de güzel kızım;), mahallenin de ideal gelin adayı kızlarından biri haline gelivermiştim. Allahtan o dönemde nişanlandım da bu kadınların inceler bakışlarından kurtuluverdim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlendiğimde 52 kiloydum, hamile kaldığımda 54...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gerçek kilo kabusum hamileliğimde neredeyse 30 kilo almamla başladı! Sanırım yemem de biraz artmıştı ama asıl etken alıştığım hareketli hayatıma ara verilmesiydi. O dönemde yüzümün acayip güzellştiğini anımsıyorum:) mmm hamilelik beni ne kadar güzelleştirmişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında kilo vermeler, almalar... 14 yıl içerisinde 56 kilo ile 80 kilo arasında gidip gelen bir beden, 36 dan 44 bedene dek her türlü bedende kıyafetlerin dtoplandığı bir dolap ile felaketler zinciri başladı. Tamam tamam, abarttım öyle felaketlik bir durum yok. ama hastalıklı bir olay bu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak son dönemlerin en üst ikinci kilosuna ulaşmış durumdayım ve rejime başladım. Çok kararlıyım arkadaşlar. İlk hedefim 10 kilo, sonra da 14 kilo vermekt. Bu hafta 2 kilo verdim bile. Ama tabi ilk haftanın hızlı geçeceği gerçeğinin farkındayım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi rejim tarzım hakkında yazacağım. Belki benim durumumda olan ve diyet programlarına uymak istemeyen kişilere ışık tutar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi görüşürüz:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkli günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3103731030224683021?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3103731030224683021/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3103731030224683021&amp;isPopup=true' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3103731030224683021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3103731030224683021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2010/02/rejim-sorunsal.html' title='Rejim Sorunsalı'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1741811620608950355</id><published>2010-02-11T03:54:00.000-08:00</published><updated>2010-02-11T04:01:51.667-08:00</updated><title type='text'>Renginiz döndüüüü...</title><content type='html'>Mmmmm... nerelerdeydim? Aslında buralardayım. Hayatımda herşey yolunda gidiyor Allah'a şükür. Fakat belki bloğuma ara vermeye ihtiyacım vardı. Yazacak bir şeyim olmadığından değil... Aksine dopdoluydum ama nedense elimi kaldırıp da tek kelime yazacak bir cesaret bulamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizleri ve bloğumu düşünmedim mi sanıyorsunuz? Düşündüm, hem de çok sık... Karşılaştığım her ilginç durumda, izlediğim her isyan ettirici haberde, her türlü absürd hikayede bunu bloğuma yazmalıyım diye düşünüyorum. Ama gelgelelim elim klavyeye gitmiyor bir türlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkler fena sayılmaz. Her hayatta olduğu gibi pembelerle beraber grileri ve bazen siyahları da yaşıyorum ama herşeye rağmen hayati nefes almak, minik şeylerden de olsa zevk almak benim hayat felsefem biliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O nedenle tekrar dönmeye karar verdim. Tekrar renklerimle boyayacağım hepinizi;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum artık benden ümit kestiniz ve artık bloğuma uğramıyorsunzu. Ve eminim ki çoğunuz da benim gibi yazmayı kesmiş durumda.... Umarım size tekrar kavuşurum ve yeni sostlar edinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mmm... neler yapıyorum.... Hayatım ne alemde.... son günlerde kızdıklarım, güldüklerim, isyan ettiklerim, itiraz ettiklerim hepsi sonraki bloglarımda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşürüz... Görüşürüz değil mi???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1741811620608950355?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1741811620608950355/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1741811620608950355&amp;isPopup=true' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1741811620608950355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1741811620608950355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2010/02/renginiz-donduuuu.html' title='Renginiz döndüüüü...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5297480260327442387</id><published>2008-09-14T23:14:00.000-07:00</published><updated>2008-09-14T23:24:09.392-07:00</updated><title type='text'>öyle böyle...</title><content type='html'>Okullar başladı, dershaneler de... Koşturma ve stres de... Allah yardımcımız olsun demeye devam ediyorum... Oğluş bu sene tüm kırtasiye eşyalarını arkadaşları ile gidip kendi aldı. Aslında hesaplı bir alışveriş olmadı siz de tahmin edersiniz ama hoşuma gitti... Kendi seçimlerini kendi yapması ve alışveriş olayına alışması güzel. Sadece kırtasiye eşyası değil çantasına asmak için Fenerbahçe rozetleri filan da almış. Zaten not defterinden etiketine herşey Fenerli:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru dürüst bir çalışma programına başlamadık. Zira beyimiz hala tatil psikolojisinden çıkmış değil. Yağmur soğuk bi başlasa da evinde otursa. Dün biraz İngilizce fiil ve çekimlerini ezberledik... Yavaş yavaş başlıyoruz ne yapalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında hayat öylesine gidiyor. Geçenlerde hafta içi bir gün eşimle Polatın yanındaki bir restorana gidip hem güzel ve keyifli bir yemek yedik hem de bilardo oynadık... Öneririm. çok güzel bir akşamdı... Cuma günü de işyerinden ayrılan bir arkadaşımızı uğurladık küçük bir işyeri partisiyle... Eşimin de o akşam işleri vardı, eve biraz geç gittik. İkimiz de yorulmuşuz, on buçukta uyuduk. Ama saat beşte eşim uyandı, ben de kalktım. TV açtık, Holmarkta tam o anda bir film başladı... Hadi onu izleyelim dedik... Rahatsız olduğum için oruç da değildim ama sahur gibi kalmış oldum... Sonra film bitince yattık, saat onbirde kalktık. hemen oğluşu dersdhaneye yolladım... Ne panikti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar ise durgundu... Evde dinlendim sayılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haaa, bu arada eski eşim beni öldürtecekmiş... Bunu söyleyip duruyormuş orada burada... Ne saçmalık kaç yıl sonra? Aklı neredeymiş onca yıldır?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5297480260327442387?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5297480260327442387/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5297480260327442387&amp;isPopup=true' title='33 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5297480260327442387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5297480260327442387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/09/yle-byle.html' title='öyle böyle...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5121764114191656662</id><published>2008-09-07T23:32:00.000-07:00</published><updated>2008-09-07T23:43:39.866-07:00</updated><title type='text'>Okullar başladı!</title><content type='html'>Okullar sonunda başladı:) Aslında gülecek birşey yok. Tam tersine kabusa yakın bir olay. Son bir aydır rüyalarımda oğluşa ders çalış diyorum, O direnç gösteriyor ve tartışmaya başlıyoruz... Gerçek bir kabus değil de ne!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciliğimi hatırlıyorum... Okul benim için o günlerde şu anda olduğu gibi korkunç bir olay değildi... Çünkü çalışmayı severdim... Annem elinde oyun kağıtları, "yeter bu kadar çalıştığın, beş on dakika konken oynayalım" diyerek beni biraz o boğultudan uzaklaştırmaya çalışırdı düşünün. Her gün öyle değildim yabi.. Eğlenmesini, gezmesini, arkadaşlık kurmasını da bilen bir çocuktum ama gerektiği zaman çok iyi ders çalışırdım... Okul genelinde bir tören ile dağıtılan taktir belgelerinden payıma almaya giderken, benim sınıfım haricindeki, benim ne kadar sosyal olduğumu bilen bazı çocukların " aaa taktir almış!" diyerek şaşırmaları da ne gizli bir inek olduğumu kanıtlar:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani şunu anlatmak istiyorum... Okul hayatımda olabilecek en sorunsuz çocuk olarak ders çalışmaktan nefret eden, direnç gösteren, sadece zekasına güvenen, zor bir oğlumun olması bana reva mıdır??? Ha söyleyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o nedendir ki okul başlamasına en çok üzülen insanlardan biriyim şu an!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım hepimiz için iyi bir ders yılı olur. Umarım oğluşum beni üzmez... O istese ona ne yardımcı olurum afarkında olsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca mübarek ramazan ayınızı kutlarım:) Ramazan anılarımı yazmaya çalışacağım size... Bu sene Allah affetsin çok susuyorum... Açlığa dayanıyorum ama susuzluk beni yoruyor... Sanıım Ramazanın yaza doğru kayması bizi epey zorluyacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok öptüm sizi:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5121764114191656662?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5121764114191656662/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5121764114191656662&amp;isPopup=true' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5121764114191656662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5121764114191656662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/09/okulla-balad.html' title='Okullar başladı!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3688853945968578947</id><published>2008-08-22T00:17:00.000-07:00</published><updated>2008-08-22T00:29:42.219-07:00</updated><title type='text'>Spor...</title><content type='html'>Olimpiyatları takip etmeye çalışıyorum. Ne kadar zaman bulabilirsem öyle çok fazla değil... Bu arada Çin gözlerimi kamaştırıyor! Kürek yarışı gibi güç ve iyi bir vücut yapısı gerektiren sporda bile bayanlarda ikincilik kazandılar, artık ne denebilir ki! Süperler... Ç,n sadece spor dünyasında değil her alanda dünyanın yükselen ülkesi... Durdurmak kolay değil onları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, asıl konum bu değil. Konum olimpiyatlarda ülkemizin durumu... Spor konusunda başarısızlığımızı yeni fark ettik gibi davranıyoruz... Devletin başı bile bu konuda kızgın. İyi de "ne ekersen onu biçersin?" atasözümüzü ne çabuk unuttuk???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere artık bir silkinip kendimize gelmemiz lazım! Spor konusunda gelişmek için neler yapmalı, neden buradayız diye düşünmeliyiz... Bir kere devşirme sporcular ile bir yere gelinmez, nitekim gelinmedi de... Gelinse de bu sadece kendimizi kandırmak değil mi. Bizim olmayan, bizim yetiştirmediğimiz insanlar ile başarı kazansak ne olur, kazanmasak ne olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yerine Türk çocukları daha küçüğkken araştırılmalı, yetenekli çocuklar tespit edilmeli ve sonuna dek yetiştirilmeli... Haaa, burada devşirme hoca kullan! Bilgisini al, yardımını iste... Ama Türk çocuklarını, Türk desteği ile yetiştir... Belki bunun sonucunu hemen görmeyeceksin, ama bir yerden de başlamak lazım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sibel Özkan ve Nurcan Taylanın yetiştirme yurdunda büyümüş çocuklar olduğunu duymuştum. Hatam varsa düzeltin. Bu güzel bir fikir. Yetiştirme yurtlarındaki çocuklar denetlenip yetenek, vücut tipi ve eğilimlerine göre yetiştirilebilirler... Türkiye'de ne yetenekler var kimbilir. Doğu gezilebilir... Biz durumu Allaha şükür fena olmayan aileler belki çocuklarımıza spor yaptırıyoruz ama asıl yetenekler gizli kalıyor olabilir... Doğudaki bir çocuk müthiş bir basketçi olamaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapılacağını bizden daha iyi bilen ve kararlı spor yöneticileri istiyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3688853945968578947?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3688853945968578947/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3688853945968578947&amp;isPopup=true' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3688853945968578947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3688853945968578947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/08/spor.html' title='Spor...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-9043525616532224132</id><published>2008-08-19T02:10:00.000-07:00</published><updated>2008-08-19T02:13:52.066-07:00</updated><title type='text'>Selam:-)</title><content type='html'>Arkadaşlar, kayıbım, kaçağım biliyorum... ama inanın o kadar yoğun geçiyor ki bu yaz! işyerinde yoğunum, arada izin alıp dinlenmeye çalışıyorum, akşamları tenis oynuyorum düzneli olarak. bayağı ilerleme kaydettim... Olimpiyatları yakından takip etmeye çalışıyorum... yani zaman çok bulunmuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizleri çok özledim. Eski yazılarımın tadını, sizi merak etmeyi, okumayı... Kimbilir hayatınızda ne değişiklikler oldu... Hamileler doğurmuştur... yeni hamilelerimiz vardır. Aradamızdan kopanlar da olmuştur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerelerdeyim!!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-9043525616532224132?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/9043525616532224132/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=9043525616532224132&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/9043525616532224132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/9043525616532224132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/08/selam.html' title='Selam:-)'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6782780225129221262</id><published>2008-06-15T23:44:00.000-07:00</published><updated>2008-06-15T23:45:00.242-07:00</updated><title type='text'>Çek kebabı:)</title><content type='html'>Çek kebabı da pek lezzetliymiş kızlar! Ben bu kebap işine çok alıştım. Tam üç porsiyon yedik ayol!!! Kilo alacağım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebrikler çocuklara valla!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6782780225129221262?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6782780225129221262/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6782780225129221262&amp;isPopup=true' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6782780225129221262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6782780225129221262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/06/ek-kebab.html' title='Çek kebabı:)'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-281340883315057904</id><published>2008-06-12T01:47:00.000-07:00</published><updated>2008-06-12T01:48:59.508-07:00</updated><title type='text'>İsviçre Kebabı</title><content type='html'>İsviçre'nin kebap yeme hayalleri suya düştü! Ama biz güzel bir İsviçre kebabı yedik. Hem de iki porsiyon!!! Ohhh! Nefisti. Valla bayıldım bu kebaba:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-281340883315057904?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/281340883315057904/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=281340883315057904&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/281340883315057904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/281340883315057904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/06/isvire-kebab.html' title='İsviçre Kebabı'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-2675761249509664945</id><published>2008-06-09T05:02:00.000-07:00</published><updated>2008-06-09T05:07:10.560-07:00</updated><title type='text'>Cımbız...</title><content type='html'>Canlarım, nasılsınız? Ben iç güveysinden halliceyim... Tenise tekrar başladık, sıkı oynuyoruz. Bu ruh halime iyi geliyor ama iki gündür yağmur var:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz komik bişi anlatmaya geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim adamın ev işi ile pek arası yoktur. Belim rahatsız diye evi süpürür ama hakkını yemiyeyim... O zaman şöyle diyelim, salata hariç mutfağa pek uğramaz... Geçenlerde afedersiniz canı sucuk çekmiş, hadi aldık. Ben pek hazzetmem aslında... Neyse bizim odada koku ve duman yapmayan mangal tipli ızgaramda çok güzel oluyor... O da ızgarayı çıkardı, sucukları dizdi (reklamlardaki gibi oldu) Neyse bizimki aranıyor, ne arıyorsun dedim, cımbızı arıyorum dedi. Ne cımbızı ya dedim, elini de maşa tutar gibi yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız maşay arıyor cımbız diye. Tüm gün oğluşla buna güldük tabi. Gülmez miyiz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi evde maşanın adı cımbız oldu:D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-2675761249509664945?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/2675761249509664945/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=2675761249509664945&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2675761249509664945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2675761249509664945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/06/cmbz.html' title='Cımbız...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-725347461546282876</id><published>2008-05-27T03:55:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T04:15:54.082-07:00</updated><title type='text'>Balkon ve Fındık</title><content type='html'>Beni hala arayan soran arkadaşlarımın olduğunu bilmek çok güzel. Gerçek hayatta saçma sapan arkadaşlıkların içerisinde yaşarken burada, sanal da olsa dostlarımın olduğunu bilmek o kadar rahatlatıcı ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yaz geldi... Balkon sefalarım başladı... Yemek yedikten, sofrayı topladıktan, mutfağı temizledikten, çocuğun derslerini kontrol ettikten sonra elime çayımı veya kahvemi alıp balkonda oturmayı seviyorum... Eşim hala üşütür korkusu ile balkona çıkmayı reddediyor! Oğluşun "tabi kar yağıyor" dalgalarını da görmezden gelerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, benim yalnız başıma çayımı alıp balkona  oturduğum saatler aslında ev koşturmalarının ya tüm hızı ile devam ettiği ama son ana yaklaştığı veya yerini sessizliğe bıraktığı saatler oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitede orta alana bakıyor balkonumuz. Etrafında 9 tane blok var... Mutfakların, salonların ışıkları yanıyor ve içlerinde kimbilir ne hayatlar yaşanıyor. Bizim orda pek perde örtme huyu da yoktur. Herkes tülleri dahi sonuna dek açar ve nasılsa rahat rahat oturur! Bazen gözüm de kayıyor bu camdan evlere:) O zaman kendimi Alfred Hitchcook'un Arka Pencere filminin bacağı alçıda, sıkılmış, o nedenle evleri gözetleyen kahramanı gelir. Hani bir çok apartman bir avluya bakar ve herkes ne yapıyor açıkça bellidir ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İnce Gülcükümü okurken bloğuna koyduğu köpeği gördüm ve aklıma köpeğimiz Fındık geldi... Yoo, hayatımızda çok uzun süre yer almış bir hayvan değildi ama hep anımsarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fındığı Benim şu meşhur Mavi Güvercinler Feministi Kuzenimin annesi bizim evin yakınlarında mini minnacık bir yavru iken bulmuştu. Her tarafına dikenler batmış, ağlıyormuş. Uzun süre bekleyip annesinin gelmediğini görünce eve getirmişti. Kuzenim ve ben bu minik yaratığa aşık olmuştuk. Yengem onu veterinere götürdü, aşılarını yaptırdı. Fındık artık bizimdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fındık yavruluğunun verdiği yaramazlıkla her yeri zapdetmişti. Bizi güldürüyor ve aklınca koruyordu. Şöyle ki: O sıra biraz rahatsızlandım, eve iğneye gelen adamın paçalarını ısırıp ona rahat vermiyordu... Yaramazlığı ev ahalisini kızdırınca onu odaya tıkmak ancak onunla oyun oynar gibi koşup peşinizden gelmesini sağlamak ve o girince odadan çıkıp kapıyı kilitlemek ile mümkün oluyordu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işe fena bozulmuş bir kadın vardı! Annem! Temizlik hastalığı, evdeki aşırı hareketlilik, tuvaleti için onu dışarı götürmekten bir süre sonra sıkılacağımızı ve bu işin de ona yükleneceğini bilmesi annemi isyana sürükledi. Ya ben, ya o dedi! Fındık kalsın dedik:P Yemedi tabi... Fındık ağabeyimin bulduğu veya bulduğunu iddia ettiği hayali bir eve gitti:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle. Nostalji yapmayı özlemişim:) Eski Renkler geri geliyor mu ne! Maşşallah deyin kızlar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-725347461546282876?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/725347461546282876/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=725347461546282876&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/725347461546282876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/725347461546282876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/05/balkon-ve-fndk.html' title='Balkon ve Fındık'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-2316361664400614174</id><published>2008-05-22T00:54:00.000-07:00</published><updated>2008-05-22T01:01:21.292-07:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>Birden sizi feci özlediğimi hissettim! Eski günlerde ne güzeldi. Hergün yazmak... Hergün bloğumu düşünerek konular düzenlemek... Belki de herşeyin bir sonu vardır. Ama daha sona da gelmedim. Eğer buradaysam hala...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yaşam enerjim diplerde. Daha da kötüyüm. Ama geçeceğine unanıyor ve umuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Geçen hafta Almanya'da eğitimdeydim. Aslında iyi geçti. Değişiklik oldu. Wish ile iyi vakit geçirdik, eğitildik, cehaletten kurtulduk:P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ev işi yapasım yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Oğlanın dersleri çok iyi değil. Daha doğrusu istediğim gibi değil. SBS sınavından çok ümitli değilim. Allah yardımcısı olsun. Feci sıkılmış durumdalar zaten! Havalar da güzelleşince iş çığırından çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mutlu, güzel bir habere ihtiyacım var... Allahım ne olur yardım et...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün zap yaparken Gülben Ergenin programına rastladım. Kadının yanında bi sürü genç kız vardı. O kıyafetler neydi öyle! 80li yıllarda Düğüne giden Amerikalı kırolara benziyorlardı. Gülben Ergen aralarında ışıldasın diye mi yapmışlar. Daha güzel kızlarımız var! Amaaaan bana ne! Sadece saçma geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tatile ihtiyacım var. Denizde sırtüstü hareketsiz yatıp hiç bir şey düşünmemek istiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sizler ne yaptınız, ne olur anlatın&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-2316361664400614174?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/2316361664400614174/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=2316361664400614174&amp;isPopup=true' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2316361664400614174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2316361664400614174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/05/blog-post.html' title='...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3235634968984418925</id><published>2008-05-06T01:18:00.000-07:00</published><updated>2008-05-06T01:36:36.587-07:00</updated><title type='text'>Çöpçatan!</title><content type='html'>Bu gece sabahın köründe uyanıverdim. Baktım uyuyamıyorum kalkıp TV izledim. Sabahın dördünde gündüz kuşağının tekrarı vardı heryerde. Hani şu çöpçatan programları. Bunları izlemeyi seviyorum. Şaşırdınız! Evet seviyorum çünkü güldürüyor ve insanlarımızı tanıyorum! Hele müzik başladı mı göbek atan kadın ve erkekleri izlemek Avrupa Yakasındaki Burhanlı bölümü hatırlatıyor ve çok keyif veriyor. Hatta bazen oğluşla kalkıp biz de onları taklit edip gülme krizine giriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efenim, bir amcamız çıktı 70 yaşında! Bir hatun aradı. Adı Sonya (Sojadır da Sonya yazıldı) Aksan değişik ama soyad Türk... Kadın Türk ile evliymiş, eşi ölmüş ve Gürcistandan gelmiş... Bunu duyunca amcamız "yok olmaz, benim ağzım bir kez yandı" dedi. Artık neden yandığını bilmiyorum ama kadın "ben kapalıyım, namazımı kılıyorum" diyince e bir görüşelim dedi. Sonra adam emekli sandığından maaşım var deyince bu sefer kadın "bizi geçindiremez, ben almayayım" dedi! Allahım! Çıldıracağım!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra 26 yaşında bir adam çıktı. İki evi olduğu için çok övgü aldı!!!! Neyse onu da bir hatun aradı. 31 yaşında ve dulmuş. Bunu duyunca adam pek istemez gibi göründü ama kadın sonra Amerikada yaşadığını, eşini de aldıracağını söyledi. Adam görüşmeyi kabul etti bu sefer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka adam 36 yaşında bakımlı bir bayanı sırf 25 yaşında gösteriyor diye istemedi. O adamı bir iki ay önce de görmüştüm. Biraz pürüzlü bir tip sanırsam. Sonra kadın da talip beklemeye başladı. Ama çocuklu olmaz dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oldu bize böyle???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3235634968984418925?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3235634968984418925/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3235634968984418925&amp;isPopup=true' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3235634968984418925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3235634968984418925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/05/patan.html' title='Çöpçatan!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3046176645416495681</id><published>2008-04-28T01:27:00.000-07:00</published><updated>2008-04-28T01:41:56.261-07:00</updated><title type='text'>Margarin sorunsalı!</title><content type='html'>Bir bilen varsa bana anlatsın! Şimdi yıllarca öcü diye baktığımız margarin sağlıklı bişi miymiş???? Hani çocukluğumuzda margarin furyası vardı. Çocuklara sanalı ekmekler sürülür sürülür verilirdi. Gerçi biz margarinden hazzetmezdik. Her zaman tereyağını sevmişimdir. Çocukluğumda acıktıkça taze ekmeğe (sıcak tercih edilir) tereyağ sürülür, sonra da sevdiğim yumuşak beyaz peynir ile harika bir aperatif haline getirilirdi. Neyse ben yemesem de bizim nesil margarinli ekmekleri lüpletip durmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir gün margarinin aslında ne iğrenç bişi olduğu açıklandı. Hepimiz korktuk ve hayatımızdan çıkarttık. Yemek tarifleri televizyonlarda anlatılırken bile margarinin yerini sıvıyaş aldı... Ayçiçek yağı hayatımıza girdi. Biz is zeytinyağına ağırlık verdik... Keklere bilem sıvıyağ konmaya başlandı ama ben burada becel gibi daha az ürkütücü yağlar kullandım. Kek ve poğaça dışında margarine el sürmedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Margarin o kadar öcüydü ki mail zincirleri ile margarin sunumları yollanıyor ve burada günlerce dışarıda kalıp bozulmayan, sineklerin bile üstüne konmadığı iğrenç kimyasal besin olarak adlandırılıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise "mükemmel anne veiş kadını" Neşe ablamız ve başkaları reklamlara çıkıp margarini öve öve bitiremiyorlar!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E ne oldu şimdi? Hayır Bir gün biri çıkacak da "sebze meyve sağlığa çok zararlı sakın yemeyin" veya "kızartma cilde çok faydalı" veya "zeytinyağ yiyen 40 ına gelince çöker" filan diyecek diye ödüm kopuyor!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri bana anlatsın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3046176645416495681?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3046176645416495681/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3046176645416495681&amp;isPopup=true' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3046176645416495681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3046176645416495681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/04/margarin-sorunsal.html' title='Margarin sorunsalı!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3544544019049633323</id><published>2008-04-22T00:49:00.000-07:00</published><updated>2008-04-22T00:58:52.393-07:00</updated><title type='text'>EVİMDE MUTLUYUM BEN!!!!???????</title><content type='html'>Öncelikle, agresifim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Taç mıdır nedir, bir firmanın reklamı var ya! Gıcık oluyorum. Ne bu? 3 çocuk dayatmasının ardından kadınları eve kapama planının yalakası reklam tüylerimi ürpertiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocacığını sevgi yumağı şeklinde işe yollayan ev hanımımızın mutlu mesut günü gözler önüne seriliyor. Valla ben ev hanımlarını severim, onların seçimine çok da saygı gösteririm. Ama ev hanımlığını en doğru seçimmiş gibi gösteren bu reklamı anlayamıyorum. Bir kadının ayakları üstüne basması, para kazanması, üretmesi, ülke kalkınması ve üretimine destek olması nasıl oluyor da göz ardı ediliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmak için illa para sıkıntısı yaşamaya gerek yok. Ben Allah'a şükür çalışmasam da iyi kötü geçiniriz. Ama çocuğuma daha iyi standart sağlayamam. Veya kendimi yeterli göremem. Bu benim fikrim. Ama çalışıyorum diye "evimde mutsuz" sayılmam değil mi? Tam tersine işten eve geldiğimde veya haftasonları, tatillerde evimde ne kadatr mutlu olduğumu çok daha iyi anlıyorum ve tadına varıyorum. Bu işyerinde mutsuz olmamı da gerektirmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam kız çocuklarına da kötü mesaj veriyor. Bu tehlikeyi de görmek lazım. Bence evinde mutlu mesut yaşayan ve bu şekilde mutlu olan bilinçli kadınlar bile çocuklarının ileride okumalarını ve meslek sahibi olmalarını ister. Aklı başında hangi anne, kızım okumasın, zengin koca bulsun evlensin der günümüzde??? Kız çocukları okusun kampanyaları ile iteklenen ülkemizde böyle bir reklamı tehlikeli buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunadn böyle asla Taç ürünü almayacağımı da bildiriyorum! Asla... Doğru dürüst reklam koyup özür dileyene kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beynimizin yıkanmasına dur deyin hanımlar!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3544544019049633323?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3544544019049633323/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3544544019049633323&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3544544019049633323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3544544019049633323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/04/evimde-mutluyum-ben.html' title='EVİMDE MUTLUYUM BEN!!!!???????'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8798797913188481774</id><published>2008-04-17T04:11:00.001-07:00</published><updated>2008-04-17T04:21:44.371-07:00</updated><title type='text'>İyiyim, iyiyim maşallah:)</title><content type='html'>rtcaugNe yalan söyleyeyim, bu sabahki düşüncem buraya bir veda yazısı yazmaktı. Belki bu bir son olmayaccaktı, bir ara verecektim... Uzun zamandır yazamıyorum. Mazeret de üretmek istemiyorum aslında. Sadece içimden yazmak gelmiyor. Gün içerisinde, sabahları haberler izlerken, arabada ilerlerken , bir konu ile arkadaşlarımla konuşurken hala aklıma bloğum geliyor ve bunu yazayım diyorum. Ama bir türlü yazamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden veda edenlere şaşardım. Nasıl olur diye kendime sorardım... "Söylenecek sözüm kalmadı" diyenlere çok kızardım. Hala da kızıyorum çünkü hayatımın sonuna kadar söylecek sözümün kalacağını ümit ediyorum... Ama yazacak enerjiyi kendimde bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bloğumu açıp ortalıklarda nicedir görülmeyen Renkleri merak eden, hala okuyan, sorular soran arkadaşlarımı görünce sabahki fikrimden vazgeçtim... Eskisi gibi hergün yazamadıpımın ve bu durumun kısa sürede ortadan kalkamayacağının artık farkındayım. Mazeretlere de gerek yok. Ama hala buradayım ve sizi hala düşünüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bir gün eski gücümü bulurum. Eskisine göre iyiyim. Haftasonu iki gün bi temizlik yaptım ki sormayın. Temizliği epeydir kadın yapıyordu ve ben hem kendi hem de kadının ruhunu sıkmamak adına evin dışına atıyordum temizlik günlerinde... Eve gelen oğluşa ayak çıplak parkelerde basma, ayakkabını dışarıda bırak ültimatonlarını vermeyeli uzun süre olmuştu. Bunları yapınca oğluş da sevindi. Annesini temizlik hastası olarak görmek onu da kendine getirdi. Zaten anneme dert yanıyormuş, annem beni sevmiyor, ders çalıştırmıyor diye! Töbe töbe, ders çalıştırırken niye zırlıyordun o zaman a çocukum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinize iyi bakın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8798797913188481774?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8798797913188481774/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8798797913188481774&amp;isPopup=true' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8798797913188481774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8798797913188481774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/04/iyiyim-iyiyim-maallah_17.html' title='İyiyim, iyiyim maşallah:)'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-494814125965397299</id><published>2008-04-17T04:11:00.000-07:00</published><updated>2008-04-17T04:21:26.852-07:00</updated><title type='text'>İyiyim, iyiyim maşallah:)</title><content type='html'>rtcaugNe yalan söyleyeyim, bu sabahki düşüncem buraya bir veda yazısı yazmaktı. Belki bu bir son olmayaccaktı, bir ara verecektim... Uzun zamandır yazamıyorum. Mazeret de üretmek istemiyorum aslında. Sadece içimden yazmak gelmiyor. Gün içerisinde, sabahları haberler izlerken, arabada ilerlerken , bir konu ile arkadaşlarımla konuşurken hala aklıma bloğum geliyor ve bunu yazayım diyorum. Ama bir türlü yazamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden veda edenlere şaşardım. Nasıl olur diye kendime sorardım... "Söylenecek sözüm kalmadı" diyenlere çok kızardım. Hala da kızıyorum çünkü hayatımın sonuna kadar söylecek sözümün kalacağını ümit ediyorum... Ama yazacak enerjiyi kendimde bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bloğumu açıp ortalıklarda nicedir görülmeyen Renkleri merak eden, hala okuyan, sorular soran arkadaşlarımı görünce sabahki fikrimden vazgeçtim... Eskisi gibi hergün yazamadıpımın ve bu durumun kısa sürede ortadan kalkamayacağının artık farkındayım. Mazeretlere de gerek yok. Ama hala buradayım ve sizi hala düşünüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bir gün eski gücümü bulurum. Eskisine göre iyiyim. Haftasonu iki gün bi temizlik yaptım ki sormayın. Temizliği epeydir kadın yapıyordu ve ben hem kendi hem de kadının ruhunu sıkmamak adına evin dışına atıyordum temizlik günlerinde... Eve gelen oğluşa ayak çıplak parkelerde basma, ayakkabını dışarıda bırak ültimatonlarını vermeyeli uzun süre olmuştu. Bunları yapınca oğluş da sevindi. Annesini temizlik hastası olarak görmek onu da kendine getirdi. Zaten anneme dert yanıyormuş, annem beni sevmiyor, ders çalıştırmıyor diye! Töbe töbe, ders çalıştırırken niye zırlıyordun o zaman a çocukum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinize iyi bakın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-494814125965397299?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/494814125965397299/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=494814125965397299&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/494814125965397299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/494814125965397299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/04/iyiyim-iyiyim-maallah.html' title='İyiyim, iyiyim maşallah:)'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-374859324809645785</id><published>2008-04-03T23:25:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T23:33:16.579-07:00</updated><title type='text'>:)</title><content type='html'>* Düşük bel ile tek sorun yaşayan ben değilmişim, yorumlarınızdan anladım, sevindim... Haa düşük belli bir pantolonumu yukarı çekiştirmek sureti ile yırtmış bulunmaktayım bu arada. Yani içine girebildiğim pantolon sayısı gitgide azalmakta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rejim fena gitmiyor. Yani harika olmasa da idare eder. En azından kilo almıyorum. Heh heh:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şu an Wishin aldığı yeni koyu gözetlemekteyim bir yandan. Lofttan almış, kesimi hoş, bacağı ince gösteren cinsten. Hemen belini sordum. Düşükmüş! Offf Kafayı taktım. Kendime siyah düz kesim sade bir siyah elbise mi alsam ne!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ayakkabı alsam, çanta alsam, zayıf olsam, çıkıp deli gibi para harcasam... İyi gelir mi acaba:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yazmak istiyorum. Romanıma devam etmek istiyorum. İlham perisi istiyorum. Coşmak, taşmak istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Oğluş aşık mıdır nedir, bu günlerde pek durgun ve üzgün gibi, konuşmuyor da. Genelde konuşur, paylaşır benimle. Umarım düzelir. msn yazılarını okuduğumu farketmiyordur dimi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Meraklı anneyim, titizim, hırlıyım... Ama hep iyi şeyler olsun istiyorum ondan. Yoksa ben de rahat oluğ yatmayı bilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eşim fuara gitti. Orada seminer verecek bir bilgi donanımına sahip tek kişi idi... Sonuç: CHG biraz beklemeli! Dolum istasyonu az, depolama sorunu var, standartlar belli değil vs. vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sizi seviyorum. Bunu hiç unutmayın:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-374859324809645785?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/374859324809645785/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=374859324809645785&amp;isPopup=true' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/374859324809645785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/374859324809645785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/04/blog-post_03.html' title=':)'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3223046772623507294</id><published>2008-04-02T02:34:00.000-07:00</published><updated>2008-04-02T02:44:19.069-07:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>*Arabayı değiştirmekten vazgeçtiğimizi yazmıştım. şimdi benim adam benzin çok pahalı diye ucuz yakıt çözümlerini araştırıyor. CNG mi ne çıkmış yeni, onu deli gibi araşttırıyor. İnternette konuyu hatimetti! Hatta bugün LPG CNG fuarı varmış, bizimki gidecek. Eminim ki orada stand kuran firma yetkililerinden çok daha fazla bir teknik bilgiye sahip olaraktan onları sıkıştıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız arabadan sonra bu konu gündemimize oturdu. Yine bana sıkıntılar basıyo! Ay çldıracağım!!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün akşam 21:15 de uyuyarak bebeklikten beri erken kalkma rekorumu kırdım. Biraz kırıklığım vardı yine. E geçmiyor tabi!!!!!! Bir ilaç vermişti önceki hastalığımda doktor. Ağrı kesici gibi bişi... Onu aldım. Aman ne uyku, ne uyku! Öyle erken yatıca da sabah cin gibi uyanıverdim erkenden. Bir film vardı eski, ona baktım... Erken kalkmayı severim aslınad&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kararlı bir şekilde rejime başladım. Biliyorum yine mi diyorsunuz ve beni ciddiye almıyorsunuz ama bu sefer kararlıyım. Nefret ediyorum kilolarımdan!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Düşük bel pantolonu bulan hortlasın emi! Kilolarım nedeni ile bir kot bir de siyah pantolondan başka bir şeye giremez haldeyim (elbiseler ve eteklerim hariç, ilginç şekilde onlar oluyor) Bu pantolonların da beli düşük. Yani kalçalarım dapdarmış gibi düşüyorlar. Bel ile kalça aynı ölçüde mi yapılır!!! Kilo vermeden yeni bişi almaya inat ettiğimi gören eşim halime acımış bana güzel bir pantolon almış. Kumaşı, biçimi, oturuşu cidden çok klas. Bir de düşük bel olmasın diye tembihlemiş kızı. Ama gel gör ki o da düşüyor! Beli g...ümde geziyorum afedersiniz!!! Uzun tuniklerle tabi ama beni rahatsız ediyoo!!! Sinir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Oğluşun ders çalımamakrtaki inadı psikolojimi derinden etkilese de artık tepki vermez durumdayım. Ne halin varsa gör demem yakındır. Uyarıyorum!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İyilik meleğine yakalansam, hiç kurtulamasam????&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3223046772623507294?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3223046772623507294/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3223046772623507294&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3223046772623507294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3223046772623507294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/04/blog-post.html' title='...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5582317733561270215</id><published>2008-03-24T03:53:00.000-07:00</published><updated>2008-03-24T04:11:58.025-07:00</updated><title type='text'>Ondan bundan...</title><content type='html'>*Hastane sapıklığım halen devam ediyor. Diş tedavim bitmedi. Bugün biter sandım ama yine geçici dolgu yapıldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Araba değiştirmekten vazgeçtik. Baktık bizimkinin özelliğinnde, kilometresinde, işçilik kalitesinde başka bir araba alamayacağız. Hiç birşey beğenemiyoruz. Aklımız hala bizimkinin dizaynında, deri döşemesinde, direksiyon işçiliğinde... Gerçi bu karara vardığımızın ertesi günü eşim bana bir jeep resmi gösterip bunu alabiliriz dedi. Ve ben ciyakladım tabi... Hala konuşuyor ama oğlumla ben müdehale edip gerçek hayata döndürüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rusya'da "Sarışınlar Partisi" kuruluyormuş. Oraya gidip üye olmayı düşünüyorum. Gerçi grup başkanları bir kumralmış! Akıllı sarışın bulamadılar mı ne? 50.000 üyeye ihtiyaçları varmış. Sarışın ve kendini sarışın hisseden herkesi bekliyorlarmış. Bu Rus erkekleri fırsattan istifadeyi bilmiyorlar. Bizimkiler olsa sarışınlara yakın olmak adına üye olurlardı!!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pazar günü dershanedeki öğrenci koçumuzla görüştük. Oğluş benim hastalıklarım sırasında biraz gevşedi... Adam ne yapalım, ne edelim şeklinde konuştu. Off ne zor iş bu veli olmak! Ben yine SBS annesi olma yolundayım haaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bahardan mıdır nedir, hiç çalışasım yok, elimi kaldırasım yok. Allahtan işlerim yoğun değil. Evde de ancak yemek yapabiliyorum. Bir de etraftan gofret kağıtları, bir kere içilip ortalığa atılmış boş bardak topluyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rejime girmeliyim ama beynim bunu kabullenemiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Annem haftaonu üç kez arayıp oğlanı yıka buyurdu! Allahım ben akıl edemiyor gibi mi görülüyorum. Haa bir de şu yemeği yap, bunu yapma da buyurdu. Tövbe tövbe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle... Bişi yok hayatımda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5582317733561270215?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5582317733561270215/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5582317733561270215&amp;isPopup=true' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5582317733561270215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5582317733561270215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/ondan-bundan.html' title='Ondan bundan...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7992903153068010308</id><published>2008-03-21T02:09:00.000-07:00</published><updated>2008-03-21T03:04:29.611-07:00</updated><title type='text'>Ebe sobe</title><content type='html'>Mutlucuğumun sobesini yazayım bakalımmm:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A Aile: Allah ailemizi korusun, bizleri birbirimizden ayırmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B Bebek: Bebekleri çok seviyorum... Bir tek yavruşum var ama bir bebeğimin daha olmasını isterdim. Kısmet... Torunları severiz inşallah&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C Cesaret: Asla yitirilmemesi gereken bir özellik... Cesur insanları da severim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D Deniz: Bana hep huzur verir... Rüyalarımda sık sık görürüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E Elma: Severim, hele Amasya elması olursa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F Film :Korku filmlerine bayıldığımı bilmeyeniniz kaldı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G Güneş... O olmasa ne yapardık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H Huzur: Allah hepimize versin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I Adım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İ İş: Allah kimseyi işsiz güçsüz bırakmasın. Herşeye reağmen işimi ve çalışmayı çok seviyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J Ne zor harf bu! Jiklet :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K Kalp: Kalpsizlerden nefret ederim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;L Lamba: Orjimal lambalara merakım vardır. Evdeki lambaları değştirmeye bayılırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M Mobilya: İlgim vardır bilirsiniz... Allah para versin, yine değiştireyim mobilyaları, şöyle tarzımı ortaya koyayım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;N Nar suyu: Sağlıklıdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O Oğlum tabiki de:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ö Özgürlük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P Bu da zor bir harf. Pul diyelim. Küçükken pul koleksiyonu yapardım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;R Resim: Çocukken resim yapmayı ne severdim... Şimdi yapamıyorum belki ama yine de seviyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S Sevgi: Olmasa olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ş Şarkı: Güzel şarkı dinlemek herkese iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T Tenis: En sevdiğim spor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U Uzay: Küçükken astronot olmak istediğimi söylemiş miydim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ü Ülkem: Seviyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V Van kedisi...Beyazlıklarını ve değişik renkli gözlerini severim. Size bir sır vereyim mi? Benim de göz renklerimde farklılık var. Biri tam yeşil, diğerinin içerisinde elalık var .Ama çok bariz değil. FDikkatli bakılınca anlaşılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Y Yemek:) Seviyorum işte var mı diyeceğiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Z Zeka: İnsanlarda önem verdiğim bir özellik. Özellikle duygusal zekaya önem veririm:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyleeeee....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de sobelenmediyse Lezzet Aşkı Handeciğimi sobeliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7992903153068010308?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7992903153068010308/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7992903153068010308&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7992903153068010308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7992903153068010308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/ebe-sobe.html' title='Ebe sobe'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5383290320831979532</id><published>2008-03-20T00:20:00.001-07:00</published><updated>2008-03-20T00:29:28.861-07:00</updated><title type='text'>Araba sorunsalı!</title><content type='html'>Şu sıralar bizim evde arabalar haricinde hiç bir şey konuşulmuyor. Bizim emektar arabayı satıp yenisini alalım diyoruz. Daha doğrusu eşim diyor. Ama ben arabamızı o kadar çok seviyorum ki ondan nasıl ayrılacağım bilemiyorum... Aslında 5 senelik bir araba ve çok benzin yakıyor. Yeni, dizel bir araba fena olmaz ama bu iş beni feci sıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim feci sıkılmama sebep sadece arabamızdan ayrılacak olmamız deği eşimin bitmek bilemyen araba konuşmaları. Allahım başka bişi konuşamaz olduk! Bayılacağım. Her gün araştırma yapıyor, yüzlerce kişi ile konuşup bilgi alıyor, akşam iş dönüşü arabaya bindiğimde bi başlıyor, yatana kadar. Akşam internetten çıkmayıp oğlumu bile boğuyor. İki dakikada bir bizi çağırıp bu raba nasıl ,şusu var busu var diye hiç umurumda olmayan ve bana hiç bişey ifade etmeyen özelliklerini sıralıyor. Tam TV başında uzanıyorum çağırıyor, yemek yapıyorum çağırıyor, afedersini lavabodayım çağıryor!Adam iyice araba ile bozdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir arabaya takıyor, övüyor, yok o öyle demiş, yok burada şöyle yazmış... Ben diyorum ki bak onu alırsak şöyle bir dezavantajı var. O da diyor yok ben araştırdım öyle değil. Ertesi gün geliyor benim bir gün önce yaptığım uyarıyı başkaları yapmış vazgeçmiş. E ben sana dedim ya diyorum. Hep dediğime geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sonunda isyan ettim. Dedim ki araştır, bak bana göster, ben de içine, derisi nasıl temiz mi çizik mi, rengi ne bakayım alalım. Allah aşkına anlatma saatlerce, bunalıyorum. Hala yapıyor ama sus ne olur diyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aaaaaaaaa yetti beaaa! Hanfendi çizgimden kayalı epey oluyor ama haaa. Araba demeyin bana!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5383290320831979532?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5383290320831979532/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5383290320831979532&amp;isPopup=true' title='25 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5383290320831979532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5383290320831979532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/araba-sorunsal_20.html' title='Araba sorunsalı!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7458363591564264099</id><published>2008-03-20T00:20:00.000-07:00</published><updated>2008-03-20T00:29:00.253-07:00</updated><title type='text'>Araba sorunsalı!</title><content type='html'>Şu sıralar bizim evde arabalar haricinde hiç bir şey konuşulmuyor. Bizim emektar arabayı satıp yenisini alalım diyoruz. Daha doğrusu eşim diyor. Ama ben arabamızı o kadar çok seviyorum ki ondan nasıl ayrılacağım bilemiyorum... Aslında 5 senelik bir araba ve çok benzin yakıyor. Yeni, dizel bir araba fena olmaz ama bu iş beni feci sıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim feci sıkılmama sebep sadece arabamızdan ayrılacak olmamız deği eşimin bitmek bilemyen araba konuşmaları. Allahım başka bişi konuşamaz olduk! Bayılacağım. Her gün araştırma yapıyor, yüzlerce kişi ile konuşup bilgi alıyor, akşam iş dönüşü arabaya bindiğimde bi başlıyor, yatana kadar. Akşam internetten çıkmayıp oğlumu bile boğuyor. İki dakikada bir bizi çağırıp bu raba nasıl ,şusu var busu var diye hiç umurumda olmayan ve bana hiç bişey ifade etmeyen özelliklerini sıralıyor. Tam TV başında uzanıyorum çağırıyor, yemek yapıyorum çağırıyor, afedersini lavabodayım çağıryor!Adam iyice araba ile bozdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir arabaya takıyor, övüyor, yok o öyle demiş, yok burada şöyle yazmış... Ben diyorum ki bak onu alırsak şöyle bir dezavantajı var. O da diyor yok ben araştırdım öyle değil. Ertesi gün geliyor benim bir gün önce yaptığım uyarıyı başkaları yapmış vazgeçmiş. E ben sana dedim ya diyorum. Hep dediğime geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sonunda isyan ettim. Dedim ki araştır, bak bana göster, ben de içine, derisi nasıl temiz mi çizik mi, rengi ne bakayım alalım. Allah aşkına anlatma saatlerce, bunalıyorum. Hala yapıyor ama sus ne olur diyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aaaaaaaaa yetti beaaa! Hanfendi çizgimden kayalı epey oluyor ama haaa. Araba demeyin bana!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7458363591564264099?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7458363591564264099/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7458363591564264099&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7458363591564264099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7458363591564264099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/araba-sorunsal.html' title='Araba sorunsalı!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-2269961157561898836</id><published>2008-03-11T02:12:00.000-07:00</published><updated>2008-03-11T02:21:43.471-07:00</updated><title type='text'>İşte böyle...</title><content type='html'>Uzun ara verdim yine. Ama Allah'a şükür sağlık sorunları nedeni ile değil. İş yoğunluğundan... Bu arada geçen haftasonu hastaneye düşmediğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz:P Evet yine hastanedeydim amadişimdeki kırık nedeni ile... Hatırlarsanız yemek yerken dolgulu dişimi kırmıştım. Ancak gidebildim... Aman ne zor işmiş! Dişi kurtardık ama porselen kaplama yapılacak. Uğraştırıcı ve maliyetli bir iş! Bir de ağrı yapmaya başlayan bir diş vardı, kanal tedavisine gidildi. Daha geçici dolgu duruyor ve ağrı yapıyor hala! Off!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında yaramaz bişi yok Allah'a şükür. Oğluş şu bizim meşhur gelinden ayrıldı:P Kız naz yapıp duruyordu zaten. Efendim bu kızcaızı sınıftan bir çocuk daha beğeniyormuş. Kızımız bizimkini seçmiş ama demiş ki C... in üzülmesini istemiyorum... Bizim kabadayı erkekimiz de buna kızmış ne demek diye... Yani işler tatsızlaşmış... Şimdi bizimki bir sınıf üstten bir kız ile çıkıyor. MSN de aşk konuşmalarını görmelisiniz!!! Diyo ki Oh G... ile hiç böyle konuşmuyorduk, beraberken sınıftan biri görse ağlıyprdu T... hiç böyle değil, çok rahat. İleride rahat olanı mı seçersin, öbürünü mü göreceğiz minik çapkın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kızımız hediye kolyeyi geri vermiş. Aaaa iyi ben takarım dedim, hayır onu başkasına vereceğim demişti:P Hain evlat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir havadis yok... Halen çok kendime gelip evime sahip çıkamıyorum ama eskiye göre yine iyi. Yemek yapmaya ve mutfak temizlemeye başladım. Yerler ise batmaya başladı. Tamam kadın da fena yapmıyor ama... Haftasonu konu ile ilgilenmeliyiz:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptüm sizi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-2269961157561898836?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/2269961157561898836/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=2269961157561898836&amp;isPopup=true' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2269961157561898836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2269961157561898836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/ite-byle.html' title='İşte böyle...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5782485238612650117</id><published>2008-03-06T01:32:00.000-08:00</published><updated>2008-03-06T01:38:30.128-08:00</updated><title type='text'>Gülmek...</title><content type='html'>Arkadaşlar nasılsınız? Özledim valla... Ben mi? İyiyim demeye korkuyorum... Allah'a şükür ayaktayım bugün... Olumsuz düşünme demişsiniz. Haklısınız ama insan iki ay boyunca hep yatarsa olumlu düşünemiyor pek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler öylesine geçiyor. Bu arada hep somurtup yatıyorum sanmayın. Evde çok gırgır yaptıpımız oluyor. Özellikle de oğlanla azıyoruz. Geçenlerde aklım başında olmadığı için tüm pijamalarımı yıkamışım! Akşam bir baktım bu mevsimde giyilecek bişi yok... Uuzn kollu ama kalın olmayan şeyler giyiyorum ve asla gecelik giyemiyorum hastalık korkusundan! O nedenle altıma yazlık bir pijama çektim, üst yok! Uzun kollu bir geceliğim vardı, üzerine de bunu giydim. Gecelik de uzun bişi. Oldum mu size Hintli kadınlar gibi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluş dalga geçmeye başladı kıro diye:) Köylüler gibi şalvar üstü elbise şeklinde bir sitil ile süzülüyorum evin içinde! Oğlumun dalgaları artınca daha da güldüreyim bar dedi. Karnıma bir yastık koydum, oldum mu 9 aylık hamile! Oğlanın yanına gittim, doğurdum doğuracağım şeklinde geziyorum. Oğlan gülmekten yerlerde yatıyor! Ben onu gördükçe gülüyorum, hani gerçekten hamile olsam o an düşecek çocuk... Bu arada eşim ciddi ciddi haberleri izliyor! Neyse epey güldük ama normale dönmek kolay olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülmeye ihtiyacım varmış:) Allah hepimizi güldürsün...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5782485238612650117?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5782485238612650117/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5782485238612650117&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5782485238612650117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5782485238612650117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/glmek.html' title='Gülmek...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1529203969512335453</id><published>2008-03-03T00:03:00.000-08:00</published><updated>2008-03-03T00:09:02.672-08:00</updated><title type='text'>Offf, of</title><content type='html'>Arkadaşlarım, size şaka gibi bir haberim var! Geçen hafta taş düşürdüm. Çüş demeyin, dinleyin:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalıklar yakamı bırakmıyor anlayacağınız... Cuma günü yine miğde aprısı ile başladı. Sanki malum hastalık sancısı gibi. Biliyosunuz altı ay önce ilk taşımı düşürmüştüm ve doktor sol böbreğimde de iki adet minik taş olduğunu söylemişti. Evet onlar da yola girmişler ve beni yerlerde sürüklediler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternational acile gittik yine. Bir hafta öncesinde de yüksek ateştin gitmiştim. Acil doktoru artık bizi iyi tanıyor. Adamcağız bir gün de sağlıklı gelin ziyaretimize dedi! E haklı sürekli oradayım! Neyse, ilk önce tahliller yapıldı, bu arada serum verildi, sonra tomografi ile taşlarım görüntülendi. Daha böbrek te de bir sürü taş varmış! Ne vücut bu taş fabrikası gibi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle, hala iyi haberim yok. Şimdi iyiyim ve işteyim ama bu hafta sırada ne var diye düşünmüyor değilim! Tamam Allah kötü bişey vermesin ama Ocak başından beri yaşadıklarım nedeni ile moralim alt üst oldu:(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1529203969512335453?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1529203969512335453/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1529203969512335453&amp;isPopup=true' title='27 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1529203969512335453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1529203969512335453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/03/offf-of.html' title='Offf, of'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8427367989837116005</id><published>2008-02-26T06:50:00.000-08:00</published><updated>2008-02-26T06:55:48.486-08:00</updated><title type='text'>İşte öyle...</title><content type='html'>Hayat ağır aksak gidiyor işte... Geçmiş olsun dilekleriniz için sağolun arkadaşlar... Biraz daha iyiyim. Dişim pek iyi değil ama haftasonu diş hekimine gideceğim. Korkuyorum ama böyle de birşey yiyemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluş da azıtmış durumda. Benim otorite yokluğumdan istifade evde terör estiriyor... Bağırmalar, çağırmalar... Aaaaa! İlgi istiyor bebişim biliyorum. Ama anası kendine gelemiyor bir türlü. Dün odasına bağırdım, hadi oğlum biraz test çöz diye. O da şöyle bağırdı : Dur anne, bir adam daha öldüreyim!" Sanırsınız Testere V bizim evde çekiliyor. Tabi bilgisayar oyununda adam öldürmekten bahsediyor. Derhal oyuna el koydum, interneti kapattırmakla korkuttum ve test yaptırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evin reisi deseniz kendini uykuya vurdu! Dün sekizde uyudu! Onu da ihmal ediyorum:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem de yardımcı olmaya çalışıyor. Kadın alacağım bu sıralar çünkü ev evlikten çıktı... Benim de ruh durumum evin dağınıklığı ile doğru orantıda kötüleşir bilirsiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahım, biraz enerji ne olur. Allah sağlıktan uzaklaştırmasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öpüyorum. Size uğrayamıyorum. Ne olur kusura bakmayın. Başımı zor tutuyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8427367989837116005?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8427367989837116005/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8427367989837116005&amp;isPopup=true' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8427367989837116005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8427367989837116005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/ite-yle.html' title='İşte öyle...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6720029310571116629</id><published>2008-02-25T01:08:00.000-08:00</published><updated>2008-02-25T01:17:44.186-08:00</updated><title type='text'>Son günlerde...</title><content type='html'>Bu sene bana cidden iyi gelmedi... Yılbaşından beri iyi değilim. Önce annemin eli kırıldı, sonra bunalıma girdim, tam iyiyim derken öksürük başladı, ardından da yüksek ateş! 15 gündür böyleyim aslında ama geçen haftaki halimi siz anlatmam mümkün değil. Allah düşmanıma vermesin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi Allah geçer dert versin. Fakat bu olanlar benim moralimi de çok bozuyor. Kaç aydır ne ev ile ne oğluşun dersleri ile ilgilenebiliyorum. Ev berbat durumda. Annem iki gün geldi, sağolsun yemek filan yaptı ama O da Perşembe çekti gitti yorgunum diye. iş başa düştü tabi. Ama bir kahvaltı hazırlamak bile bana ızdırap geldi. Eşim iyi niyetli de olsa benim gibi yapamıyor tabi... Tabakları mutfağa götürüyor, orada kalıyorla! Bari bi bulaşık makinasına koy! Oğluş desen, şekerleri yiyor yiyor kabuklar ortada. Benim de beynim attı, girdim mutfağa bir yandan söylendim, bir yandan temizledim! Herkes doluştu, bırak ben yapayım demeye başladı. Oğluş bile aldı eline bezi tezgah siliyor. Bir de aynı benim yaptığım gibi yapıyor, gözlemiş yani. Sinirim geçti tabi o an... Ama beni dellendirmeden yapsalar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluşun dersleri de hak getire! Yani test filan çözmek yok. Ben de cidden elimi kaldıramıyorum. Test sonuçları düşeye başladı. O da durumun farkında. Sınıf hocası ile konuşmuş, bir alt sınıfa gitmek istediğini söylemiş. Orada daha iyi motive olduğunu, daha hırslanıp çalıştığını söylemiş. Biliyorsunuz o sınıftan en iyi sınıfa geçmişti. Ama oraya çok adapte olamadı... Neyse, kendi kararlarını durumuna göre almasına sevindim. Belki işe yarar. Dün de konuştuk. Bak oğlum, hastayım, bu sıralar iyi değilim, lütfen kendine gel dedim. O da haklısın anne, bak gör çok çalışacağım dedi. Görelim bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de dişimi kırdım! Dolgulu bir dişti, yan tafaı kırıldı. Üstüne basamıyorum. Halbuki hep o taraf ile yerdim. Diğer tarafa geçnce de bir ağrı yaptı. Orada da çürük var anlaşılan. Şahtım, şahbaz oldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani anlayacağınız güzel haberlerim yok. Bu halde olmama çok içerliyorum ve kendimi çok yetersiz hissediyorum. Moralim diplerde. Dişim ağrıyor, hala öksürüp tıksırıyorum, ilaçlardan miğdem bulanıyor... Of...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6720029310571116629?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6720029310571116629/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6720029310571116629&amp;isPopup=true' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6720029310571116629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6720029310571116629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/son-gnlerde.html' title='Son günlerde...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8627492239822675236</id><published>2008-02-21T00:13:00.000-08:00</published><updated>2008-02-21T00:25:04.124-08:00</updated><title type='text'>Hastalık</title><content type='html'>Selam arkadaşlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu 2008 bana çok uğurlu gelmedi. Çok sık hasta oluyorum, bir ara bunalımdaydım hatırlarsanız... Gerçi Allah geçer dert versin. Sonuçta üst solunum enfeksiyonu geçer elbet. Am işte yıkıyor hasta olunca da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten çok kötü oldum. İki gece boyunca ateş içerisindeydim ve titredim durdum. Eşim ısınayım diye fön makinası çalıştırıyor yorgan içinden (evet ateşte iyi değil ama yalvardım ona) ve ben hala üşüyor ve titriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse şimdi daha iyiyim Allah'a şükür. Evde dinlenmeye çalışıyorum. Annem sağolsun yardımcı oluyor. Bir yandan da evdekilere geçmesin diye çabaladım. Aman oğluş hasta olmasın da... Ben razıyım yatmaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka da birşey olmadı son zamanlarda... Hastane ev ikilis sadece. Sizleri özledim. Neler yaptınız anlatın biraz. Bugün olmayabilir ama yarın sizleri okuyacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8627492239822675236?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8627492239822675236/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8627492239822675236&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8627492239822675236'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8627492239822675236'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/hastalk.html' title='Hastalık'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5308989065072816066</id><published>2008-02-15T01:09:00.000-08:00</published><updated>2008-02-15T01:13:28.715-08:00</updated><title type='text'>Günün sonunda...</title><content type='html'>Bizim minik çapkın hediyeyi vermiş, kız çok beğenmiş. Arkadaşları da beğenmiş:) Nasıl verdi, ne dedi çok merak ediyorum aslında ama sıkıştırmadım o anlatmayınca. Ama mutlu olduğuna göre herşey yolunda gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi cadı kaynana adayı olarak son darbeyi de vurdum: O sana ne aldı diye sordum:P Birşey almamış ama "anne babama söyleyemediğim için birşey alamadım" diyerek özrünü belirtmiş:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ben de harika bir parfüm kaptım. Eşime o kadar alma, kanma bu günlere dedim ama "bu parfümü çok sevdiğini biliyorum, dayanamadım " dedi:) Parfümümüm bittiğini farketmiş anlaşılan:) Ben birşey alamayarak mahçup oldum tabi, ama öptüm aşkımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak bu günden en karlı biz hatunlar çıktık:) Gelinle ben! He he...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5308989065072816066?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5308989065072816066/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5308989065072816066&amp;isPopup=true' title='34 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5308989065072816066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5308989065072816066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/gnn-sonunda.html' title='Günün sonunda...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>34</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1357725266286193084</id><published>2008-02-14T02:45:00.000-08:00</published><updated>2008-02-14T02:51:39.636-08:00</updated><title type='text'>Hediye sorunsalı...</title><content type='html'>Eveeeettt. Kolyeyi aldık. Dün öğle yemeğine eşime gittim, o arada hallettik. Dükkandaki kızlara da anlattım niye aldığımızı, yaşa uygun olanları gösterdiler, çok sevimli buldular olayı:) Ayyyy, çok şirin bişey aldım geline. Abartılı da değil, basit de... Çok tatlı... Güzel bir de kutu aldım cicili bicili, çiçek böcekli, içine koyduk. Oğluş günde beş kez aradı aldın mı ne aldın diye. Güzel bişi diyorum, sordukça soruyor, bayılttı. Tüm şirket duydu olayı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra eve geldik, bu bizim minik çapkın hemen kutuyu açtı baktı... Çok çok beğendi! Nasıl iyi birşey aldın dedi. Tövbe tövbe! Daha düne kadar şeyini bezliyorduk minik adam! Beğenmiyor şimdi bizi. Bir de yatağımın başında bir kalpli yastık var, çok harika, ona sulandı, bunu da mı versem diye. Dedim ki dur artık orada, hooop! O da ya siz artık ne yapacaksınız yastığı dedi. Yaşlı olduğumuzu ima etti kendisi ve odadan kovuldu:P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de gelip gidip ne diyim, ilk kez hediye veriyorum diyor. Ona anlattım, doğal ol dedim. Ay bir heyecan sıpada! Hadi bakalım ne olmuş merak ediyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer gününe inanmayan bir insan olmama rağmen hepinizi kutlarım:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1357725266286193084?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1357725266286193084/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1357725266286193084&amp;isPopup=true' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1357725266286193084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1357725266286193084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/hediye-sorunsal.html' title='Hediye sorunsalı...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3938905758026424756</id><published>2008-02-13T03:55:00.000-08:00</published><updated>2008-02-13T03:59:29.204-08:00</updated><title type='text'>Oğluş büyüdü!</title><content type='html'>Kızlar! Oğluş beni yedi bitirdi bir haftadır! Kız arkadaşına Sevgililer Günü hediyesi almak istiyormuş beyefendi, benden hediye almamı istedi. Üstelik kolye ve parfüm alacakmışı!!! Ba ba ba! Oğlum dedim, olmaz öyle bi sürü şey. Bu aklı da bunların çöpçatanı olan ortak kız arkadaşları vermiş ona. Bunu bunu al diye. Bir de kalp içine isimlerimizin baş harflerini yazdır diyo! Allahım ne günlere kaldık! Arkadaşım "iyi bir de bir kutu çikolata ve çiçek alıp kızı isteyin" diyo:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sonunda zarif bir kolyede karar kıldık ama ailesi ne der, doğru mu yapıyoruz bilemiyorum. Bana bir akıl verin ayol!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3938905758026424756?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3938905758026424756/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3938905758026424756&amp;isPopup=true' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3938905758026424756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3938905758026424756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/olu-byd.html' title='Oğluş büyüdü!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1280098683838777293</id><published>2008-02-11T01:41:00.000-08:00</published><updated>2008-02-11T01:59:34.030-08:00</updated><title type='text'>Tatil</title><content type='html'>Arkadaşlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum merak ettiniz. Allah'a şükür iyiyim. Yalnız çok çok yoğunum... Bu aralar neler oldu kısaca anlatayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz sömestre tatili için Kartepeye gittik. Hava güneşli ve güzeldi ama bir hafta önce bayağı bir tipi yağmış, oldukça kar vardı... Ne diyebilirim ki rüya gibiydi... Hepimiz için de iyi oldu. Özellikle de oğluş için tabi. Hemen bir sürü arkadaş buldu kendine. Biz de eşimle dinlenip spor yaptık bol bol... Öncelik ile kaymayı öğrendim. Oğluş zaten maşallah aldı başını gitti kayakta. Bende biliyorsunuz kayıp düşme fobisi var, rüyalarımda bile kayar düşerim bazen! Ama fobimi yenip kaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liftler, Kartepenin en doruğuna çıkışlar çok zevkliydi... Doruklardan kayamadım tabi ama çok heyecan vericiydi İzmiti, Sapancayı ayaklar altında görmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol bol bilardo oynadık eşim ve oğluşla. Oğluş da ben de vuruşlarımızı ilerlettik. Eşime teşekkür ederim:) Oldukça iyidir kendisi. Sooonnracığıma masa tenisi oynadık, hamamda terledik... Zaten kayak yapmak çok yorucu... Bir de ben çok dik yerlerde korktuğum için kayakları çıkarıp taşıyordum, bu da kollarımı mahvetti... Yani anlayacağınız çok yorulduk. Akşamları genelde erkenden uyuduk. Haaa bir de bingo aktivitesine katıldık. Aman Tanrım yaşlı Amerikalılara benzedik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte güzel bir tatil de böyle geçti. Sonrası... Yarın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1280098683838777293?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1280098683838777293/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1280098683838777293&amp;isPopup=true' title='28 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1280098683838777293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1280098683838777293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/02/tatil.html' title='Tatil'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>28</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7049327840166901349</id><published>2008-01-25T05:18:00.000-08:00</published><updated>2008-01-25T05:32:44.921-08:00</updated><title type='text'>Cadı saçı!!!</title><content type='html'>Dün akşam komik birşey oldu, sizinle paylaşmak istiyorum. Digitürk bozuldu. Zaten doğru çalışsa şaşaraım. Neyse, biz de oğluşla Kavak Yellerini izlemek için yatakodasına gittik. Orada arkaya yaslanıp yarı yatar şekilde diziyi izledik. Eşim de salonda müzk dinliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir ara salona gittim, hadi romantizm olsun diye mumları yaktım, eşimi dansa kaldırdım. Biraz dans ettik. Arada da romantik romantik ona bakıyorum, tabi o da bana. Neyse, sonra bir ara banyoya girdim, ellerimi yıkayacağım. O sıra aynaya bir baktım ki ne göreyim, benim açlar tam bir cadı gibi havada! Odada yatarak TV izlerken arka taraftaki saçlar tepeye toplanmış. Bir de sprey vardı saçımda o nedenle olduğu gibi dimdik duruyor. O anda şok oldum çünkü demin eşimle romantik romantik dans ederken de aynı haldeydim, üstelik o kadar buğulu bakışlarla baktım ona:P O da yazık bişi demiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bunu farkedince banyoda bir güldüm. Eşim ne oluyor diye yanıma geldi. Dün biraz çarpıntım vardı, birşey oldu sanmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah gülmekten ayırmasın ne diyeyim:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7049327840166901349?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7049327840166901349/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7049327840166901349&amp;isPopup=true' title='31 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7049327840166901349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7049327840166901349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/cad-sa.html' title='Cadı saçı!!!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>31</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3324974026772817817</id><published>2008-01-23T22:59:00.000-08:00</published><updated>2008-01-23T23:20:52.446-08:00</updated><title type='text'>Küçük kızın düşündürdükleri...</title><content type='html'>Bu sabah asansöre bindiğimizde bir baba kız vardı. Kız beş yaşlasrında, belli ki anaokuluna gidiyor ve her sabahki gibi babası onu bırakacak... Pembişler giymiş, şirin bir kız. Neyse o sıra babası ile konuşuyorlar. Kız babasına bakıp aynen şu soruyu sordu: "baba, gerçekten dünyamızda kötüler var mı?" Hepimiz güldük bu soruya:) Babası "hem de çok var kızım" dedi. Sonra kısa asansör yolculuğumuz bitti ve gülerek indik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötüler olmaz mı küçük kız? İyiler var mı diye sorsan daha iyi olurdu. Aslında salt iyilik ve salt kötülük olmaz denir. Salt iyiliğin olmadığına ben de katılıyorum. Hangimiz çok iyi olduğumuzu iddia edebiliriz ki. Az da olsa hatalarımız olmuştur. Ama kendi adıma konuşayım, en azından insanları incitmemeye çalışırım. Kırdıklarım oldu, bunu biliyorum ama insanlık hali... Salt kötülüğün ise olduğuna inanıyorum. Hayatında iyi tek bir parçaya sahip olamayan o kadar çok insan var ki! Minik çocuklara eziyet ve cinsel taciz yapan, insan öldüren, işkence yapan bir insanın yüreğinde minicik de olsa iyilik kırıntısı olması mümkün mü? Eski bir Afrika generali mi ne küçük çocukları kurban edip kalplerini çiğ çiğ yediklerini itiraf etmiş. Şimdi papaz diye geçinen bu adamın içerisinde iyilik barındırdığını kim söyleyebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, küçük kızın sorusu üzerine arabada eşimle bunları konuştuk. Sonra o kızın o kadar erken bir saatte hayata başlamasını... Yani o yaşta, hatta daha küçük yaşta çocuklar okullara gitmek üzere çıkıyorlar! Düşünün, önlerinde koca bir hayat var koşturarak geçirilecek ve bu bebeler daha şimdiden o akışın içerisine giriyorlar. İçim burkuldu bunu düşününce. Tıpkı cumartesi günü oğluşu dershaneye bırakıp onun kapıdan girişini arabadan seyrederken içimin burulduğu gibi... Tüm hafta erken kalkıp okula gittiği yetmiyormuş gibi haftasonları da dershane kapılarına koşturan bu çocuklar ileride sağlıklı bir hayatı yaşayabilecekler mi acaba. Yoksa hayatları boyunca izleri kaybolmayacak irili ufaklı travmalara sebep olacak mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arabada giderken bunları konuşmakla da kalmayıp eğitim sistemini tartıştık, ülkeyi kurtardık anlayacağınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluklarını yaşayamayan çocuklarımız aslında çok güçlüler. Onlar bu hayata adapte oluvermişler. Belki de anaokulundan beri bu hayatın içinde yer aldıkları için. Ee, hayat bu. Ama çok acımasızca değil mi? Hayat acımasız, insanlar kötü! İşte böyle küçük kız:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3324974026772817817?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3324974026772817817/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3324974026772817817&amp;isPopup=true' title='22 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3324974026772817817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3324974026772817817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/kk-kzn-dndrdkleri.html' title='Küçük kızın düşündürdükleri...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8862469688306471952</id><published>2008-01-23T03:00:00.000-08:00</published><updated>2008-01-23T03:11:02.400-08:00</updated><title type='text'>Araba...</title><content type='html'>Arkadaşlar, Arabanın bujilerinde bir de anlayamdığım teknik parçalarının birinde arıza olmuş. 820 YTL sıkışmış anlayacağınız. Sağlık olsun ne yapalım. Allah korusun tatile giderken bozulsaydı, ya da yolda giderken bozulup kaza yapmamıza filan neden olsaydı karlı yerlerde... Herşeyde bir hayır vardır diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün kahve içince kapatayım bari dedim. Kimsenin baktığı yok, açtım kendim baktım. 8 tane koca koca göz var. Keşke resmini çekip buraya koyabilseydim! Gözler benim oğlanın resim dersinde çizdikleri gibi koca koca, hani şu Japon korku filmleri gibi. Ne nazar var öyle.. Ama kurşun filan döktürmeyi yine de düşünmüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim dün arabanın peşinden koşarken çok yoruldu. Ama güzel bir uygulama ile karşılaştık. Totalin kartı vardı ve bize mesaj atmışlardı ücretsiz araba çekme için. Biz de kabul etmiştik. Dün evden Floryaya tamirciye arabayı götürmek için eşim aramış. Yarım saat sonra gelmişler. Çok itinalı çalışmışlar, çok saygılılarmış... Yarım saat sonra da merkezden arayıp memnun kalıp kalmadığımızı sormuşlar. Valla şaşırdık! Ülkemizde güzel hizmetlerin olması hoş, hem de ücretsiz olduğu halde... Buradan tebrik ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında çok havadisim yok. Oğluş aynı oğluş, annem aynı, eşim yorgun argın, biraz sinirli son zamanlarda olanlardan. Gergin yani. Ona diyorum boşuna üzülme, ne yapalım sağlığımızyerinde olsun da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle, siz anlatın biraz da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8862469688306471952?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8862469688306471952/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8862469688306471952&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8862469688306471952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8862469688306471952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/araba.html' title='Araba...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3023082686266749828</id><published>2008-01-21T23:58:00.000-08:00</published><updated>2008-01-22T06:24:16.645-08:00</updated><title type='text'>Sabah sabah...</title><content type='html'>ROMANIMA BİR BÖLÜM DAHA EKLEDİM. BİR BAKIN İSTERSENİZ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Arkadaşlar, başımızda birşeyler var, nazar mı desem, ne desem... Sabah sabah arabamıza bindik, araba çalışmadı! İlk defa böyle birşey yaptı. Daha önceki arabalarımızda da hiç olmamıştı. Tam olarak neden anlamadık, bilgisayar bir sürü uyarı verdi ama... Neyse kalktık taksiye bindik. O da bizi aman demeye kalmadan bir yola soktu, Allahım ne sıkışıktı yol. Tabi ben zamanında ama eşim biraz geç gidebildi işine... Bugün araba ile ilgilenebilecek miyiz bilemiyorum. İnşallah büyük bir sorun yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirsiniz Nazara inanırım. İnsanlar artık başkalarına nasıl bakıyorlarsa! Size ne başkalarından! Ben kimin nesi vardır, arabası nedir sorsanız hiç bilmem... İlgi de duymam. Başkalarına çok dikkatli bakmam, bana bakılmasından da çok rahatsız olurum. Ama işte herkes aynı değil. Neyse, Allah büyük sorun vermesin, kazadan beladan, hastalıktan korusun hepimizi... Bunlar bizi biraz yorar ama daha kötüsü olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Artık bu TV dizilerinden gına geldi. Bir kanal da güzel bir film verse! Her kanalda abidik gubidik bir dizi izlemekten bıktım. Dün fonda OKS anneleri dizisini bırakarak kitap okudum. Kitap okumak bana iyi geliyor. Soft kitap günümdeydi ama biraz sıktı. Bu öğlen daha hoş bir kitap almayı düşünüyorum. Neredeyse Barbara Cartland tadındaydı bu roman! Üstelik bir erkek yazmış... Sevmedim! Ama az kaldı, bari bitireyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* OKS de anneleri test yaparken gördüm. Yuh artık! Sen yapsan ne olacak. Sonra annem aklıma geldi. Oğluşa ders anlatmak için kitapların başına oturup notlar alan, testlere göz gezdirip oğluşa ayıran annem. Ne farkı var ki! O da SBS anneannesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün oğluş uyumak bilmedi. Zırt pırt kalkıp yanımıza geldi, yok susamış, yok çişi gelmiş. Aklıma eski günlerim geldi. Hatırlar mısınız McMillan ve karısı diye bir dizi oynardı 70'li yıllarda. Ben oğluştan çok daha küçüktüm o zamanalar. Bu diziye bayılırdım. Dahası Rock Hudson'a kendi çapımda aşıktım. Dolayısı ile karısından pek haz etmezdim:P Neyse, bu diziyi izlemek isterdim ama annem erkenden yatırırdı beni. Ben de yok susadım, yok acıktım, yok tuvaletim geldi diye kalkar beş dakikacık da olsa sevdiğim adama (Pöh!!!) kavuşurdum. Sonraları Rock Hudsonun aslında eşcinsel olduğunu öğrendiğimde yıkılmıştım anlayacağınız. O yakışıklılığa yazık olmuş yahu!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rejim harika gitmiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tatil için epey bi alışveriş etmemiz lazım. İyi de zaman nerede kardeşim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptüm sizi sizi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3023082686266749828?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3023082686266749828/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3023082686266749828&amp;isPopup=true' title='23 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3023082686266749828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3023082686266749828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/sabah-sabah.html' title='Sabah sabah...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3035327162565501461</id><published>2008-01-21T03:01:00.000-08:00</published><updated>2008-01-21T03:34:35.198-08:00</updated><title type='text'>Haftasonu...</title><content type='html'>Sabah biraz panik yaşadık. Annem her sabah bize gelir ve oğluşu okula yollar. Bu hiç şaşmaz. Bu sabah okul saatine yakın oğluş aradı, anneannem gelmedi, telefona da cevap vermiyor dedi. Annemde de bizim evin anahtarı yoktu ünkü cuma günü ondan almak zorunda kalmıştım. Neyse, sen okula git oğlum dedim. Sonra arıyorum, arıyorum hatun yok! Bir saat kadar bekledim. Arıyorum iki evde de yok. Hani o saatte alışverişe filan da gitmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, güvenlik görevlilerini yolladım, zili çalmışlar yok. Bu arada ben anahtar yok diye bizim evi pek aramıyorum nasılsa orada yoktur diye... Bir arayım dedim meğersem bizim evdeymiş, oğluşla tan çıkarken karşılaşmışlar ama telefonu bulamadımi arayamadım dedi. Nasıl bulamadıysa... Telsiz telefon hep yerindedir, o da yoksa yatak odasındaki sabit telefon. Neyse, orası biraz karanlık kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu arada panik ben eşimi çağırdım eve gidelim diye. O da anneme ulaştığımda gelmişti. Biz de madem geldi dedik sömestre için tatl bakalım dedik. Zaten gideceğimiz yeri belirlemiştik. Didim tura gittik. İzmit'te Kartepe diye bir yer var. Ben çocukken adı Keltepeydi. Adını hiç de haketmeyen ağaçlıklı, kışın karla kaplı, güzel doğası olan bir yerdi. Şimdi oraya Green Park Oteli yapılmış ve gidenler çok memnun. Kayak filan yapılıyor tabi. Hadi gidelim dedik. Değişiklik olur oğluşa ve bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatım boyunca hiç kayak yapmadım.Aslına bakarsanız kaymak, kayarak düşmek, ayağımın kayması fobilerine de sahibim. Rüyamda sık sık kayıp düşme tehlikesi atlatırım mesela. Şimdi gittiğimiz dönemde bunu yapmak istiyorum. Gerçi üç günde ne öğreneceğim ama denemek istiyorum... Hadi bakalım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye doğru gidiyor konuşmalarım. Şimdi Cuma gününe dönelim. Hani akşam çıkacaktık ya... Tabi çıkamadık. Ben yarım günlük iznimi kullanıp kuaföre gittim. Ya sabır diyerek saçımı boyattım. Zira boyatırken fenalık geliyor. Boya, yıka, bakım yap, fön derken üç saat geçti. O sıra eşimi aradım. Eşim telaşlı konuşuyor. Ne oldu dedim... Arabanın anahtarını bagajdan birşey alırken bagajın içine koyuyor, sonra işi bitince bir güzel kapatıyor. Anahtar da içeride kalıyor. Yedek anahtar da yok! Ne zamandır yaptıralım diyoruz ama! Neyse araba kurcalanınca da kendini tamamen kitliyor çünkü bilgisayara bağlı herşey ve hırsızlık var sanıyor. Bilgisayara bağlı olarak kapıyı açan çilingir bulundu, onun gelmesi zaman aldı tabi. Neyse eşim eve geldiğinde saat dokuza geliyordu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluşla o arada derhaneye gidip gelmiştik. Tabi o satten sonra dışarı çıkmadık. Eşim yorgundu ve tabi kendine kızıyordu. Neyse dedim, herşeyde bir hayır vardır. Belki akşam çıkacaktık, cuma akşamı herkes içiyor, Allah korusun kaza filan olsaydı. Zaten o gün evde kalmam iyi olmuş, saat on buçukta bir uykum bastırdı, erkenden yattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi ise oğluşu dershaneye bırakıp Florya sahile gittik. Yürüyüş yaptık, muhteşem bir deniz manzarasında kahvelerimizi içtik, sonsuz maviliğe baktık. Yürüyüş iyi geldi. Bir de cumartesi go-kart yaptık. Deli gibi araba sürdüm:) Kendime geldim... Bunu daha sık yapmaya karar verdik eşimle. Ertesi gün de yine sahilde dolaştık. İki gün boyunca deniz havası almak bizi akşamları erkenden sızdırdı:) İyi geldi, iyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rejim çok harika gitmese de fena değil. Asıl bugün başladım sayılır. Şu tatile kadar biraz versem kilo bari...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizler ne yaptınız, anlatın bakiim. Bloglarınızı ihmal ettiğimi biliyorum. Hepinize uğrayacağım şimdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3035327162565501461?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3035327162565501461/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3035327162565501461&amp;isPopup=true' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3035327162565501461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3035327162565501461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/haftasonu.html' title='Haftasonu...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8836882419364932475</id><published>2008-01-17T23:05:00.000-08:00</published><updated>2008-01-17T23:24:04.446-08:00</updated><title type='text'>İyiyim, iyi, maşallah deyin.</title><content type='html'>Tamam, iyiyim geri döndüm. Boğazımda düğüm filan kalmadı. Sekiz saatlik bir uyku kendime getirdi Allah'a şükür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün rejimimin ilk günü. Wishciğim ile beraber başladık. Wish bir liste hazıladı ikimiz için. Aman Allahım ne katı bir liste o... Sabah beni görür vermez günlük yiyeceğim olan bir adet greyfurt, bir adet light tonbalığını önüme koydu, bir de greyfurttan önce kahve içtiğim için beni azarladı:P İşimiz var kendisi ile haaa.... Başlamadan yoruldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haaa, bu arada Wishciğim sakın rejim yaptığını söyleme demişti, ben size yazıyor. Ya 70 milyon öğrenecek şimdi rejim yaptığımız! Aman kızlar rejimden bahsetmeyin, sormayın kaç kilo verdin diye, ben 15 kilo verince söylerim size:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğlen yarım gün iznim vardı onu kullanıp boyaya gideceğim. İki renk kafa ile dolaşmak pek hoş olmuyor kardeş! Bir de uçlarından aldıracağım. Sonra bi fön. Akşama hazırım... Biliyorsunuz yemeğe gideceğiz. Kızlarla kaynatırım. Boyadan sonra oğlanı dershane sınavına götüreceğim ama... Sonra eve geleceğiz, giyinip çıkacağız. Sırf koşturma anlayacağınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçıma başıma bir bakayım, zayıflayayım, fıstık gibin olayım, moralim yerine gelsin. Spor da yapmalıyım bu rada hareket iyi gelecek. Haftasonu eşimle yürüyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Valla hayatta en önemlisi sağlık. Buna anladım arkadaşlar, hele şu ruh sağlığı çok önemli. İyi olalım, haftasonumuz iyi geçsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8836882419364932475?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8836882419364932475/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8836882419364932475&amp;isPopup=true' title='30 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8836882419364932475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8836882419364932475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/iyiyim-iyi-maallah-deyin.html' title='İyiyim, iyi, maşallah deyin.'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-884802492101201148</id><published>2008-01-17T05:36:00.000-08:00</published><updated>2008-01-17T05:48:20.283-08:00</updated><title type='text'>Hayat</title><content type='html'>İyi miyim, kötü müyüm? Tek bildiğim şu anda boğazımda b,ir yumru var ve beni çok sıkıyor. Sanırım bu patlama son olacak ve yarından itibaren iyileşmeye başlayacağım. Çünkü artık kendimi en dipte hissediyorum. Hepimiz kendimizi bir zaman en dipte bulmadık mı? Önemli olan o dipteki kuma ayaklarımızı güçle bastırıp kendimizi yukarı doğru hızla itmektir. Bu durumda su üzerine çıkmamız kesindir. Aksi fizik kurallarına terstir zaten! Demek ki yarına su üzerine çıkmış olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wish ile güzel bir öğle yemeği yedik bugün. Kendimize gelmeye karar verdik. Wish kimseye söyleme dedi ama yarına rejime başlıyoruz. Hani söyleyince herkes sorar ya nasıl gidiyor rejim diyE, o nedenle söyleme dedi. Ama siz zaten yapmazsınız öyle bir şey... Bir adımdr rejime başlamak... Belki bebek adımı ama o da bir şeydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo aldım, kendimden hoşnutsuzum. Alışveriş bile yapmak içimden gelmiyor. Hatta sadece kıyafet değil ayakkabı bile almak istemiyorum. Biraz kilo vermek gerçekten iyi gelecek bana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle... Başka pek birşey yok. Boğazımdaki bu yumrudan kurtulunca hayata devam edeceğim ve size söz yine eskisi gibi yazacağım... Eski Renkleri ben de pek özledim ne yalan söyleyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimi kapıyorum, güzel şeyler hayal ediyorum. Çok uzak değil, yeter ki avuçlamak isteyeyim... Hayat ne kadar acı da olsa tatlı taraflarını bulup yaşamalıyız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;I am small and the world is big&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;But I'm not afraid of anything;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-884802492101201148?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/884802492101201148/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=884802492101201148&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/884802492101201148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/884802492101201148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/hayat.html' title='Hayat'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8751462763373850293</id><published>2008-01-15T23:10:00.000-08:00</published><updated>2008-01-15T23:46:40.022-08:00</updated><title type='text'>Kısa kısa</title><content type='html'>* Arkideşlerim, milli piyangonun talihlisi ben değilmişim. Amorti bilem yok. Nasıl olur Şaşırdım!Aman aslında iyi oldu. Haketmediğim, uğruna çalışmadığım bir para kafamı karıştırabilirdi. Ama hayırlı, güzel işler de yapılabilirdi. Umarım kazanan iyi işler yapar, ne oldum delisi olmaz. Üç bileti de biz almadık, hiç almam şans oyunu zaten, inanmam. İkisi bir benzin istasyonu tarafından verilmişti, birini de kayınpederim almış. Bu arada arabada iki adet, yine benzin istasyonlarından verilen kazı kazan var. Beş gündür orada öööle duruyor, karı koca bir kazıyalım demiyoruz. Çok ilgiliyiz anlayacağınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün akşam oğluş doruklardaydı. Uykusu mu başına vurmuş bilmem pek bi hoştu. Bizi kah güldürdü, kah inim inim inletti! Akşam da uyumak bilmedi. Eşimle konuşup gülüyoruz, öyle yüksek sesle de değil, içeriden bağırıyor susun, gülmeyin diye. Takmış durumdaydı. O nedenle bağırıp durdukça bizim daha çok gülesimiz geldi, o da daha çok kızdı. Sonra da bizim sinirimiz bozulmuş olacak ki gülüp durduk ne varsa... Aman Allah ağlatmasın da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün öğlen kızlar ile öğlen yemeğine çıktık. Ne var bunda demeyin. Sevgili arkadaşım Wish ve ben öğlenleri pek çıkmıyoruz. Öğle yemeği adına yediğimiz şey sadece bilgisayar karşısında birşeyler gevelemek. İşte o nedenle arada yemeğe çıkınca çocuk gibi mutlu oluyorum... Aslında hergün yapmak lazım ama iş güç sıkıntı derken insani yaşam koşullarından da uzaklaşmış oluyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Arkadaşım Wishin dün gece gördüğü güzel rüyayı güzel günlerin geleceği ve ikimizin de çok mutlu olacağı şeklinde yorumluyorum. İlk yorum gerçekleşir... Hep iyiye yorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yazın yeni bir dil öğrenmeye karar verdim. Şu an zamanım yok ama yazın olacak inşallah. Hızlandırılmış kurs veya özel ders alabilirsem iyi olacak. Biraz da kendime zaman ayırayım değil mi? Tenis olayını da aksatmayacağım bu yaz söz... Gerçi daha çoook var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Neden bütün arabalar ya beyaz, ya gri! Kırmızı arabalar nerede, sarı taksiler de olmasa! Bu sabah baktım da içim sıkıldı. Hava gri, etraf gri, kıyafetler gri. Ay çok sıkıcı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir aşırı mutlu, bir aşırı hüzünlü olmak dudağımda bir adet uçuk olarak geri döndü! Düşünün üzüntü ve stresin vücuda yaptıklarını. Kendimi kınıyorum! Çok ayıp!!! Oh işte şiş dudak ile dolaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cuma akşamı eşimin iş yerinden arkadaşları ile yemeğe gideceğiz. Evden uzaklaşmayı sevmeyen bünyem çok mutlu değil bu konuda. Oysa değişik olabilir. Kafa kızlar da var aralarında. Belki iyi gelir. Bilmem ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hayatımda bomba bir süprize ihtiyacım var. Tatile, evde dinlenmeye değil ama bundan eminim. Bayram ve yılbaşında evde de duarmadım çünkü. Kendimi biryerlere atasım var. Ne istediğimi bilmiyorum ki. Belki çıksam dışarı, koşsam, yürüsem iyi gelir. Demin Wishe sordum, öğlen dışarı yürüyüşe çıkacağız. Bak bu iyi gelebilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Arkadaşlar deli deli konuştuğuma bakmayın. İyiyim... Yani belki de harekete ihtiyacım var, çok kilo aldım, hareketsizlik, yılgınlık, yer silmemek bana iyi gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptüm sizi sizi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8751462763373850293?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8751462763373850293/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8751462763373850293&amp;isPopup=true' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8751462763373850293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8751462763373850293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/ksa-ksa.html' title='Kısa kısa'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8994855686566346618</id><published>2008-01-14T23:24:00.000-08:00</published><updated>2008-01-14T23:36:38.969-08:00</updated><title type='text'>İşte öyle...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt;* Anneciğimin alçısı alındı neyse ki. Ama tabi elini çok rahat kullanamıyor. Doktor çok zorlama demiş ve bazı hareketler önermiş. Onları düzenli yapıp bir ay sonra kontrole gidecek. Dün beni kızdırdı ama.! Doktor elini zorlama demiş bizimki iş yapıyor! Biraz daha dayan dedim ama dinlemez sanırsam... E kimin annesi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün annem oğluşu aldı, bizi başbaşa bırakma inceliğini gösterdi:) Güzel bir film izledik. Romantik bir şey bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Kanlı manlı bişi idi ama sevdik. Biz de bir hoşuz! Neyse, en azından dünkü mesaim sekizde bitmiş oldu. Ama oğluşun evdeki hareketli varlığını aramadık değil. Hani üzerine saldırılmadan koltukta yatmak, su getir, çocuk için bişi yok mu diye bağıran minik bir adam sesi duymamak, yine mi film izliyorsunuz diyerek kumandaya saldıran biri ile ağız dalaşına girmemek ilginç bir deneyimdi:P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bence milli piyango yılbaşı çekilişinin gizli talihlisi benim. Bugünlerde o kadar uyuşuğum ki üç adet biletime bakmadım bile... E bi bakayım, belki yarın zengin bir hatun olarak yazarım. Kocaman bir parti yaparız, söz... Yalnız 15 gün buralarda süründüğüme çok yanarım boşu boşna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cuma günü yarım günlük iznimi kullanıp boyaya gitsem ne iyi olur. Cumartesi Pazar zor oluyor. Malum dershane, ders, temizlik, yemek derken... Ahhh yazı ne çok özledim. Gözünü sevdiğimin yazı!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8994855686566346618?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8994855686566346618/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8994855686566346618&amp;isPopup=true' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8994855686566346618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8994855686566346618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/ite-yle.html' title='İşte öyle...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5187275183662209711</id><published>2008-01-14T01:21:00.000-08:00</published><updated>2008-01-14T01:37:10.398-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Selam arkadaşlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyiyim, iyiyim merak etmeyin. Tamam, çok iyi değilim, iyileşme yolunda bebek adımları ile ilerliyorum ama haftasonu bol bol güldüm Allha'a şükür. Zaten nasıl geçti anlamadım... Anlatayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma işten erken çıkıp annemin elini göstermeye doktora gittik, bugün açılabileceğini söyledi. Sonra oğluşu dershaneye götürdüm cuma klasiği olaraktan. Sınava girdiler yine, biz de veliler ile konuştuk. Valla iki saat boyunca konuş konuş, iyi geldi. El işi getirenler bile oluyor. Ben kitap götürmüştüm ama konuşma olunca okunmuyor, hani el işi yapıp konuşursun ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zavallı oğluşum geçen hafta beş sınav yaşadı okulda. İkisi cuma günündeydi. Dolayısı ile iki sınav, ertı bir dershane testinden sonra sarhoş insanlardan farksız bir şekilde çıktı dershaneden. Eşimle çok güldük haline. Hele saat on gibi iyice kendinden geçmişti, durduk yere gülmeler, yılışmalar, üstümüze atlamalar filan. Biz de eğlenmiş olduk:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi hep aynı zaten. Dershane olayları. Oğluş VIP sınavına girdi gene. 7 sınav ile haftalık olarak rekor kırdı. Bol bol yemek yaptım. Valla çok iltifat da gördüm. Annem bile çok iltifat etti. Şaşırdım! (bunu Şahika edası ile söyledim ona göre canlandırın gözünüzde...) E eli mahkum, el kırık olunca! Yazık canıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar temizlik filan ama abartmadım inanın. Sadece yemekten sonra sadece mutfak yerini silme gibi masum bir istekle işe koyuldum ve ev ahalisinin şaşkın bakışları altında tüm evi bi su siliverdim. Oh be kendime geldim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle... Daha iyiceyim. Allahım yarın çok daha iyi olayım, hep beraber olalım. Amin deyiverin lütfen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Yağmur Damlacıkımı tebrik ediyorum. Beni en iyi tanıyan bolggerlerden kendisi. Demiş ki, sendeki tatsızlığı anladım, sen her bir yoruma tek tek cevap verirdim, son zamanlarda vermedin. Canım, beni gerçekten tanımışsın. Aramızdan ayrılmanı hiç istemiyorum. İyi dostum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5187275183662209711?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5187275183662209711/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5187275183662209711&amp;isPopup=true' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5187275183662209711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5187275183662209711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/selam-arkadalar.html' title=''/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1606679837712207502</id><published>2008-01-10T23:41:00.000-08:00</published><updated>2008-01-10T23:46:41.890-08:00</updated><title type='text'>Son günlerde...</title><content type='html'>Bugünlerde pek keyifli olmadığımı yazılarımdan hissetmişsinizdir belki... Hepimizin kötü günleri oluyordur mutlaka. Aslında hayatımda kötü giden birşey de yok Allah'a şükür. Şımarıklık işte. Ama belki çok fazla şey birikti küçük küçük ve bunların birikimini yaşıyorum. Oğlanın dersleri, dershanesi, yoğun hayatına benim çok sık dahil olmam, annemin eli, ufak tefek sıkıntılar derken birkaç gündür suratım asıldı. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor. Ne oğluşu ders çalıştırmak, ne yer silmek, ne yemek yapmak, hatta eğilip çizmemin fermuarını çekmek bile zor geliyor. Düşünün artık!!! Blog hayatı da tüm yavaşlığı ile ilerliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşamba akşamı sıkıntım doruğa ulaştı. İşyerinden çıkışta bilgisayarımı kaparken kalbim fena çarpmaya başladı. Sanırım genelde çok düşük olan tansiyonum yükseldi. Aşağıda arabaya binince eşime anlattım ve ağlamaya başladım. O da birşey oldu zannetti. Neyse, sonradan iyileştim ama eve gitmedik. Güzel bir yemek yedik, epey konuştuk. Keyfim yerine geldi. Allah'a şükür şimdi iyiyim. İnşallah da böyle gider. O his berbattı çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonunda yaşam enerjim yeterli olur inşallah da temizlik yaparım. Bir sürü işim de var. Yeter ki enerjim yerinde olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1606679837712207502?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1606679837712207502/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1606679837712207502&amp;isPopup=true' title='29 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1606679837712207502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1606679837712207502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/son-gnlerde.html' title='Son günlerde...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>29</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7917738535690289201</id><published>2008-01-08T01:16:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T01:40:51.648-08:00</updated><title type='text'>Halam...</title><content type='html'>Günler, haftalar, aylar, yıllar ve dolayısı ile hayat o kadar hızlı geçiyor ki! Siz de farkındasınız değil mi? Daha dün küçücük çocuklardık, sonra genç kız olduk ve sonrası o kadar hızla geçti ki... Sanki geçmişte yaşayan Renkler ben değilim de başka birisi gibi. Geçmişi anımsadıkça sanki başkasına ait bir hayatı izliyor gibiyim. Sanki bir film izler gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün gelip yaşlandığımızda anılarımızı da beraberimizde taşıyor olacağız. Aslında her yaş bir başka deneyim ama sona yaklaşmak biraz ürkütücü olacaktır... Bilemiyorum Allah hayırlı yaşlılıklar nasip etsin hepimize. Sağlıklı olalım, kimseye muhtaç olmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep büyük halam aklıma gelir yaşlılık denilince. Aslında babamın üvey halasıydı o. Ama biz halamız gibi severdik. O dönemin İstanbulun'da iyi bir işi olan, ayakları üstüne basan, Nişantaşında çok harika eski taş evlerden birinde oturan, giyime kuşama meraklı, yemeyi seven, gezmeye bayılan, altın aksesuarları çok seven yaşlı bir kadın olaraka anımsıyorum onu. Haftasonları sabahın erken, ama çok erken vaktinde kapımız çalındığında onun İzmit'e bizi ziyarete geldiğini anlardık. Kimbilir kaçta uyanırdı da gelirdi... O dönemde İstanbul ve İzmit kapı komşusu sayılmazdı şimdi olduğu gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gelişinde mutlaka süprizleri olurdu bizim için. Sadece biz çocuklara değil anneme de mutlaka birşeyler getirirdi ve bunlar çoğunlukla takı olurdu. Zaten takmayı çok severdi. Altın kolye, yüzük ve küpeleri kendi tasarlar ve kuyumcusuna yaptırırdı. Çok zarif parçalar olduklarını söyleyemem ama değerliydiler. Biraz kocaman, çoğunluk ile inci ile süslü takılardı ama bunlar ile mutlu olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize geldiği haftasonları annem ile mutfaktan hiç çıkmazlardı. Aslen Kahramanmaraşlı olan halam oraya özel yemekleri anneme öğretir, tarif ederdi. Kendisinin yemek yaptığını hiç görmedim. Hep yanına aldığı ve kızı gibi gördüğü yeğeni yapardı evinde de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi çocuğu hiç olmamıştı halamın. Bir kere evlenmiş ama alkolik ve kumarbaz kocasına bir yıl katlanabilmişti. O kadar güçlü bir karakterdi ki adamı boşayıp çalışmaya ve hayatını tek başına yaşamayı göze almıştı. Zaten onu düşündüğümde aklıma gelen tek kelime "güç" oluyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'a gittiğimizde onda mutlaka kalırdık. Eğer kuzenlerimden Mine (benden bir yaş büyük) de oradaysa keyfine doyulmazdı o ziyaretin. Koskoca evde iki kişi yaşarlardı ve Mine ile boş odalarda oyun oynamak, süslü, çok eski ve antika telefonu kurcalamak, arkadaki çalışma odasına girerek masayı karıştırmak ne zevkli idi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uzun yıllar çalıştı, o kadar yaşlıydı ama çalışmadan duramazdı. Ne yazık ki seksenlerine gelince artık yalnız yaşayamaz oldu. Yeğeni ile de küstüler. Evde tek başına yaşamak istemedi. Sahip olduğu evlerin ikisini kendisine bakması koşulu ile verdiği erkek kardeşi ona kazık atmıştı. O da emekli sandığının Etilerdeki Huzurevine gitti. Epey para ve rüşvet ile, eski güçlü arkadaşları vasıtası ile girebilmişti oraya, yoksa kolay değildi. Evet, huzurevi çok güzeldi, odası tek kişilik, otel konforundaydı. Orada bir sürü arkadaşı olmuştu. Kendinden çok geçnçlere bile baka oydu aslında. Ama sonuçta bir huzurevindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanında anneme büyük iyilik de yapmıştı. Ev alırlarken bileziklerini hemen çıkartıp vermiş mesela. Ama aynı şekilde çok kötülük de yapmış. O nedenle annem biraz kırgınlık da duyuyordu. Ama yine de onu hep evimize aldık, yine eski günlerdeki gibi istediği yemekleri yapılırdı. Annem son günlerinde de hep yanında oldu. Elinden geleni yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son gelişinde bana çok sevdiği inçi küpelerini vermişti. Üzüm salkımı şeklinde, altından da yaprakları olan küpeler... Beni çok farklı tutardı bir sürüyeğeninden. Yine inciden piramit şeklinde bir yüzüğü vardı o takımın. Bir dahaki gelişinde onu vereceğim demişti. Bir dahaki sefer olmadı... Anı olarak küpeleri saklarım. Hiç takmadım, altın da olsa bünyem küpeyi kabul etmiyor çünkü. Ama anlamlıdır hediyesi benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öldüğü akşam çok ağlamıştım. Aslında daha çok sevdiğim aile bireyleri vardı, bir de anneme yaptığı kötülükler için son zamanlarda kızmıştım da ona. Ama orada, bir huzurevinde yalnız ölmesi çok etkilemişti beni. Yine son anında yanında olan annem olmuştu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah hiç birimizi yalnız koymasın, kimseye muhtaç etmesin. Allah halacığımı nur içinde yatırsın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7917738535690289201?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7917738535690289201/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7917738535690289201&amp;isPopup=true' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7917738535690289201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7917738535690289201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/halam.html' title='Halam...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7127979050333199660</id><published>2008-01-06T23:05:00.000-08:00</published><updated>2008-01-06T23:19:44.128-08:00</updated><title type='text'>Tmövbe tövbe, pazartesi pazartesi sinir oldum yine!</title><content type='html'>Günün konusu sabah kahvaltımı ederken belli oldu. Biliyorsunuz epey bir süre haberleri izlememiş, biraz herşeyden uzak kalmaya çalışmış, yani kısaca kötü haberlerden kaçmıştım. Ama hep devekuşu gibi yaşanmaz! Kafamız gömük yaşayamayız. Biz bilmesek de sorunlar hep var ve bir çok insan acı çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bombalama olayı hala beni incitmeye devam ediyor. Hala her kahvaltıda haberleri izlediğimde ağlıyorum. Gencecik bir öğrencinin o yaşta şehit olması,i annesinin konuşmaları acaba hangimizin canını acıtmıyor? Nasıl bu kadar duygusuz ve kör olabiliriz ki? Bu yapanlara insan demek mümkün mü? Ya hayvan demek? Hayvanları aşağılamaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, hayat devam ediyor ama bu acı olaylar kendi adıma konuşayım tüm enerjimi aldı gitti. Ama onların da istediği bu! O nedenle tekrar gücümü toplamalıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah haberlerde izlediğim şey aslında bu kadar kötü değildi ama sinir oldum. Üniversitelerin aynı Amerika'da olduğu gibi paralı olması düşünülüyormuş! Hemen korkup kızmayın canım! Parası olmayanlara 10.000 YTL gibi bir kredi verilecekmiş, öğrenciler de okul bitince ödeyeceklermiş bunu. Aaaa neyse içim rahatladı!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar, eğitim sistemimiz düzeldi, herşey mükemmelleşti, vatandaşların alım gücü yükseldi, herşey har,ka oldu da benim mi haberim yok? Hala aynı ülkede değilmiyiz? Neden paralı olsun ki üniversiteler? Tamam burs veriyorsun diyelim, bu devirde üniversiteyi bitirince hemen iş bulunuyor mu? Bulunsa da hayatını mı kuracak o çocuk, yoksa borçları mı ödeyecek, yoksa askere mi gidecek... Herşey yine aileye kalacak. Aile de zaten o saatte emekli olmaya çalışıyor. Offf... İçim sıkıldı. Karamsar mı bakıyorum olaya, haklı mıyım. Söyleyin Allah aşkına. Hadi bunu anketimizin konusu yapalım... Lütfen katılınız, buraya da yorum yazınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok öptüm, iyi pazartesi sendromları:)))))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7127979050333199660?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7127979050333199660/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7127979050333199660&amp;isPopup=true' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7127979050333199660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7127979050333199660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/tmvbe-tvbe-pazartesi-pazartesi-sinir.html' title='Tmövbe tövbe, pazartesi pazartesi sinir oldum yine!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7930042169690330854</id><published>2008-01-04T01:03:00.000-08:00</published><updated>2008-01-04T01:09:24.173-08:00</updated><title type='text'>Acı...</title><content type='html'>Nasıl bir dünyada yaşadığımızı anlayamıyorum. Bu kadar büyük bir kinin nasıl oluştuğunu, insan canının nasıl bu kadar basite indirgendiğini, Allahın verdiği cana nasıl bu kadar rahatlıkla kıyıldığını, hele çocuklara, o masum insanlara nasıl haince saldırıldığını! Çok üzgünüm. Artık sabrım kalmadı. Ölen iki yavru ve diğer şehitlerimiz için o kadar üzgünüm ki ne desem, ne yazsam boş! Yeter artık! Buna bir son verilsin artık! Allah yavrularımıza rahmet eylesin. Nur içinde yatsınlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahım, ülkemizi koru ne olur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7930042169690330854?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7930042169690330854/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7930042169690330854&amp;isPopup=true' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7930042169690330854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7930042169690330854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/ac.html' title='Acı...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-265396702659888430</id><published>2008-01-02T23:17:00.000-08:00</published><updated>2008-01-02T23:27:17.738-08:00</updated><title type='text'>Sizin dörtgeniniz ne?</title><content type='html'>Bu performans ödevleri beni öldürecek arkadaşlar! Hocalar anlaşmış gibi aynı zamanda bir sürü ödev veriyor. Ödev verildiği zaman bana söylemeyip son gün bana haber veren ve akşamlarımı ödev hazırlamaya yardım etmek ile geçirmemi sağlıyan oğluşuma burada sevgilerimi yolluyorum! Dün yine annem beş gib,i arayıp müjdeli haberi verdi, bir de araştırma konusunu söyledi. Biz yazıları bulduk internetten, sen de resim çıktısı al dedi. Bizde printer yok da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani anlayacağınız güzel ve eğlenceli bir akşam geçirdik. Aşkımı da otuırttum masaya, grafik çizdirdim. Herkes birşeylerin ucundan tuttu. Ama benim çok içime sinmedi. Oğluş yeter iyi diyor. Bendeki mükemmeliyetçiliğin zerresi yok oğluşta... Neresi iyi diyorum ağlıyor. Off... Neyse bakalım ne olacak.İki akşam önce de Türkçe yazısını yazdı uyuklaya uyuklaya. Bir gece önce geç yatınca ve sabah erken kalkınca hortlak gibi olmuştu. Yığıldığı yerde uyuyordu. Bir de o kadar ödev vermişler ki. Yazı geç vakite kalınca zor oldu tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle. Cumartesi akşamı arkadaşlar ile epeyce kalabalık biryerlere gideceğiz. Benim için değişiklik olacak. Ne zamandır iş-ev-okul-dershane dörtgeninde mutlu mesut yaşıyordum:) Ya sizin dörtgeniniz, üçgenini, beşgeniniz nedir? Aman Allah sağlık versin de... Son zamanlarda sağlıktan ve aileden başka hiçbirşeyin aslında önemli olmadığını düşünüyorum. Aslında hep böyle düşünmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu boyaya da gitmeliyim. Eve de iyi bir temizlik lazım. Hiç birşeye zaman bulamıyorum. Annemin de evi bir bakım gerektirir şimdi. Gerçi o dayanamaz tek kolla kalkar temizlik filan yapmaya kalkışır. Duramaz ki yerinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptüm sizi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-265396702659888430?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/265396702659888430/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=265396702659888430&amp;isPopup=true' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/265396702659888430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/265396702659888430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/sizin-drtgeniniz-ne.html' title='Sizin dörtgeniniz ne?'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-977274953339391131</id><published>2008-01-01T22:54:00.000-08:00</published><updated>2008-01-01T23:08:34.911-08:00</updated><title type='text'>Güzel bir 2008 dileği ile ilk yazım.</title><content type='html'>Sevgili arkadaşlarım, hepinize teşekkür ederim. Geçmiş olsun dilekleriniz ve yeni yıl kutlamalarınız için... Anneme de ilettim, çok teşekkür etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam yeni yıl arifesinde oldu bir talihsizlik. Ama Allah'a şükür kötü bir kırık değilmiş. Yine de hafif ağrı yaptı tabi. Bir de 15 gün alçıda duracak olması sıktı annemi. Onun gibi yerinde duramayan bir kadın için büyük ızdırap. Dün zorla bizde kalmaya razı ettim. Bir de inatçı! O hali ile kalkıp tek kolla birşeyler yapmaya çalışıyor. E kadın bir dinlen, bir otur artık dedim. Ama dinler mi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar akşamı dolma sarmaya bana yardım etmeye gelirken sitelerin arasında bir çukura basıp düşmüş. Bu çukur neredeyse bir aydır vardı. Aslında baskı yapıp kapattırmak lazımdı , genelde de bunu yaparım ama işte benim de basiretim bazen bağlanır. Bu olaydan sonra site yönetimi ile biraz sert konuştuk. Tabi bir sürü özürler, telefonlar... Aylardır bozuk olan yol hemen bir günde yapıldı. Demek ki olabiliyormuş. Üstelik bu yer tam kapalı otopark girişinin hemen yanı, güvenlikçilerin ve giren öıkanın her an gördüğü bir yer. İlla bir olay mı olması gerekiyor! Bizdeki bu mantalite bitmeden hiçbirşeyin düzelmeyeceğine iyice inandım artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıl akşamı çok özel bir akşam olmadı benim için. Zaten herhangi bir günden çok farklı bakmam. Sadece aile ile beraber olabilmek için bahane işte. Güzel bir sofrada kalabalık bir yemek, çocukları eğlendirmek için hazırladığım hediye çekilişlerinin yapılması, hediye tartışmasına giren çocuklar, onları oyalamak için oynanan ve her seferinde birinin mızıkçılık ağlayışı ile son bulan oyunlar, çekilen bir iki foto, milli piyango bana çıkarsa hayallaeri gibi klasikler ile geçirdik yine bu geceyi de. Gece epey geç evimize dndük. Oğlum kendini zor attı yatağa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle... Sizler neler yaptınız?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-977274953339391131?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/977274953339391131/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=977274953339391131&amp;isPopup=true' title='22 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/977274953339391131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/977274953339391131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2008/01/gzel-bir-2008-dilei-ile-ilk-yazm.html' title='Güzel bir 2008 dileği ile ilk yazım.'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-2606897213508041434</id><published>2007-12-31T02:32:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T02:35:48.352-08:00</updated><title type='text'>İyi yıllar</title><content type='html'>pArkadaşlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizin yeni yılını kutluyorum. En kötü yılımız 2007 gibi olsun. Tüm mutluluklar, başarılar, sağlıklı günler bizim olsun inşallah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yazamayacağım çünkü annciğim elini kırdı. Dün düşmüştü. Birşey yok gibi görülüyordu ama sabah eli şişti ve mosmor oldu. Bu sabah hastaneye gittik, kırılmış. O kadar da ağrı olmadı, nasıl durud anlamadım. Allah'a şükür başka birşeyi yok. Apartman çıkışında çukur oluşmuş, O da görmemiş. Allah daha kötüsünü vermesin. Canım yaaa... Çok üzüldük...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-2606897213508041434?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/2606897213508041434/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=2606897213508041434&amp;isPopup=true' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2606897213508041434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2606897213508041434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/iyi-yllar.html' title='İyi yıllar'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7672623670836504146</id><published>2007-12-27T00:41:00.000-08:00</published><updated>2007-12-27T00:48:53.142-08:00</updated><title type='text'>Ah şu erkekler!</title><content type='html'>Çoğunuzun bloğuna uğrayamadığımı biliyorum. Gerçekten yoğun ve yorgunum. Günde ancak bir iki yere bakabiliyorum, yorumlara bile cevap veremiyorum ama bakmaya başlayacağım artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü postuma göre herkes körü körüne güven olmaz diyor. Bence de öyle. Ama çok da paranoya etmemek lazım. Yoksa hayat zindan oluyor. Dün evde oğluşa durumlar nasıl gidiyor diye sormadım ama herşey yolunda gibiydi. Hatta beni beyinsel olarak takla attıran birşeyler söyledi ve ahhh şu arkekler diye kızdım: Efenim bizim ufaklık çalışmaya başlayan internet nedeni ile dün MSN e girip eski okulundan en iyi arkadaşı ile konuşmuş. Çocuk buna eski kız arkadaşını götürdüğünü söylemiş!!!! Ama çocuk onu sevmiyormuş. Hem şaşırıp hem de kızdım. E sen kıskanmadın mı peki dedim. Yooo, nasıl olsa G. ve D. var dedi! D. de dershanedeki gözdesi. Annesi ile iyi anlaşıyoruz. Kız da çok güzel bence de. Bizimki de ilk görüşte tutuldu ama daha konuşmadılar. Sanırım bakışma devresindeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dallas dizisindeki tiplere benzer bir hayat süren oğluşuma bir iki laf söyledim tabi. Ne olursa olsun hemcinslerimizi korumalıyız. Gelin de olsa insanlar:-P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin de böyle diyaloglarınız oluyor mu çocuklar ile? Kızlar ne alemdeler? Aşka hayatları karışık mı? Nedir bu ya?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7672623670836504146?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7672623670836504146/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7672623670836504146&amp;isPopup=true' title='20 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7672623670836504146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7672623670836504146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/ah-u-erkekler.html' title='Ah şu erkekler!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6411016186995665032</id><published>2007-12-26T00:47:00.000-08:00</published><updated>2007-12-26T00:56:29.843-08:00</updated><title type='text'>Aşk güvenmek midir?</title><content type='html'>Oğluşun bir kız arkadaşı var. Aynı sınıftalar ve birbirlerinden yazdan beri hoşlanıyorlar. Yaz günleri hep dışarıda beraberlerdi ama oturup başbaşa konuşmuşlukları yokturç. Ortak bir kız arkadaşları var, aralarını da yapan O (Tanrım neler anlatıyorum, zamane çocukları bunlar) . Tüm duygularını da kız vasıtası ile karşısındakine anlatıyorlardı. Okul başlayınca okul dönüşü konuşmaya başlladılar ama bizim kız biraz çekingen. Çok da hassas... En ufak birşeyde ağlıyor (ne kaynanayım be)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, bizim oğlanın eski okulunda bir kız arkadaşı vardı. Kıza da pek zilliydi ve bu hanım kızımıza göre daha rahattı. Bizim oğlan da durmadan onunla karşılaştırıyor. Buna kızıyorum. Hem çekingenliği, her şeye atlamaması daha iyi. Tabi oğluş bazen beni şok ediyor. Mesela diyor ki, ne güzel N. ile öpüşüyorduk, G. ise konuşmuyor bile!!! Nasıl yani derken, bir gün sıranın altında yanak yanağa öpüşmüşler. Tövbe tövbe! Bu da iki sene önce oluyor. E oğlum, saçmalama siz daha bebesiniz diyince de kızıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse anlatacağım bu değil... Bu ikisinin ortak kız arkadaşlarına bizim oğlan eski aşkını anlatmış nedense. Şu sıralar da araları bozulmuş. Kız da gidip G. ye B. eski kız arkadaşını hala seviyor, deftere onun adını yazarken gördüm demiş. Bizim hanım kızımız da ağlamış ve naza çekmiş kendini. Oğluş çok üzgündü. Ben artık onunla konuşmam, O bana güvenmedi dedi durdu. Güvenilmemesi 12 yaşındaki bir erkeği bile ne kadar üzüyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi de kuru kuruya güven olur mu? Yopksa sevdiğimize körü körüne güvenmelimiyiz? Erkekler neden hep güvenilsin isterler? Neden en ufak şeyde zeytinyağ gibi üste çıkarak bunu öne sürer ve kullanırlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün sorusu size?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6411016186995665032?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6411016186995665032/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6411016186995665032&amp;isPopup=true' title='25 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6411016186995665032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6411016186995665032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/ak-gvenmek-midir.html' title='Aşk güvenmek midir?'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-4186814037403835347</id><published>2007-12-25T01:08:00.000-08:00</published><updated>2007-12-25T01:20:32.992-08:00</updated><title type='text'>Ebe- sobe, hadi kızlar doğru klavyeye....</title><content type='html'>Soficiğim sapolsun beni sobelemiş. Hem de çok anlamlı bir konuda. İşte "Hayatımı Anlamlı Kılan 7 şey":&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) OĞLUM: Allah onu benden ayırmasın, güzel, başarılı, sağlıklı bir hayatı olsun. O benim hayatıma nasıl bir anlam kattı bunu anlatmam mümkün değil ki! Ama emin,m hepiniz zaten anlıyorsunuzdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) AŞKIM: Gerçek bir aşk bence bitmez. Her iki taraf da saygı ve sevgiyi kaybetmediği sürece tabi... Belki şekil değiştirir ama oradadır. Aşkımı, yani eşimi çok seviyorum. Allah bizi ayırmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) AİLEM: Çok kalabalık bir ailem olmadığı halde seviyorum aile ilişkilerini... Annemi, ağabeyimi, dayımı, teyzemi ve kuzenlerimi... Ne kadar çok sık görmesem de hayatımda hep yerleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) İŞİM: Aslında aramızda hastalıklı bir aşk ilişkisi var işimle. Ne ayrı, ne de birarada olabiliyoruz. Şaka şaka, genelde seviyorum. Bazen bunaldığım oluyor. Beni yoran ve üzen işin yoğunluğu değil, iş hayatındaki oyunlar. Bunun dışında sorun yok Allah'a şükür. Allah işsiz bırakmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) EVİM: "Home sweet home" O yaaa! Sığınağım benim o... Evimde oturup sevdiklerimle sohbet etmek hayatımın en tatlı anlamları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) YEMEK YEMEK: Ama kalanbalık bir sofrada, sevdiklerimle beraber... Özenle kurulmuş şık bir masa, güzel yiyecekler, tatlı bir sohbet ve çocuk sesleri... Kim hayır diyebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7) GEZMEK, GÖRMEK, ÖĞRENMEK: Şu an bunu çok sık yapamıyor olabilirim. Ama yeni yerler görmek, yeni bilgiler öğrenmek çok güzel. Kitap okumak da aslında bu maddenin bir parçası. Her an kendimi geliştirmek isterim aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyleeeee... Ben deeee, Muhabet Çiçeğini, yazabildiği zaman Yağmur Damlacıkımı, Lezzet Aşkı Handeyi sobeliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-4186814037403835347?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/4186814037403835347/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=4186814037403835347&amp;isPopup=true' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4186814037403835347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4186814037403835347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/ebe-sobe-hadi-kzlar-doru-klavyeye.html' title='Ebe- sobe, hadi kızlar doğru klavyeye....'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8915517348828044004</id><published>2007-12-24T00:36:00.000-08:00</published><updated>2007-12-24T00:55:14.748-08:00</updated><title type='text'>Bayram ve saati şaşan akişam yemekleri...</title><content type='html'>Selam arkadaşlar... Upuzun bir tatil döneminden sonra yine kürkçü dükkanımızdayız. Valla tatil uzun sürdü bana. Zaman, saat filan geçmedi. Dupdurgundu nedense... Kötü değil tabi. Bol bol dinlendim. Cidden!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşamba günü evdeydim ya, temizlik yaptım. Öyle kendimi hırpalamadan ama. Hatta sabah oryantal dersi veren bir kanalla beraber dans bilem ettim. O sıra annem uğradı bir kahve içtik. Oğluş okuldan gelip aynı apartmandan bir arkadaşına gitti. Ben de eymek hazırladım. Eşim saat üç gibi geldi. Sonra hava karardı, yemek yedik. Ben akşam yemeği yediğimizi sanıyordum. Zira saati saat 6-7 olmuş farzederek. Sonra yemek olayı bitip mutfağı temizleyince, çayı da koyup oturunca saate bakmak geldi içimden. Bir de baktım ki saat daha beş! Millet de ses çıkartmıyor, acıkmışlar yiyorlar:-) Neyse, geç vakitte mısır patlattık, film eşiliğinde iyi gitti. Gece yemeği yemedik artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi günü hep dışarıdaydık. Büyüklerimize gittik. Annemi de almıştık ve erken çıkmıştık o nedenle anneme bile uğramadan diğer ziyaretlere gittik. Öğlen dayımlara gittik. Dayım ailenin en büyüğü... Allah sağlık versin canıma. Oğulları alt katta oturuyor, onlar bekliyorlarmış, oraya indik. Gelinimiz o kadar güzel yemek yapar ki. Döktürmüş yüne. Kısırını çok severiz o nedenle her gidişimizde mutlaka yapar. Bloglara o da giriyor. Özellikle de yemek bloglarına. Hatta bir tarifi denemiş, çopk güzeldi. Ona hep söylüyorum blog aç diye. Ama oğulları şu an 14 yaşında ve tam bir internet hastası. Bundan vazgeçiremiyorlar! Ondan vakit olmuyor ki diye dert yandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra akşama da anne- babamızı ziyaret ettik. Kalabalık güzel bir sofra bizi bekliyordu. Büyük oğluş da geldi, onu da görmüş olduk ne güzel. Tanrım annem de yine döktürmüştü. Tatlı olarak da kaymaklı ekmek kadayıfı yapmıştı. Ne lezzetti o! O akşam oğluşun boğaz ağrısı başladı! Limon suyu filan verdim. Keyfi yoktu. Annem de kalkalım diye tutturdu! Biz de kalktık. Büyük oğluşu eve bırakıp dönerken annem sık nefes almaya başladı. Ne oldu diyorum, bişi yok diyor. Meğersem çok yemekten miğdesi kötü olmuş, pantalononon belini açınca rahatladı. O nedenle erken kalkalım demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim de o gece miğdesinden rahatsız oldu. Oysa ben daha çok yemiştim! Tabi o kadar çok ve karıştrarak yedik ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü tüm gün evde durmak sıktı aslında. Ama dışarı çıkasımız da yoktu. Oğluşun İngilizce dönem ödevi vardı. İki kişi olarak hazırlayacaklardı. Arkadaşını eve çağırdık, onlara yardımcı oldum. Neyse o işe aradan çıktı. Akşam annem davet etmişti. Ağabeyim de geldi. Ben yemeği düşünmedim, yemek yedik evde. Oysa annem yemeğe çağırmış! Nesye ki yine erken yemiştik. O nedenle geç vakit annemde de atıştırdık birşeyler. O da döktürmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi oğluş annem ile dayısına gidince biz edi ile büdü kaldık başbaşa. Valla ne yapacağımızı şaşırdık. Ev bir sessiz, bir durgun. Çıkalım bari dedik. Hava da ne güneşliydi. Florya sahile gidip yürüyüş yaptık. Sahil yolu o kadar güzeldi ki. Deniz de öyle. Sonra güzel bir yemek yedik ki onu da akşam yemeği saydık sonradan. Oysaki saat dört filandı! Gece bir romantik, bir gerilim filmi izledik. Eşim kestane pişirdi ki nefis oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü ise oğluş ile ilgilenme, biraz ders (e ödev vermişler), yemek, temizlik derken bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzeldi işte...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8915517348828044004?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8915517348828044004/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8915517348828044004&amp;isPopup=true' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8915517348828044004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8915517348828044004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/bayram-ve-saati-aan-akiam-yemekleri.html' title='Bayram ve saati şaşan akişam yemekleri...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-326815793376142093</id><published>2007-12-18T07:37:00.000-08:00</published><updated>2007-12-18T07:41:26.954-08:00</updated><title type='text'>Kurban Bayramınız hayırlı olsun...</title><content type='html'>Bugün yoğunluktan hiç bloğumla ilgilenemedim:-( Yarın şirketimiz tüm gün tatil. Allah'a şükür diyorum çünkü temizlik için epey vaktim olacak. Yarın evden size bakamam büyük ihtimalle. Zaten yavaç işleyen internet tamamen gitti ve aptal site yöneticileri bir ay kadar olamayacak diyorlar. Saçma işte! Kavga edip rahatlamak isterdim ama yapmayacağım. Salon kadını çizgimi kaybedemem. Aaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizlere güzel bir bayram diliyorum. Ço güzel bir bayram ve tatil geçirelim kızlar. Bomba gibi geri dönelim. Amaaaaaa tatlıyı çukulatayı çok kaçırmayalım. Diyorum ama ne yapacağım ben bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurban Bayramınız hayırlı olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-326815793376142093?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/326815793376142093/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=326815793376142093&amp;isPopup=true' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/326815793376142093'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/326815793376142093'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/kurban-bayramnz-hayrl-olsun.html' title='Kurban Bayramınız hayırlı olsun...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1644657601812376807</id><published>2007-12-16T23:16:00.000-08:00</published><updated>2007-12-16T23:44:28.017-08:00</updated><title type='text'>Başım döndü ama!</title><content type='html'>Bu haftaya pazartesi sendromu ile başlamadığımı itiref etmeliyim. Sanırım hepiniz öylesiniz... Bu hafta yarım çalışacağız çünkü. Geçekten bu bana bir mutluluk ve sabır veriyor. Üstelik dershane de yok. Bu benim için çok iyi. Sana ne ki, çocuk sevinsin demeyin. Çocuğu dershaneye götür, getir, hocası ile görüş, veli seminerine git. Üç gündür dershaneden çıkmadım gibi birşey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle anlatayım, hem de haftasonundan özet geçmiş olurum: Cuma günü evde izinliydim biliyorsunuz. Sabah erkenden aşkımı ve oğluşumu uğurlayıp işe koyuldum. Tam fırın sütlacı fırına koymuştum ve elektrik süpürgesi ile salon ve mutfak harici süpürdüm ki elektrikler gitti. Ben de süpürdüğüm yereri sildim ve banyo mutfağı temizledim. Oğluş okuldan geldiğinde hala ışıklar kesikti. Sütlaç mahvoldu zaten. Salon ve mutfağı süpürme ve silme işini ertesi güne bıraktım. Zira oğluşun dershane deneme sınavı vardı. Koştur koştur gittik. Dualar eşiliğinde onu bekledim yine. Aslında eve dönebilirdim ama oğluş orada beklememi uğur sayıyor. Sanırım bir nevi güç veriyor. Aslında ben de oturmuş oluyorum. Hem de veliler ile iki satır konuşuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veliler arasında OKS anneleri dizisindeki velilerin tipinde bir kadın vardı. Kızı geçen sınavda dershane beşincisi olmuş, bu kızına kızıyor puanı çok düşük, ben ona o kadar yanlış yapma dedim diye. Oradaki herkesin çocuğu daha düşük puan almış ama kimse öyle demiyor. Kızının odasında resim hatta fotograf bile tutmuyormuş dikkati dağılmasın diye. Evde kız çalışırken televizyonlar kapatılıyormuş, çıt çıkmıyormuş. Bunu yapan birkaç veli daha vardı. Ben doğru bulmuyorum. Hayat ona endeksli olamaz ki! Zaten kendi odası var Allah'a şükür.Neyse hanıma insanlar biraz tepki bile gösterdi bu kadar boğmayın çocuğu diye... O ara biraz gürültü yapmışız hocalardan biri bizi azarladı, çocuklar sınavda diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi de koşturma ile geçti. Oğluşu götür, getir... Bir kolejin burs sınavına götürdüler dershane olarak. Ne zaman gelecekleri belli değil! Neyse ki oğlana cep telefonu vermiştim, çıkınca biz yoldayız diye aradı. Tam o sıra pirinci haşlamışım bırakıp çıktım aldım geldim. Akşam eşim süpriz yaparak bizi yemeğe götürdü. Annemi de aldık. Aslında arkadaşlardan bir çift de gelecekti ama çocukları hastalanmıştı sabahtan. Yemekten sonra pastam da orada beni bekliyordu. Kutladık işte:-) Yaşlandık bir yaş daha. Ağabeyim de beni aramış, aman sakın panik yapma diyor. Niye dedim, e yaşlanıyorsun dedi. Haydaaa, ben çok memnunum yaşımdan sen kendine bak dedim:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar daha da beterdi. Veli semineri vardı. Seminer bitince oğlanı almaya sınıfa gittim, VIP sınavı var ona gidiyorum dedi panik içinde. Ben de o arada kuaföre gidip fön çektirdim. Dershaneye gittiğimde hala çıkmamışlardı. Eşim de geldi. Biraz müdfür bey ile konuştuk. Adam puanları için düşük diyor. İyi de en yüksek alanın notu ile arasında çok puan farkı yok. O zaman kimse çok iyi bir yer kazanamayacak dedim. Adam nedense ne demek istediğimi anlamadı veya anlamazlıktan geldiç. Neyse, o sıra oğluş sınavdan çıkmış, sınav sorularını arkadaşları ile kontrol ediyordu. Allahım anlatırken bile başım döndü. Allahtan oğluş sınav olayını seviyor. Yani ders yapmaktansa sınava girsin! İyi de öğrenmeden de olmazki sınav mınav!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün saat 10 gibi mesaim bitti, uzandım. Evin gürültüsü ancak o sıra kesildi. Bi soluklandım uyuyana dek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1644657601812376807?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1644657601812376807/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1644657601812376807&amp;isPopup=true' title='25 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1644657601812376807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1644657601812376807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/bam-dnd-ama.html' title='Başım döndü ama!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1520123372553261901</id><published>2007-12-12T23:11:00.000-08:00</published><updated>2007-12-12T23:45:11.878-08:00</updated><title type='text'>Faltaşı gibi açılmış gözler!!!</title><content type='html'>* Dün resim ödevim vardı. Karakalem göz, burun dudak çizim çalışması. Silgi de yassah! Yaaa bize yazık ama daha 6. sınıftayız. Ressam mı olacağız. Aaa, pardon 6. sınıfta olan ben değildim, oğluştu ama resmi yapan ben oldum. Olay şöle gelişti. Annem gündüzden arayoıp güzel haberi verdi. "Akşam resim ödevi yapılacak: Konu göz, kulak burun çizimi, malzeme kara kalem. Biz beceremedik, hem test çözeceğiz." Iyk, hiç sevmediğim şey karakalem çalışmak! Renkleri severim ben. Çizsem bile birazdan yapacağım boyanın narına katlanırım. Sonunda renkler ile oynayabileceğim güzel bir sonuç çıkacaktır çünkü. Bir de insan çizmeyi sevmem. Doğayı severim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse eve geldim, annemin neden beni aradığını anladım. Zira oğluş biraz çizmeyi denemiş. Aman Allahım o gözlerin ihtişamı da ne! Her bir göz koca koca, yuvarlak yuvarlak bana bakıyor. Hani Japon korku filmleri var ya. Hani Garez filan. Orada Japon kızlarının korkudan faltaşı gibi açılmış gözleri gibi çizmiş veledim... Öööle koca koca bakıyorlar gözler deli deli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burunlar başka bir olay! Hani Osmanlı padişahlarında bile o ihtişam ve büyüklük yoktur! Tabi bu ne hal demedik çocuğa... O dersi verenler utansın dedik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse akşam Avrupa Yakasını izlerkene oturduk oğluş ile çizdik birşeyler. Ona nasıl çizileceğini de anlattım. O sıra aşkım da geldi. Bi yandan göz, burun çizdi ağzımız açık kaldı. Ne yetenekliymiş aşkım benim ya... İyi de bu oğluş kime çekti acep?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün dinlediğim bir haber tam traji komikti. Asdlında komik filan da değildi acıydı ama ancak fıkra veya adi komedi filmlerinde rastlanacak türdendi. Şimdi adamcağız trafik kazası geçiriyor, ambülans şans eseri geliyor, ama gelmez olaydı denebilecek bişi oluyor. Ambülansın kapılarından birini tam kapatmamışlar, hareket edince de adamcağız sedye ile dışarı firlıyor. Çevredekiler tepki gösteriyor... Sağlam adamı sakatladınız diye. Bu kadarla da bitmiyor, bu sefer adamı ambulansa alıp bağlıyorlar ama kaza geçiren diğer adamı da almak için bekletiyorlar. Çevredekiler artık isyan ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyorsunuz? Bu kadarı da olmaz mı, yoksa adam ambulans bulduğuna şükretsin mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 4 yıl sonra tüm buzullar eriyecekmiş. Son yılda meydana gelen erimeye göre daha önce taelaffuz edilen 40 yıl sonra eriyecek fikri çürütülmüş ve ortaya daha vahim bir sonuç çıkmış. Yani bir 50 yıl sonrayı düşünemiyorum. Orada yaşıyan kutup ayılarını gösteriyor, onların zavallı halini... Ama asıl zavallı duruma düşecek olan insanoğlunu düşünün asıl! Bu dünyayı da mahvettik ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yarın inşallah evimdeyim. Biraz evle ilgilenmeliyim. Dershane sınavı var, oğluşu götüreceğim akşamüstü. Veliler ile bir iki çift laf etmek iyi olur. Belki sabah komşuya giderim kahveye... Kulağa hoş geliyor. Cumartesi de ayakkabı alışverişimiz var. Kilo aldığım için çizme denemeyi pek düşünmüyorum. Şimdi kapanmaz, sinir olurum filan. Kapalı, çok da yüksek olmayan kahverengi bir ayakkabı düşünüyorum. Ayy, çok mu klasik oldum ne... Ama ihtiyacım var işte. Oğluşun bir kolejde deneme sınavı var. Dershane götürecekmiş. Bu da bize bir iki saat sağlar:-) Pazar ise klasik bir gün olarak tarihte yerini bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün güzelce bir haber de aldım. Arife günü tümüyle izinliyiz. Çok sevindim. İlk defa böyle bir durum oluyor. Temizlik için koca bir günüm olacak. Ay düşündüğüm ve sevindiğim şeye bak... Yarım gün yarım gündür ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Heeeyyy, unutmadan, cumartesi günü yaşgünüm. Tebrikelri şimdiden kabul edebilirim:-P Ay çok şımarığım. Asıl şımarıklığı Cumartesi eşime yapmayı planlıyorum:-D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öpüyorum... Yarın yazmazsam merak etmeyin. Çünkü evde evcilik oynuyor olacağım:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1520123372553261901?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1520123372553261901/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1520123372553261901&amp;isPopup=true' title='27 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1520123372553261901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1520123372553261901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/falta-gibi-alm-gzler.html' title='Faltaşı gibi açılmış gözler!!!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1963600608747446389</id><published>2007-12-11T23:07:00.000-08:00</published><updated>2007-12-11T23:09:35.122-08:00</updated><title type='text'>Gece ve Karanlık ikilisi üzerine...</title><content type='html'>Heyooo! Yine sobelenmişim. Bu sıralar ebe sobe dönemim ne güzel. Semra öğretmenimiz sobelemiş beni. Demiş ki “Gece, karanlık nedir senin için?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlığı, geceyi sevenler de vardır elbet ama benim içimi sıkar. Allah kimseyi karanlıkta bırakmasın derim. Evimde, yuvamda, ailem ile berabersem huzurda hissederim kendimi. Ama gece vakti dışarıda olmayı sevmem. Bu nedenle eşimle gece gezmelerimiz, gece eğlencelerimiz yoktur bizim. Yani çok enderdir ve kısa sürer. Zaten evimden uzakta kendimi rahat hissetmediğim için gittiğim yerde rahat durmam, hemen kalkmak isterim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık ve gece bana çocukluğumu da anımsatır. Tek başına odamda yatmak zorunda olduğum geceleri. Ağabeyim ile hiç aynı odada kalmadık, hep ayrı odalarımız oldu. Bu da yalnızlık demekti. Gece o günlerde karanlık odada dışarıda rüzgar ile oynaşan  kavak ağaçlarının ışıklar arasından süzülen gölgesi demekti… Onlar ile ilgili kurulan kork lu senaryolar demek idi… Karanlık korkutucuydu ve yalnızlığımı yüzüme vururdu. Uykusuz dakikalar demekti. Tabi çocuktum, hemen uyurdum ama uykuya dalmadan önce huzursuzlaştırırdı işte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece, üniversitede okurken çalışma saatlerimdi. Projeler çizip dururdum ve gecenin sessizliğini dinlerdim. Hiç fark ettiniz mi? Gecenin garip bir sessizliği vardır. Kendi çapında bir sestir aslında o… Yine yalnızlığını anlatır. Herkes uyurken sen oturmak ve çizmek zorundasındır. Dışarı baktığında bir iki açık ışık görürsen sevinirsin çünkü senin gibi uyanık insanlar da vardır dünyada… Aslında o kadar da yalnız değilsindir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece oğluşumun bebekliğinde uykuya tutunmak için ölüp bittiğim ama uyuyamadığım anları yaşatmıştır bana… Bebeciğimle baş başa uykusuz anlarımızı, kah ağlayan, kah gecenin bir yarısı olmasına rağmen kahkahalar ile gülen bebeğimi anımsatır. Ninnileri, gece oyunlarını, bazen de uykusuzluktan görülen halüsilasyonları (valla görüyordum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala içeri tek başıma gidip dönerken eğer koridor karanlıksa ürker ve hatta koşa koşa salona giderim. Eşim bu hatun deli midir nedir demiştir mutlaka beni peşimden atlı kovalıyor gibi koşar görürken :-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceler ve karanlık… Çok da sempatik değil. Ama yaşamın parçası işte… Allah yüreğimizi karartmasın, önemli olan o…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben deee, Mutlucuğumu, Kakaolucuğumu ve Fikrimin incecik gülünü sobeliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1963600608747446389?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1963600608747446389/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1963600608747446389&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1963600608747446389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1963600608747446389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/gece-ve-karanlk-ikilisi-zerine.html' title='Gece ve Karanlık ikilisi üzerine...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5740000702213246204</id><published>2007-12-10T22:51:00.001-08:00</published><updated>2007-12-10T23:18:09.853-08:00</updated><title type='text'>Elim sende...</title><content type='html'>Dün OKS anneleri dizisini izledim. Oğluş da izledi. Aman Allahım ne idi o! Kızlar valla ben o kadar sapıtmadım (henüz:-P) Tamam, ben de oğluşu sınavlarda bekliyorum, veliler arasında sınav dialogları geçiyor ama o şekilde bir sapıtmışlık, kendini bilmezlik yok. Evet bazı anneler sizin çocuklarınızı da yakın tyakibe alıyor. İsim öğrenip listeden sizin çocuğunuzun notuna bakmalar filan... Ama ben böyle yapmıyorum. İstiyorum ki her çocuk başarılı olsun, üzülmesin, güzel okullar kazansın. Bu mümkün değil tabi ama en azından hakeden kazansın. Evet bazı veliler sizin başarınızı kıskanıp başarısızlığınızdan mutlu olabiliyor. EQ sü yüksek biri olarak bunları farketmiyor değilim ama henüz o dizi standardına çıkmış değiliz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizide iki yere güldüm. Biri çocuğun anneannesi gelip günlerdir ders ve sınav nedeni ile yemek yapılmamış eve yemek yapıyor. Anne ne gerek vardı yapması bir saat, yemesi bir saat diyor. Çocuk yemek de yemesin yani! Bir de baba yatakta anneye sarılıyor, anne, dur, sınavdan sonra diyor. Çüşşş artık. O damı ona endekslendi afedersiniz ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin ilginç tarafı şuydu. Bunu oğluş ile izledik, kah kendimizi gördük, kah dalga geçtik. Sonra oğluş kalktı, canım test çözmeyi çekti dedi ve bi test yaptı. Çok sevindim ve "şaşırdım!" Test çözen çocukları görüp canı çeken tek çocuk benimki herhalde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fen sınavına Allah'a şükür kendi çalışmış, ben gelince sorular sordum, iyiydi maşallah. Biz de kısa kestik çalışmayı. Bakl dedim, sen iyi çalışınca akşam dizi izlemeye zaman bulabiliyoruz, test bile çözdün! zaten test ile çok dersi yok Allahtan, anlatım dersi çalışmayı sevmiyor. Tüm sorunumuz bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de diziyi izleyip "aaaa, ne korkunç, ne diye dershaneye yolluyorlar, ne diye bu kadar önem veriyorlar" diye ayıplayan arkadaşlara şunu söylemek istiyorum: "Bekara kadın (afedersiniz ayıbını yazmayayım) boşatmak kolaydır. Daha iyi deyimler de bulunabilir... Hatta bundan test sorusu bile yapılır. Aşağıdakilerden hangisi konuya uygun düşen deyimdir diye. Diyeceğim şu ki: Hiç birşey uzaktan görüldüğü gibi değil. Bir gün başınıza gelirse görürsünüz... Ay ne ayıp, ben bunu yapmam dediğiniz şeyleri paşa paşa yaparsınız. Belki abartılı değil ama o sürece girersiniz. Bazıları benim ders çalıştırmamı iyi niyetle de olsa eleştiriyor. Ben de taraftar değilim. Ama anlatım derslerini sevmeyen ve bunu çalışmayı reddeden bir çocuğunuz olunca başınıza şapka geçirip oturuyorsunuz derse. Bazılarının çocuğu matematikten çakmıyor olabilir. Otur çalış demek olmuyor ne yazık ki... Çocuğunuz dersini kendi çalışıyorsa, düzenli çalışıyorsa, çok da sınav stresi yoksa size ne mutlu, ama bunu yaşayamayan çocuklar olduğunu unutmayın. Yaşamayan anlamaz. Ben de anlamıyordum inanın. Geçen seneye kadar hiçbirşeyin farkında bile değildim çünkü oğluşun çalışması yeterliydi. Şimdi ise herşey çok farklı, dersler daha ağır... Konular kapkarışık (dershane, okul, basket antremanları birbirine girmiş durumda)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, sonuç olarak Allah'a şükür test çözme işini, püf noktalarını, nasıl dğru yoldan çözeceğini öğrendi. İlk ay hep beraber test çözdük... Şimdi benim verdiğim ve dershaneden aldığı pratikle gidiyor. Ders çalışma işini de çözeceğiz inşallah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Elçinin eli bendeymiş. Bakalım bu elle ne yapacağız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* BLOG YAZMAYA İLK DEFA NASIL BALADIN? Önce çoğunuz gibi okumaya başladım. İlk başta bir yemek tarifi ararken Tarçının Mutfağına ulaştım. Oradan oraya derken blog dünyasını tanıdım. İtiraf ediyorum ki o zaman okuduğum bloglar şimdi tarihe karıştılar, onlar bana hiç yazmadı blogger olduktan sonra, daha kemikleşmişlerdi ve şimdi onları pek okumuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene Eylül ayında bi cesaret açtım. Birlieri okur mu diye düşünmedim... Kendim için açtım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* BLOG YAZILARININ KONUSUNUN BELLİ BİR ÇİZGİDE OLMASI İÇİN ÇABA GÖSTERİYORMUSUN?YOKSA İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ Mİ YAZIYORSUN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç çaba harcamıyorum, içimden geldiği gibi yazıyorum. Bazı akşamlar bir konu buluyorum, ertesi gün tamamen farklı birşey yazabiliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* BLOG YAZMAK İÇİN GÜN İÇİNDE BAZI ŞEYLERDEN FERAGAT EDİYOR MUSUN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde hayır... Bu olayı görev gibi değil, hayatımın bir parçası olarak görüyorum çünkü. Dişimi yıkarken nasıl başka birşeyden feragat etmiyorsam yazarken de etmiyorum. Yoğunsam, hastaysam zaten yazmıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* BLOG YAZMAK SENİN İÇİN EĞLENCELİ BİR UĞRAŞKEN ŞİMDİ ARTAN BEKLEYİŞ YÜZÜNDEN ZORUNLU BİR HAL ALMAYA BAŞLAD MI?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoooo... Öyle olmaz da inşallah. Öyle arkadaşlara üzülüyorum ama kızmıyorum. Büyük konuşmamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BLOG YAZMAYI DAHA NE KADAR SÜRDÜRECEKSİN ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah izin verirse bi 50-60 yıl sürdürmek istiyorum... En uzun yazan blogger rekoru benim olacak! İşte o kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi Berfine, Muhabet Çiçeğine ve Figenciğime veriyorum. Kızlar elime iyi bakın, manikürünü filan ihmal etmeyin ha!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5740000702213246204?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5740000702213246204/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5740000702213246204&amp;isPopup=true' title='23 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5740000702213246204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5740000702213246204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/elim-sende_10.html' title='Elim sende...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5952521293544844610</id><published>2007-12-10T00:29:00.000-08:00</published><updated>2007-12-10T00:46:34.722-08:00</updated><title type='text'>İyi haftalar...</title><content type='html'>İyi haftalarrr...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında haftasonum fena başlamadı. Cuma özel bir işim olduğundan erken çıktım işten. Sonra oğluşu dershaneden aldık, eşim de geldi. Feci bir trafik bizi bekliyordu. İnanın anormaldi! Biz de arabayı yolda durdurup oradaki bir cafede yemek yiyelim dedik. Aslında bilinen ve hoş bir yer. Ama tortelini sipariş etmiştim ve hayatımda yediğim en kötü torteliniydi! Ben bunun kat kat güzelini yapıyorum. Bizimkilerin seçimleri fena değildi. Ama ben müdüre söyledim. Bir kere o kadar fazla pişmişti ki! İçindeki peynirler çıkmıştı. Krema ise yok denecek kadar azdı, tadı hiç gelmiyordu. Onlara nasıl yapılması gerektiğini anlattım. Bir de hazır torteliniyi ne kullandıklarını sordum. Adam üşenmedi, gitti paketi getirdi. Barillanın, benim kullandığım markanın olduğunu gördük. Demek ki ben aynı malzemeden harikalar yaratıyormuşum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse trafik azaldığında saat 9 olmuştu! Evimize gittik. O saatten sonra yemek olayı olmadığı için biraz dinlenebildim. Saat onikiye doğru uyuduk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi oğluşu dershaneye bırakıp Yeşilköye gittik aşkımla. Kahvaltı etmemiştik ama gittiğimizde 12 olmuştu. O nedenle çiğ börek yemeye karar verdik. Valla Allah bana akıl fikir versin ne diyeyim1 Ama çok özlemişim çiğ böreği. Bayağı da başarılıydı. Sonra balıkçıya gittik. Hamsi alacaktım ama ızgaralık güzel bir balıkta karar kıldık. Yani hamsili pilav başka bir zamana kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluşu alıp eve geldik, İngilizce sınava çalıştık bol bol... Bayağı ilerlemişler. Ben de son zamanlarda çok ihmal etmiştim İngilizcesini. Biraz sıkı tutmakta fayda var. Neyse akşama doğru acıkmıştık, aşkım sağolsun güzel bir balık ve salatalar hazırladı. Ben sadece sofrayı kurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yazık ki akşam eşim rahatsızlandı. Miğdesi kötü oldu. İlk başta balıktan mı diye korktum, hani çok tazeydi ve bildik bir yerden aldık ama ne olur ne olmaz. Kendimi ve oğluşu takibe aldım. Benim oğluş da biraz kıskançtır, benim aşkıma olan ilgimi kıskanıp benim de karnım ağrıyor demeye başladı. Koca çocuk ayol! Neyse, onunkinin yapma olduğu çok belliydi çünkü arkadaşları dışarı çağırınca birden canlandı, bişeyi kalmadı. Bende de birşey olmadı. Sanırım miğdesini üşüttü eşim ve balık da ağır geldi. Ertesi günü hep yattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü cidden sancılı geçti günüm. Eşim hep yattı, oğluşu ben götürüp getirdim, O yokken temizlik yaptım, varken de ders çalıştık. Akşam kitapları verdim eline, artık sen çalış dedim. Ne yaptı bilmiyorum. Bayılacağım ayol! Hayır ocuklar o aptal kitaplardan ne çalışacak?Birşey anlatmıyor ki! Etkinlik diye birşey tutturulmuş. İyi de sınavda etkinlik sormuyorlar. O ne bu ne diye soruyorlar. Cırlayacağım yakında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok sempatik bir haftasonu olmadı anlayacağınız. Acil değişik ve hoş bir aktiviteye ihtiyacım var. Bilesiniz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5952521293544844610?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5952521293544844610/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5952521293544844610&amp;isPopup=true' title='26 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5952521293544844610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5952521293544844610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/iyi-haftalar.html' title='İyi haftalar...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7371226163674917483</id><published>2007-12-06T22:46:00.000-08:00</published><updated>2007-12-06T22:59:23.568-08:00</updated><title type='text'>Niğde anıları...</title><content type='html'>Semra Öğretmenin bloğu &lt;a href="http://yuxexeratonin.blogspot.com/"&gt;http://yuxexeratonin.blogspot.com/&lt;/a&gt; da bu sabah hoş bir yazı okudum. Aslında yine hafiften yürek burkan bir yazı. Ama hafiften gülümseyebiliyorsunuz da... Bu Semra kardeşimin yüzmeyi kaplumbağdan öğrenen öğrencisi, yani çocuğu ile ilgili kısa bir yazı. Bir göz atın derim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olay bana Niğdede geçen yazlarımı hatırlattı. Annem Niğdeli. Yazları hep anneanneme giderdik. Aslında şehir merkezinde otururlardı ama hala apartmanlar girmemişti ben çocukken o mahalleye. Bağda kalmadığımız günler oraya giderdik. Ben apartman çocuğu olduğum için Bahçeli evler ile dolu o sokaklarda rahatça oynayabilmek muhteşemdi. Büyük bir özgürlüktü. Ne çok arkadaşım vardı... Diyebilirim ki çocukluğumun en güzel günleri orada yaşadıklarımdı. Belki yanımda oyuncaklarım yoktu, ama ne gam! Kendimiz oyuncak yapıyorduk zaten. Toprak yerlerde oda- salon- mutfağı çizip odaları oluşturur, gazoz kapaklarını tabak yapardık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim yukarıda bahsettiği olaydan anımsadığım ise şu oldu: Denizden uzak bir İç Anadolu Bölgesi şehrinden bahsediyoruz. Muhit de öyle varlıklı tiplerden oluşmuyor. Yıl ise 1970 lerin sonları... Yani tatil, deniz nedir bilmeyen çocukların arasındayım. Fakat yazın belirli günleri büyük ve derin bir yer su ile doldurulurdu. Bu çok basit bir iş de değildi. Yani dandirik değildi. Sanırım belediye yapardı. O gün nedense sokakların kenarlarından su da akardı yokuş aşağıya... İlk gün meraklandım, annem beni oraya götürdü. Bir baktım bir nevi bir havuz oluşturulmuş. Erkek çocuklar ve gençler yüzüyor ve eğleniyor. Hem de içine de atlıyorlar balıklama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olayın sadece erkeklere yönelişk olması çok dokunmuştu ama... Son derece eşitlikçi ve demokrat bir çevrede büyüyen küçük Renklerin bunu anlaması kolay olmadı hani... Yine de o bayram havasını solumak bile herkese iyi geliyordu. Ne absürddü o??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeee, bu da bir anı işte. Yıllardır gitmiyorum Niğdeye. Kimsemiz kalmadı! En son teyzemin kayınvalidesi ölünce gitmiştik. Ne değişmiştir şimdi oraları... Oynadığım sokaklar koca cadde olmuştur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel bir haftasonu yaşayalım kızlar, hadi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7371226163674917483?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7371226163674917483/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7371226163674917483&amp;isPopup=true' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7371226163674917483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7371226163674917483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/nide-anlar.html' title='Niğde anıları...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7827884660234653078</id><published>2007-12-06T00:04:00.000-08:00</published><updated>2007-12-06T00:25:09.290-08:00</updated><title type='text'>Hayatın soruları...</title><content type='html'>* Geçenlerde eşimle konuşurken bana dedi ki, "hayatta bir çok fırsat çıktı karşıma, ben birçoğunu kullanmadım. Mesela iyi firmalardan teklifler gelmişti ama ben sektörlerine çok sıcak bakmadım. Şimdi o kadar popüler sektörler oldular ki... Acaba o alana yönelseydim şu an hayatım nasıl olurdu?" Bir de şu Avustralya meselesi var. Okumak için gittiği Avustralyada on yıl yaşamış. Sonra o zamanki eşinin şiddetli talebi ile Türkiyeye dönmüşler. Oysa orada o kadar mutluymuş ki... Yani orayı sevmiş ve alışmış. Ama dönmek zorunda kalmış. Orada kalsaydım ne olurdu acaba, nasıl bir hayatım olurdu dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de dedim ki hayatında ben olmazdım, seninle asla karşılaşamazdık. Hatta Türkiyede bambaşka bir işte çalışıyor olsaydın da büyük ihtimalle hayatlarımız kesişmezdi... Düşünsenize bir insan ile tanışmak ne kadar küçük olasılıklara bağlı olabiliyor. O da haklısın dedi. Sonuç olarak bence insanların yaptığı seçimler en iyi seçimlerdir. Hayatımızı nasıl yaşamamız gerekiyorsa o şekilde seçimler yapıyoruzuzdur ve en iyisi, en hayırlısı budur. O nedenle kaderi zorlamamak da en iyisi diye düşünürüm hep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün matematik çalıştık yine. Yüzdeleri biraz anlar gibi oldu. Anlamadığım her konuyu hemen anlayan bir çocuğun bu konuya bomboş gözler ile bakması! Sevmemiş olabilir. Ama bu kadar anlamaması beni şaşırttı ve ürküttü açıkçası. Ben de anlatamamış olabilirim ama üç kitabın anlatım biçimlerini inceleyip en kolay gördüğüm yöntem ile anlattım. Ama yüzdeler çok sevimli bir konu değil. Bir de karışık. Sanırım mantığını anlamadı. Çünkü oğluş bir konunun mantığını kavrayamıyorsa o konuyu hiç anlamıyor, ezbere yapıyor, biraz değişik bir problem çıksa anlamıyor ve hemen unutuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer problemimiz ise son zamanlarda çok çabuk unutuyor konuları. O kadar şaşırıyorum ki! Neden olabilir sizce. Eskiden böyle değildi. Ders veren öğretmen de aynı şeyi söyledi. Çok fazla konuya dağıldığı için olabilir mi? Beyne aşırı yükleme yapılıyor biliyorsunuz. Haftasonları beşer saat dershane nedeni ile de dinlenemiyor. Sınavlar da başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Haftaya fen ve ingilizce sınavı var. Haftasonu yine ders var anlayacağınız. Renkler dinlenmek yine yok! Fen de gıcık Kuvvet konusu var. Ay hiç sevemedim. Biyoloji daha mı iyiydi. Oysa severdim eskiden ben feni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözde bu hafta sonu yılbaşı ağacını süsleyecektik. Aslında o kadar üşeniyorum ki... Bu günlerde herşeye üşeniyorum zaten! Ayakkabımı giymeye bile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün gece uyuyamadım. Bir süredir uykularım iyiydi oysa... Birşeye de takmadım ama sanırım son günlerdeki bezginliğimdendir. Rahat bir anne olmayı isterdim. Ama kendimi değiştiremem ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Haftasonu hamsili pilav yapmak istiyorum ama bu üşengeçlikle nasıl olacak? Hamsinin kılçıklarını çıkartır mı balıkçılar acaba? Yoksa bu kadın tırlatmış mı derler? Annemden yardım istesem? Haftasonu bulursam tabi... Hatun haftasonları izinli tabi, benim gibi ev işi, eğitim mesaisine kalmıyor. Eşime yalvarsam kılçıkları o çıkartır mı? Hamsili Pilava maydonoz konur mu? Ya tarçın? Bu ülkenin hali ne olacak? İngilizceden ne işlemiş olabilirler son günlerde? Bir mucize olur da hayatımda muhteşem güzel bir olay olur mu? Depresyona giriyor olabilir miyim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7827884660234653078?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7827884660234653078/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7827884660234653078&amp;isPopup=true' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7827884660234653078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7827884660234653078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/hayatn-sorular.html' title='Hayatın soruları...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6105420384510189054</id><published>2007-12-04T22:54:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T23:05:55.888-08:00</updated><title type='text'>Ebeyim ben ebeyim...</title><content type='html'>Sevgili Muhabet Çiçeği beni sobelemiş. Bakalım neler sorulmuş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben Küçükken;&lt;/strong&gt; artık bir daha hiç savaş olmayacak sanırdım. Kurtuluş Savaşı, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı çoktan bitmiş, atık sadece ders ve tarih kitaplarında kalmıştı ve dünya sonsuza kadar barış içerisinde yaşayacaktı… Bana bu güveni kim, nasıl vermişti bilemiyorum ama ben buna sorgusuz sualsiz inanırdım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aslında Ben;&lt;/strong&gt; sıcak kanlı, kaprissiz, kedi gibi, kendi halinde sıradan bir kadınım… Fakat dış görüntüm biraz soğuk, kibirli, kaprisliymiş! Bilerek bu izlenimi vermiyorum arkadaşlar. Tipim öyle ne yapayım? Bir de bu izlenim belki benim görünmez kalkanım nedeniyle olabilir. Karşılaştığım bir insanı tanımadan içten davranamıyor da olabilirim. Bir de o insanı sevmemişsem buzlar kraliçesi olmaya devam edebilirim… Ama sevdiğim kişiye karşı çok sevimli gelebilirim…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;İlk Kopyamı ne Zaman Çektim?&lt;/strong&gt; Hımmm… Çok kopyacı bir tip olmadım hiç. En azından belli bir yaşa kadar... Lisede Milli Güvenlik Dersinde önümüze açtığımız kitaptan çekmiştim ki tüm sınıf aynı durumdaydı. Ama daha öncesinde kopya vermiştim. Çok sevdiğim arkadaşım Derya orta okulda benden bol kopya çekti. Bir keresinde Derya bir sınavda kıvranıyor! Benim sınav bitince hızla kağıdını alıp benimkini ona verdim. Kız kıpkırmızı oldu. Onunkileri de yazıp verdim. Benim kadar iyi cevaplamadım ama anlaşılmasın diye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteye geldiğimizde de İnkılap tarihi (mimarlık okuyan adama hala İnkılap dersi veriyorlardı yahu! Zaten bıkmışız tüm lise boyunca!) gibi derslerde çok çektim… Zaten kitap veya notları ortaya koyardık, hocalar da takmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee, itiraf ediyorum, yüksek lisans yaparken de kopya çektim. Hem de şöyle: Bizim dersler İngilizce olduğu için sözlük sınavda serbestti. Ben de konuları sözlüğe yazardım. Sınavda kelime bakar gibi yaparak kopya çekerdim. İğrencim dimi, koca kazık kadar kız! Nişanlı, bir iki aya kadar evlenecek! Acaba diplomamı elimden alırlar mı :P Hih hih hi (oğluş bu yazımı okumasın!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En Saçma Huyum:&lt;/strong&gt; Her şeyi,hayatımın her anını planlar, organize ederim. Sadece kendimi değil, eşimi, oğluşu da… (Annem inat etmese Onu da ederdim ama O kendi bildiğini okur) Her şey saati saatine belirlidir. Bu yine iyi, çok saçma denemez. Ama yapılacaklar listesi delindiği zaman, elimde olmadan program bozulunca çok takıyorum, üzülüyorum. Daha rahat bir tip olmak isterdim… Bazı şeylere bana ne diyebilmeyi de… Şööööle rahat rahat ayaklarımı uzatıp yatabilen bir tip olmayı da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bence cep telefonu:&lt;/strong&gt; Önemli olabilir ama sadece gerektiğinde aramak ve aranmak için. Cep telefonunun başka özelliğini bilmem. Mesajı bile çok ender kullanırım. Zaten cep telefonu kullanma özürlüsü de sayılırım. Şarjı biter kaç gün sonra haberim olur, evde es kaza çantadan çıkartmışsam ertesi gün yanıma almayı unuturum, şarjı durmadan kaybederim nasıl beceriyorsam… Eşim bu huyuma sinir olur. (Ya bu arada absürd ama cep telefon numaramı bilmiyorum:-P. Eski hattımı pislik dediğim insan rahatsız ettiği için kullanmıyorum, yeni hattımı ise zaten iki üç kişi biliyor, bunun dışında ben dahil kimse bilmiyor:-P Ezberleyemiyorum ayol!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aşk bence;&lt;/strong&gt; dünyanın en güzel ikinci duygusu (annelikten sonra) Aşk hiç biter mi diye hep kendimize sormuşuzdur gençliğimizde… Evet bitebildiğini de öğrenmişizdir. Ama gerçek aşk hiç bitmez bence, sevgi, saygı olarak şekil değiştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Aşkım, seni seviyorum, canım benim! Aşığım ben bu adama kızlar! Evet hala… (Maşallah deyin bakiim)]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En sevdiğim Bloglar;&lt;/strong&gt; Onlar kendini bilir :-P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi sobeleyim???? Beni kırmaz, yazarsa Yağmur Damlacıkımı, Sofiyi, Civcivciğimi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6105420384510189054?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6105420384510189054/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6105420384510189054&amp;isPopup=true' title='22 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6105420384510189054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6105420384510189054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/ebeyim-ben-ebeyim.html' title='Ebeyim ben ebeyim...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3709097032421674587</id><published>2007-12-03T23:58:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T00:48:35.899-08:00</updated><title type='text'>Matematik profesörü mü olcam beaaa!</title><content type='html'>*Dün akşam matematik sınavı çalıştım:-) Yani çalıştık. Allah'a şükür oğluş ders çalışma modundaydı. Gerçi o habire test yapmak istedi ama yazılıya alışması için hocanın sorduğu türden sorular çözdürdüm. Yazmaya çizmeye üşenen oğlum sanal olarak çözmek istese de buna izin vermedim. İnşallah başarılı olur bir tanem. Allah yardımcısı olsun. Morale ikimizin de ihtiyacı var. Dua edin ne olur teyzeleri, ablaları:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bu akşam da matematik var. Bu da dershanenin konusu. Biliyorsunuz farklı tellerden çalıyorlar. Bir gün hastalık nedeni ile gitmediğinden o konunun başını kaçırmış, tabi birşey bilmiyor. Konu Yüzdeler, olasılık! Olasılığı biliyor eski senelerden ama yüzdeleri pek hatırlamıyor. Benim de en gıcık olduğum konuydu! Iyyykkk! Öğğğ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dünkü yazdığım konu ile ilgili gelen yorumlarda oğluna düşüncesini sor denilmiş hep. Zaten bunu onunla konuşuyorum hep, ne istediğini, nasıl hissedeceğini. Dün bana iyi sınıftan ayrılırsa biraz üzüleceğini, çünkü herkesin iyi sınıftakilere saygı duyduğunu söyledi. Offf. Görüyorsunuz değil mi şu çocukların üzerindeki baskıyı. Çocuklar alt sınıflara düşmemek için baskı altına giriyorlar. Annem demişti zaten o sınıfa atlamasını hiç istemedim diye. Nedeni varmış. Ama dedim ki öbür sınıf da çok başarılı çünkü onun da altında bir sürü sınıf var. Üstelik hocalarını çok sevmiştin... Arkadaşların da var... Öyle canım, çok da üzülmem dedi. Ama ben biliyorum ki birşeyler kırılacak. Offf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelik ne zor. Biraz konuşmak ikimize de iyi geldi. Aslında böyle şeyleri takmaması gerektiğini anlattım. Üstelik iyi sınıftakiler ile arasında seviye farkı yok da... Yoksa o sınıfa nasıl geçebilirdi. İyi notlar aldı dahakkıyla geçti. Hem fen gibi zor bir derste sıfır yanlış ve sıfır boş ile en iyi net çıkaran da oydu. Demek ki sen de iyisin dedim. Tek farkınız onlar çok hırslı ve düzenli çalışıyor... O da çalışıyor aslında hakkını yemeyelim. Son zamanlarda maşallah çok test çözüyor kendiliğinden. Belki de oturur zamanla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak şu an sınıf değiştirmiyoruz. Cuma günkü sınavdan sonra zaten yeni yerleştirme olacak ve doğal akış ne ise ona uyacağız. Sonuç ne olursa olsun ona destek olacağım ve bunu da atlatacağız... Allah yardımcımız olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kızlar biliyorum sıktım ben! Biraz katlanacaksınız artık. Hani yedi yıl kadar. Çocuk üniversite sınavını kazansın ders konuşmayacağım söz:-) Geçen eşim bu ders zımbırtılarını gözlemleyip bu daha ne kadar sürecek diye sordu yazık. Dedim ki üç yıl anadolu lisesi sınavı, dört yıl lise ve dolayısı ile üniversite... Çüş dedi! E üniversiteye de miz biz çalıştıracağız dedi ki haklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bunun dışında pek bişi yapmıyorum. Annem dün bizim evde yemek yapmış, mutfağın tüm düzeni değişmiş. Sonrasında o kadar yoruldum ki. Sağolsun, ama mutfağım konusunda çok titizim, bunu biliyor da... Tezgahın pırıl pırıl olması lazım her daim! Alınan şey alındığı yere konmalı... Elde yıkanması gerekli şeyler bile çok düzenli tutulmalı. Ne bileyim kılım işte! Kendime yapıyorum biliyorum. Muslukta su damlası izi olsa ne olur, olmasa ne olur. Ama ben takıyorum işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Dün oğlan uyuduktan sonra biraz Var mısın yok musunu izledik... Bu sıralar popüler olan o sanırım. Çok birşey vermiyor, ama hangi program veriyor ki sanki... Dün National G. havamda da değildim o kadar matematik yüklemesinden sonra... Basit, laylaylom bir program kötü gelmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Aşkım da ilk evliliğinden olan oğlu ile ilgili biraz üzüldü dün. MSN de babasına abuk sabuk şeyler yazmış. Koca çocuk oldu (18 yaşında) Hala bir sürü şeyi problem yapıyor. Boşanmak çocukları çok etkiliyor ve onun için çok üzülüyorum ama artık bazı şeyleri kabul edip yaşamaya bakmalı... Ben de çok küçükken babamı kaybettim, düşünün babamı istesem de hiç göremiyordum. O nedenle babası annesi ayrı çocukların bu durumlarını hep şımarıklık olarak görürdüm. Derdim ki, keşke annem babam ayrı olsaydı da babam yaşasaydı, hiç olmazsa onu görürdüm, bilirdim ki O var, bilirdim ki onunla akşam yemeği yiyebileceğim istersem, gezebnileceğim... Biliyorum boşanma çok yıpratıcı bir olay ama kavga dolu, hastalıklı, bağırış çağrışlı, aşağılama dolu sözler ile yaşanan bir evlilikte çocuklar tam psikopat oluyor. Öyle bir ortamda olmayı kim ister ki! Bu konuda sizden başka yorumlar gelebilir ama benim çok katı ve kesin bir görüşüm var bu konuda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu da çok iyi anlıyorum yıllardır. İstediği zaman gelip bizde yaşayabiliyor, onu hep çağırıyorum. Zaten babaannesine de söylüyormuş iyi bir kadın, onu seviyorum diyormuş. Geldiği zaman gerçek bir aile gibi hissetsin istiyorum. Ama O da bazen oğluşu kıskanıyor olabilir... Annesi de bunaltıyor. Bu çocuk 6 yaşından 15 yaşına kadar dayak yiyen bir çocuk, düşünün... Bir de duygu sömürüsü eklenince onun da bize karşı kafası karışıyor. Bazen sevilmediğini düşünebiliyor... Ne yapacağımı şaşırdım ama bana karşı çok iyi, bir derdimiz yok Allah'a şükür....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada sobelenmişim, ne güzel! Ama o da yarına artık:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3709097032421674587?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3709097032421674587/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3709097032421674587&amp;isPopup=true' title='28 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3709097032421674587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3709097032421674587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/matematik-profesr-m-olcam-beaaa.html' title='Matematik profesörü mü olcam beaaa!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>28</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-562252182983188411</id><published>2007-12-02T23:09:00.000-08:00</published><updated>2007-12-02T23:30:55.913-08:00</updated><title type='text'>Bir gün  Cuma, bir gün Pazar...</title><content type='html'>Günaydın ve iyi haftalar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar geçen postumdan ve gelen yorumlarınızdan anladığım kadarı ile hiçbirimiz son zamanlarda mutluluktan hayava zıplamamışız. Allah yakın zamanda hepimizi zıplatsın ne diyeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonum ultra hızlı geçti yine. Yine hiç bişi anlamadım. Hatta bu hafta doğru dürüst temizlik bile yapmaya zamanım olmadı. Cuma akşamı zaten öylesine aygın baygın geçti. Cumartesi sabah geçce kalktık, oğluşa zor kahvaltı hazırlayabildim... eşim oğlanı dershaneye bıraktı, o gelinceye kadar ben ikimize güzel bir kahvaltı, daha doğrusu branch hazırladım. Zati saat 12 olmuştu! Ohhh ne güzel öğle yemeğini kurtardım bu şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ev ile ilgilendim. Bir iki damtel çiçek yaptım. Hatırlarsanız Kapalıçarşıdan saten kadife bir kumaş almıştım acı kahve. Onu masa ve fiskos masasına göre diktireceğim, üzerleri için rengarenk çiçekler yapıyorum. Acaba biraz kisch mi olur sizce? Bakacağım nasıl olacak. Epeyce çok renk renk çiçeklerim oldu. Yapması çok zevkli... Masa örtüsü üzerinde nasıl durur, nasıl serpiştiririm bilemiyorum. Önerilere açığım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soracıma kalkıp yemek yaptım. Mantarlı güveç pilav yaptım ki çok başarılı oldu. Bir ara tarifini vereceğim. Oğluş beş gibi gelince deli gibi acıkmıştı tabi. Hemen oturup yemek yedik... O nedenle eşimle gece vakti acıkıp çorba ısıtıp içtik. Yani anlayacağınız öğünler karıştı. Yine üç öğün yedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi oğluşa matematik çalıştırdım. Sınavı var. İnşallah çok iyi geçer. Oğluşun da motivasyona ihtiyacı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yine dersten bahsedeceğim ama size danışmak istediğim bir konu var. (Bu sıralar bloğumu ders- veli- okul- dershane konusunda yazan bir blog olarak görün) Şimdik bizim oğlan dershanenin en iyi sınıfına girdi (maşallah diyeyim) Fakat seviye olarak cidden çok çok iyi bir sınıf bu. Yani çocuklarda bir hırs! Günde 200, 300 soru çözen var... Biz 50 soru yaptığımızda iyi yapmış sayıyorum. Yahu zaman yok!!! Neyse çocuklar iyi olunca hocalar deli gibi hızla geçiyorlar dersler. Ders sonrası ise iki ders daha kalıp test çözdürüyorlar. Aslında oğluş bunu seviyor. Yanında anlaştığı bir çocuk var bizim siteden. Onunla yarış gibi soru çözüp çalışıyorlar. Fakat tüm günü bu şekilde geçiyor. Beyin bitmiş bir halde eve geliyor. Ondan sonra ne beklersiniz bu bebeden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sınıfın seviyesi çok çok iyi olduğu ve herşey ışık hızı ile geçtiğinden benim herşeyi özümseyerek öğrenmeyiş seven oğlum kötü etkileniyor. Mesela bir gün gitmemişti, o konunun hiçbir tarafını takip edemedi sonradan. Dün biraz baktık ama ben de ambale olmuştum o saatte. Üstelik sınav konusu başka, bu konu başka. Bari aynı konular işlense!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız bu sınıf yaramadı. Oğlum orada kendini başarısız olarak görüyor. E en iyilerinden değil, arada en çok net çıkartan öğrenci oluyor ama bazı sınavlarda öyle düşüyor ki inanamıyorum. Sınıfı ve hocaları da çok sevemedi. Ne yapsam, bir alt sınıfa aldırıp hep orada mı tuttursam sizce. Çünkü ara sınavlara göre düşüp çıkıyorlar. Durmadan sınıf değiştirmek alışkanlıklarına bağlı oğluma iyi gelmiyor. Ama sınıf düşünce ve hep orada kalırsa bu kötü etki eder mi bilemiyorum. Danışılacak doğru dürüst hoca da yok. Hepsi en iyi çocukların peşinde! Geri kalan çok önemli değil. Kolaysa iyi olmayyanları kazandırın! Zaten kafam bozuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar bunalıyorum bu konuda. O sınıfta içine kapanmasını istemiyorum. Seviyesinden düşük sınıfta da kötü olsun istemiyorum... Ne yapayaım ben?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-562252182983188411?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/562252182983188411/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=562252182983188411&amp;isPopup=true' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/562252182983188411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/562252182983188411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/12/bir-gn-cuma-bir-gn-pazar.html' title='Bir gün  Cuma, bir gün Pazar...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7950755222470708548</id><published>2007-11-29T23:27:00.000-08:00</published><updated>2007-11-29T23:52:57.481-08:00</updated><title type='text'>Yorgunum, yorgun...</title><content type='html'>* Bu sabah düşen uçağın haberini aldım. Allah ölen yolculara Rahmet eylesin. Eşim de havacılık sektöründe olduğu için moralim bozuldu. Allah korusun... Offf... Şu uçakların bakımlarını filan doğru dürüst yaptırmıyorlar mı ne! O kadar hassas bir konu oysaki. Can taşıyorsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün eve yorgun argın gelip yemek yemeğe başladık. Dün yoğunluktan hiç evi arayamamıştım. Oğluşun da ertesi güne, yani bugüne sınavı vardı. Ben mutlaka çalışmışlardır diye düşünüyorudum. Annem demez mi: Annesi seninle çalışacakmış!" Kan beynime sıçradı. Saat olmuş yedi, biz kalkıp ders çalışacağız. Bizim adam anlatım derslerini kendi başına çalışmıyor asla. Okutuyorum, bazen anlatıyorum, sorular soruyorum. Cidden kötü oldum. O kadar yorgunluk üzerine kalktık iki buçuk saat ders çalıştık. Tabi o saatten sonra onda da bende de kafa kalmamıştı. Bu derslerden ciddi bir yorgunluk geldi bana. Ciyak ciyak bağırmak istiyorum bazen. Bu ne beaaa!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bugün Cuma diye bile sevinemiyorum. Haftaya iki önemli sınav var ve matematikten o kadar aptal konuşar var ki (aslında konu güzel de kitapta anlatılan abukluklardan soracaksa işimiz var) Diğeri Türkçe. Annemin arkadaşı sınav için ders veriyor. Umarım işe yarar. Birinci sınav sonucu çok iç açıcı değil çünkü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu ders var anlayacağınız. Bir de dershane sorunsalımız var. Test çözmeliyiz. Başka derslerden İngilizce çalışamıyoruz ona biraz bakacağız bu akşam. Hani Cuma akşamı eğlencesine İngilizce... Oyun gibi kelime soruyorum, boşluk doldurmaca, konuşma, soru cevap şeklinde. Artık bazen hokkabazlık da yapıyoruz ders çalıştırmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yazı özlüyorum. Derssiz, dershanesiz, sıcak günleri... Balkon sefalarını, yürüyüş yaptığımız yolları, yüzmeyi... Günler bile daha uzundu sanki. Kış da güzel ama bu sene beni zorladı yani... Hem de şimdiden. Hadi hayırlısı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir mucize olsa, mutluluk verici harika bir haber alsam, mutluluktan havaya uçsam. En son ne zaman mutluluktan havaya uçtunuz hatırlıyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Güzel bir hafta diliyorum yine:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7950755222470708548?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7950755222470708548/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7950755222470708548&amp;isPopup=true' title='26 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7950755222470708548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7950755222470708548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/yorgunum-yorgun.html' title='Yorgunum, yorgun...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-4256750423870083777</id><published>2007-11-28T22:52:00.000-08:00</published><updated>2007-11-28T22:58:22.681-08:00</updated><title type='text'>Hayallerin mesleği???</title><content type='html'>Sevgili Civcivciğim beni taaa ne zaman sobelemiş ama ben farketmemişim. Aslında bilirisiniz pek kaçırmam böyle durumları ama nasıl kaymışsam artık o dönem :-P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu şu: Sahip olmak istediğiniz meslek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Allah’a şükür sahip olmak istediğim mesleğe sahip oldum. Yani lisede tek düşündüğüm mimar olmaktı. O sıra dershanelerde yapılan deneme sınavlarında aynen sınavda aldığım notları alıyordum. Yani gireceğim okul, bölüm belliydi, bir sorun olmadı ve girdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınava girmeden annem çok dil dökmüştü, kızım eczacı ol diye. Ah neler anlatmıştı beni kandırmak için. Beraber çalışırız diyordu. Hatta rüşvet olarak araba almayı önerdi... Herhalde evde oturmak istemediğinden bir eczane açıp orada çalışırız diye hayaller kuruyordu. Ama bendeki inat da tam inat. Ne yapacağım ben eczacı olup, dükkanda sinek mi avlıyacağım diye abuk sabuk konuşmuştum o minik beynimle:-) Sanatçı olacaktım ben! Hah! Oldum işte sanatçı! Ne sanat, ne sanat! Yaptığım işin pek sanatla ilgisi yok şu an. Yani kendi büromu açıp özgürce sanat yapabilirdim belki ama Türkiye'nin şartlarını biliyorum, çok ünlü bir mimar değilseniz size sanatçı gözü ile bakmadıkları gibi özgür de bırakmazlar. Neyse, büro açmayı hiç düşünmedim bile ve çok değişik ama mimari ile ilgili, ama sanat ile alakasız, daha çok teknik bir konuda uzman oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’a şükür yaptığım işi seviyor, ama mimarları pek sevmiyorum, genel olarak mimarlığı da uzaktan takip ediyorum daha çok... Bazen "keşke annemi dinleseydim be!" diyorum. Evet, itiraf ediyorum, ah keşke annemi dinleseydim. Ah annem ahhhhh... Kurulsaydım dükkanıma, annem de olsaydı benimle… Pişman olmayı pek sevmem ama dinleseydim anneciğimi keşke. Offfff… Kızlar, annenizi dinleyin, burnunuzun dikine gitmeyin sürekli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç olan ne biliyor musunuz? Eğer eczacılığı yazsaydım kesin girebiliyorum aldığım puan ile. İlkokulda bir arkadaşım vardı. Benim kadar başarılı bir öğrenci değildi ama fena da sayılmazdı. Lise de de arkadaşlığımız ailecek sürdü. Hatta üniversite ve sonrasında da… O eczacı oldu, Ünlü bir hastanenin hemen yanında süper bir eczanesi var. Annesi ve kızkardeşi ile beraber çalışıyorlar. Haset etmiyorum, aksine memnunun ama ben de becerebilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey kader, kısmet… Gerisi boş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de Mutlucuğumu, Elçinciğimi ve Sena- Beranın annesini sobeliyorum… Konu eskimiş olabilir tabi :-) Ayrıca sobelenmeyi beklemeyin, hayalinizdeki meslek ne idi veya ne bunu yorumlarda yazın. Merak ederim ben şimdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-4256750423870083777?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/4256750423870083777/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=4256750423870083777&amp;isPopup=true' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4256750423870083777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4256750423870083777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/hayallerin-meslei.html' title='Hayallerin mesleği???'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-2364467864115233145</id><published>2007-11-27T22:56:00.000-08:00</published><updated>2007-11-27T23:20:27.789-08:00</updated><title type='text'>Doğumgünleri nostaljisi</title><content type='html'>Hayat gidiyor işte... Aslında çok güzel birşey yaşamak. Bazen içim öyle bir mutlulukla doluyor ki, nefes alabildiğime, sıcak bir evde sevdiklerimle olduğuma şükrediyorum. İçimi bir huzur kaplıyor. Şımarıveriyorum, kedi gibi sırnaşıvermek geliyor anneme, oğluşa, aşkıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen de umutsuzluğa düşüyorum, sıkıntı basıyor... Ağlamak istiyorum. Hepimiz böyle miyiz? Kendi mutluluğumuza sevinirken, başkalarının acısını hissedip bir anda yıkılmak insani bir duygu değil mi? Ya da sebepsiz yere mutsuz hissetmek? Sanırım insan olmanın getirdiği birşey. Bir de sanırım ki arkadaşlar, hepimiz duyarlı ,nsanlarız. Duyarlı olduğun zaman bir o kadar çok üzülüyorsun da... Umursamasak, kendi içimize gömülsek belki çok mutlu olurduk, ama ne kadar insan olurduk ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün akşam oğluşun doğumgününü kutladık. Artık büyüdü sıpa:-) Eskiden ne partiler verirdim. Aile içerisinde kutladığımız miniklik oğumgünleri geldi aklıma. Bir seferinde onlarca balon şişirmiştim, nefes diye birşey kalmamıştı. Bir de duvardan duvara süsler asmıştık... Bir duvarda kocamak, vakvaklı bir Happy Birthday yazısı (neden Türkçesi yoktur ki bunlşarın?) Oğluş bunları görünce ne kadar heyecanlanığp mutlu olmuştu. Balonla oynamayı hala sever. Ben balon patlamasından o kadar korkarım ki! O gün bayağı irkilmiştim hani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yaşgününde çalışmıyordum... Pastasını kendim yapmıştım. Şimdiki gibi kadınlar pastacılıkta kendilerini öyle geliştirmiş değillerdi. Yada benim haberim yoktu. Yani şeker hamurundan süsler filan... Ben de kocaman bir kelebek pasta yapıp resnkli kremalar ve bonibonlar ile süslemiştim. O kadar beğenilmişti ki o pastam. Tadı da belki de şimdiye kadar yaptıklarımın en iyisiydi. Oğluş çok minikti, mum söndürmeye bayıldığı için bu seramoni birkaç kez tekrarlanmıştı:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz büyüyünce anaokulunda da kutlanmaya başlandı ve eve çocuklar davet edilmeye... Bu daha şeker oluyordu ama yorucuydu kuşkusuz. Olsun, oğluş için herşeye değerdi. İlkokul ikinci ve üçüncü sınıfında karşıdaki evimize yeni taşınmıştık... Okul arkadaşları zaten hep siteden çocuklardı. Sitenin çok güzel bir cafesi vardı. Çevresi çimenlik... Hava da şansımıza çok güzeldi. Orada kutladık doğumgününü... Oyun abla ve ağabeysi de çağırdık. Keza oyunsuz o kadar çocuk idare edilemezdi. Oğluş acaba az kişi mi gelir diye endişeleniyordu ama tüm sınıf gelmişti, bir de komşular, akraba çocukları derken ne eğlendiler... Veliler ile biz de çok eğlendik. Oğluşa sorsam şimdi en akılda kalan yaşgünü kesin odur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günü bahçede de oynayarak kutladılar. Vukuatlar: bir adet bacağı süs havuzuna batmış çocuk (apartopar eve götürüldü) Bir adet kavga eden ikiz çocuk (pastanın topu için kavga ettiler ve biri o kadar inatçıydı ki onu zor zaptettik, bir adet kayboldu diye panik yapılan dayı torunu (en büyüğüydü, siteyi turlarken yakalandı) ama bunun dışında harikaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yine nostaljiye battım sabah sabah... Dünkü kutlama ise aile arasında hemencecik oluverdi. Artık büyüdü, dışarı çıkmak istedi, arkadaşları dışarıdaydı. Aslında o havada yollamazdım ama kıyamadım yaşgününde. Bu arada haftasonu hediyelerini almıştık. Bir adet basket ayakkabısı, bir tane de eşortman takım. Dün yine de yüzü azıcık da olsa gülsün diye şirin mavi bir kutu aldım, içine bir tane çok güzel teneke kutuda yılbaşı kupası, iki minik kardan adam mumu, 0.7 kalem (bayılır) ilginç bir iki silgi, UEFA çıkartmalı dergi, bol miktarda sevdiği ıvır zıvır atıştırmalıklardan koydum, cici bir kartı da kutuya yapıştırdım. Sevindi... Küçük de olsa böyle hediyeler vermeyi ve almayı çok severim:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gecenin ilerkleyen saatleri ise kötüydü. Bizim minik adam oyundan gelince ödevim var dedi. Tabi önce söylemiyor çıkmak için. Tam tamına 9 sayfa matematik ödevi!!! Aman ne abuk sorular, ne saçma sapan bir anlatım. Bu matematik kitabını kim hazırladıysa ona sevgi ve saygılarımı sunuyor ve içten güzel dilekler sunuyorum!!! Oğluş bile, anne dershanenin kitabı ne güzel anlatıyor dedi... Yanına dershane kitabını almış, oradan anlamaya çalışıyor. Ama kitap o kadar absürd ki bazılarının yanıtını bulmak neredeyse imksansız! Bu yavrular tam aptala dönüyor. Tam on buçukta çalışması bitti. Son sayfalarda uydurmaya başlamıştı ki engel oldum, oturduk beraber yaptık. Bazılarına o kadar sinirlendim ki yanına koca soru işareti koydum. Öğretmen sorarsa anlamadım,i anlatır mısınız de dedim. Yazık valla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yeni anket sorumuz var yanda... Siz bi doldurun, sonra bu konu ile ilgili bir iki çift lafım olacak tabi. Ama sizi etkilemeyeyim şimdi, siz bi doldurun bakiim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptüm hepinizi. Kendinizi artık hiç yalnız hissetmeyin. Bakın, biz varız burada...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-2364467864115233145?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/2364467864115233145/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=2364467864115233145&amp;isPopup=true' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2364467864115233145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2364467864115233145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/doumgnleri-nostaljisi.html' title='Doğumgünleri nostaljisi'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5031602910754254468</id><published>2007-11-25T23:04:00.000-08:00</published><updated>2007-11-25T23:43:10.925-08:00</updated><title type='text'>Geldimmm...</title><content type='html'>Allah'a şükür iyiceyim. İş başladım. Geçmiş olsun dilkeleri ile yorum yazan, beni merak eden, mail atan tüm arkadaşlarıma çok çok çok teşekkür ediyorum. Çok iyisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hasta olmanın tek iyi yanı evde dinlenebilmek. Dinlenmek ruhuma da bünyeme de iyi geldi aslında. Gerçi Cuma günü çok sıkılmaya başladığımı itiraf etmeliyim. Dabah ciyak ciyak evden çıkıp işe gitmeyi filan düşündüm. Bunda günlerce izlemek zorunda kaldığım sabah programlarının payı oldukça büyüktü. Hani kalkıp iş de yapmdım, bu da çok zor geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Blogsuzluk, yani yazamamak çok kötüymüş. Aslında evde yazabilirdim ama ilk üç gün çok hastaydım. Son gün de aptal internet aşırı yavaş olduğu için ve bilgisayarcı çocuğu asla yakalayamadığım için (ne zaman arasama yarım saat sonra geleceği iddia ediliyordu ama boşa!) yazamadım. Yalnız belki gören olmuştur, yorum kısmında durumumu azıcık özetledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Salı günü hastaneye tek başıma gittim. Neyse, çıkınca eczaneye kadar yürüdüm (özel sigorta geçen bir eczane var yakınlarda, ona kadar taksi bulamadığım için yürüdüm. Eczaneden taksi durağının numarasını alıp aradım ama hiç araba yokmuş! Caddede taksi maksi de yoktu! On dakika kadar o soğuukta bekledim. Sonra eczacı kadın acıdı halime, çıktı beni eve kadar bıraktı. Allahım böyle iyi insanlar kalmış mı? Çok dua ettim kendisine. Evim çok yakındı ama yürünecek gibi de değil. Arabasızlık ne kötüymüş! Hasta hasta beni sokaklarda bırakmayan eczacı bayana minnettarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Salı günü annem çorba yapacağım diye tencereyi yaktı. O kadar da güzel et suyu kaynatmıştım. Boşa gitti. Oysa sıcak bir tas çorba için ölüyordum. Zaten hasta olduğumda bir çorba içemem! Zaten annem de her zamanki geleneği bozmayıp Çarşamba hasta oldu. İş başa düştü. Çarşamba kendime harika bir çorba ve ev halkınahazır tortalini yaptım. Taktir görüdüm ama kalkıp yemek yapmam yaramadı. Ama akıllanmayıp Perşembe günü de yemek yaptım. Bir de annemin bir öğretmen arkadaşı oğluşa Türkçe anlatmaya gelecekti, kalkıp ortalığı topladım, banyyu temizledim. Kızmayın! Başka bişi yapmadım. Hatta Cuma dışarıda yedik. Oğluşu dershane sınavına götürdüm Cuma bir de.... Ama evde oturmaktan kafayı yiyecektim ne yapayım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Anneme de bakamadım. Hep aynı zamanda hasta oluruz zaten!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Oğluşun son sınavı pek iyi geçmemiş dershanede. Oysa bir önceki umut vericiydi. Bazen çok umutsuzluğa düşüyorum. Aldığı inişli çıkışlı notlar beni şaşırtıyor. Offfff....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün gece rüyamda blog yazıp geziniyordum. Mutlu ve umutlu ve kakaolu sevgiye uğradığımı hatırlıyorum. Mutlu bir arkadaşı ile beraber çekildiği bir resmini koymuştu. Hayırdır inşallah:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bu sabah işe geldiğimde masamda büyük bir zarf gördüm. G&lt;br /&gt;nün süpriziydi. Uzaklardan mektuplarım vardı. Yarın bu güzel mektupları sizinle paylaşacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU ARADA SENA VE BERANIN ANNESİ BENİ SOBELEMİŞTİ, HASTALIK GİRDİ. ONU DA YAZIYORUM:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi çıldırtan sorular:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) İç mimar mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu soru şöyle başlar: -Çalışıyor musunuz? -Evet mimarım. -Aaaa ne güzel, iç mimar mı?-???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır kardeşim normal mimarım. En dışından!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Niye çalışıyorsun, ihtiyacın mı var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne alaka? İhtiyacım olur veya olmaz. Ayrıca ihtiyacım olmasa da ekstra paranın ne zararı var. Çalışmak sadece ihtiyaç var diye olmaz ki. O kadar okuduk, genciz, Allah'a şükür sağlığımız yerinde, ne diye çalışmayalım. Hem paraya herkesin az çok ihtiyacı var. Ayrıca bence her kadının eli bir iş tutmalı. Dünyanın binbir türlü hali var Allah korusun. Çalışmayana da saygım var ama... Biliyorum ki Senanın annesi gibi çalışmayan bayanlara da neden çalışmıyorsun sorusu geliyor. Ne yapsak yaranamıyoruz yani. Çalışsak suç, çalışmasak suç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Kilo mu aldın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet kardeşim kilo aldım. Dokundu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Saçını ne zaman doğal haline boyayacaksın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde doğallık yanlısı ağabeyim tarafından sorulur. Cevap: Hiç!!!! Veya en azından hamile kalmaya kesin karar verdiğimde (o da olmayacak sanırım, bu sıralar sakat doğum vs gibi şeyler duyuyorum, korkuyorum ayol!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de sarışınlığımı kıskanan bazı arkadaş ve komşularım vardır. Onlar hep, kumrala dön derler. Bir keresinde yaptım da. O hep boyat diyen kadınlar ay çok kötü olmuş diyip bir de sinirimi bozmuştu. Tekrar boyatmıştım ben de... Ohhh çatlayın patlayın, sarışınım sarışın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Senanın annesinden kopya: Bir şey alırsın, güzel filan demezler, kaç liraya aldın diye sorarlar. Size ne dimi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında daha çok vardır ama... Aklıma belki yorumlarda gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kimi sobeleyeceğim bilemiyorum. Bir haftadır sizi okumuyorum. O nedenle sobelenmiş de olabilirsiniz. Sobelenmediyseler: &lt;strong&gt;Gamzeliciğim&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Kakaolu Sevgiciğim&lt;/strong&gt; ve yeni arkadaşımız &lt;strong&gt;Hislerim Benim'i&lt;/strong&gt; sobeliyorum:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca anlatın, siz neler yaptınız? Ne yaramazlıklar var? Siz kilo mu aldınız ne:-P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5031602910754254468?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5031602910754254468/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5031602910754254468&amp;isPopup=true' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5031602910754254468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5031602910754254468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/geldimmm.html' title='Geldimmm...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6673439531991984233</id><published>2007-11-18T23:18:00.000-08:00</published><updated>2007-11-19T00:55:13.342-08:00</updated><title type='text'>Yine hastalık! ve ebe sobe</title><content type='html'>* Hastalıktan dağılmış durumdayım. Oğluş zaten öksürüyordu, Perşembe günü annemi de kandırıp bir buçuk saat incecik şekilde basket oynayınca Cuma günü başladı hastalığı. O gün sınavı olduğu için mecburen gitti. Akşam üzeri de dershane sınavına götürdüm. Tabi cumartesi kötüydü. Cuma akşamından antibiyotiğe başlamıştım. O nedenle Allah'a şükür Pazara iyi gibiydi, dershaneye bile gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tabi hastalık Cumartesi oğluş ile çok içli dışlı olduğumuz için çok daha ağır bir şekilde bana geçti. Uzun süredir yorgunluktan zayıf düştüm sanırım, hiç iyi değilim şimdi. Tabi işe de geldim. Yarın doktora gidebilirim. Oğluşu da bir gösteririm. Onun hafif olduğu için doktora götürmemiştim ama yine de bir görünsün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Evimde olup yatmayı çok isterdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cuma sözde evdeydi. Oğluşun okuluna gidip iki hoca ile konuştum. Türköçe dersi berbatmış! O kadar hareketli ki dersi dinlemiyor dedi. Performans ödevlerini de hep geç veriyormuş. Offf. Moralim bozuldu. İngilizce hocası sınıf hocasıydı. Çocuk 92-87 notları almış, iyi değil diyor. Yok şimdi çok kolaymış konular, bunlardan şimdi 100 almazsa ne zaman alacakmış. Çocuklara da böyle davranıyorlarsa motivasyon filan hakgetiredir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Cuma günü nasıl geçti hiç anlamadım. Evde temizlik bile yapacak zamanım olmadı. Ama o kadar fazla çeşit yemek yapmışım ki 3 gün yedik, iyi oldu. Dershanede veliler ile dertleştik. Kimse hiç birşeye zaman bulamıyormuş, ne gezmeye, ne eve. Ben ne yapayım ya! Bir de iş var!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;* Dershane hocası ile buzlar eridi çok şükür. Dün aradı, Oğluşun sın sınavında fen neti en yüksekmiş, fen karizması seçmişler (öyle ödülleri var ki ödül iyidir) Oğluşun da morali biraz düzeldi Allah'a şükür. Allah bozmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ay kızlar, hiç iyi değilim, dökülüyorum, burnum silinmekten acıyor. Çok yazamayacağım. Ama sizler neler yaptınız anlatın lütfen. Öptüm sizi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6673439531991984233?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6673439531991984233/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6673439531991984233&amp;isPopup=true' title='40 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6673439531991984233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6673439531991984233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/yine-hastalk.html' title='Yine hastalık! ve ebe sobe'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>40</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-560850055094706089</id><published>2007-11-14T23:08:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T04:45:21.986-08:00</updated><title type='text'>Biraz da dekorasyon...</title><content type='html'>Dün yine günlük mesaim 11'de bitti. Yani işten gelme saatimi söylemiyorum tabi. Oğluşu Sosyal sınavına çalıştırdım ki inanın en zorlandığım ders bu çalıştırmak açısından. Çünkü oğluşta ezber yeteneği yok. Gerçi dün kendisi okuyarak daha iyi anladığını farketti. Fakat akşam akşam beyni sıfırlanmış olduğu için 10 dakika önce öğrendiğini tekrar sorunca boş bakışlarla yüzüme bir bakışı var ki! Sanki bu soruyu ilk kez duyuyor gibi! İnsan mutluluktan ne yapacağını şaşırıyor! Gerçi anlıyorum da. Matematik kafası çalışan ve okumayı hiç sevmeyen biri için Sosyal dersinin o ezbere dayanan eğitim anlayışı oğluşun bünyesine dokunuyor. Hele ki akşam akşam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Avrupa Yakasını da bu karışıklık içerisinde izledim sayılır. Azıcık güldüm, iyi geldi. Bir iki gülücüğü bile hayatımda kar olarak görüyorum bu sıralar. Allah gülmekten ayırmasın...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yarın evdeyim. Ama o kadar yoğun olacağım ki. Bir kere oğluşun okuluna gidip öğretmenleri yakalamam lazım. Acaba öğlen arası bulabilir miyim... Offf... Bir öğretmen ne iyiydi ilkokulda... Sonracıma temizliği halledeyim ki cumartesi pazar temiz temiz oturalım. Eee evdeyken güzel bir yemek de yapmalı. Sonracığıma oğluşu dershane deneme sınavına götüreceğim. Katılmak zaruri efendim bu sınaflara. Hemen her hafta da var. Veliler ile laklak yapacağım. Ama beklerken dershanenin biraz ilerisindeki bir başka dershaneye gidip SBS deneme sınavları için kayıt etmeyi düşünüyorum. Çünkü farklı dershanelerin sorularına göre durumunu da görmeli. Oğluş bu fikri sevdi çünkü dershaneden erken çıkıp girecek sınavlara... Sınav olmayı ders işlemeye seven bir çocuk bu benimki! Hocalarına sormuyorum çünkü başka dershane kapmasın diye girmesin derler kesin! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra da gün geçer işte. Yarın size bakamayacağım canlarım. Ama aklım sizde olacak. Yer silme saatleri dışında tabi:-P&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada size bahsettiğim battaniyeyin resmini çekmeye çalıştım. Çalıştım diyorum çünkü oğluşun yatma saatiydi ve oğluş kendinden geçmişti. O bu saatlere "sarhoş saatim" diyor:-) Kendi de biliyor uykudan, yorgunluktan içinin geçtiğini. Bu saatlerde daha hiper aktif oluyor, şımarıyor... O nedenle battaniyenin bütününü çekemedim. Sürekli yatağa atlayıp durdu. Siz de görüyorsunuz. Bunun gibi havada uçtuğu bi sürü resim var daha... O nedenle resimler çok iyi değil, idare edin artık. Valla aslında bu battaniye örneği aşırı basit. Renkli yapmak çok hoş. Renkler ile oynamak, bir işe konsantre olmak çok faydalı. Hoş şu sıralar değil dantel yapmak düğme dikecek vaktim yok. Ama biraz toparlanırsam pembe tonlarında yapmak istiyorum. Belki bebiş battaniyesi olur:-) Kimbilir...&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5vyyIbRI/AAAAAAAAATE/kah-CCnfYN4/s1600-h/tablo5+017az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132970799800020242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5vyyIbRI/AAAAAAAAATE/kah-CCnfYN4/s320/tablo5+017az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5pCyIbQI/AAAAAAAAAS8/r9H8NufgPxM/s1600-h/tablo5+015az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132970683835903234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5pCyIbQI/AAAAAAAAAS8/r9H8NufgPxM/s320/tablo5+015az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5eCyIbPI/AAAAAAAAAS0/RN9qK48xjXU/s1600-h/tablo5+011az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132970494857342194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5eCyIbPI/AAAAAAAAAS0/RN9qK48xjXU/s320/tablo5+011az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir de eşimin yaptığı bir duvar panosunun da resimlerini koymak istedim. Duvara hareket kattı bence. Daha önce kocaman bir tablo vardı. Güzel de duruyordu ama değişiklik iyidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5OSyIbOI/AAAAAAAAASs/MNdkVzZrZuY/s1600-h/tablo5+008az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132970224274402530" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5OSyIbOI/AAAAAAAAASs/MNdkVzZrZuY/s320/tablo5+008az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5GiyIbNI/AAAAAAAAASk/Md32yvcoq40/s1600-h/tablo5+001az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132970091130416338" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5GiyIbNI/AAAAAAAAASk/Md32yvcoq40/s320/tablo5+001az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5OSyIbOI/AAAAAAAAASs/MNdkVzZrZuY/s1600-h/tablo5+008az.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-560850055094706089?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/560850055094706089/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=560850055094706089&amp;isPopup=true' title='47 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/560850055094706089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/560850055094706089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/biraz-da-dekorasyon.html' title='Biraz da dekorasyon...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rzv5vyyIbRI/AAAAAAAAATE/kah-CCnfYN4/s72-c/tablo5+017az.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>47</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8827759947098113861</id><published>2007-11-13T22:53:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T04:45:22.551-08:00</updated><title type='text'>Kutup Ayıları Neden Penguen Yemez?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgnwdyNiI/AAAAAAAAASc/W7XblEc-PT8/s1600-h/what_daylight_savings_time_feels_like.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132591330227271202" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgnwdyNiI/AAAAAAAAASc/W7XblEc-PT8/s320/what_daylight_savings_time_feels_like.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgOgdyNgI/AAAAAAAAASM/_mO4x3sADpw/s1600-h/Cocacola-bear.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132590896435574274" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgOgdyNgI/AAAAAAAAASM/_mO4x3sADpw/s200/Cocacola-bear.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İnsan her gün yeni bir şey öğreniyor. Hele bir de okula giden yavrunuz veya yakınınız varsa… Mesela dün oğluşun bir ödevi ile yeni bir bilgi öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal bilgilerden ödev konusu şu idi: Kutup ayıları neden Penguen yemez? Haydaaaa demeyin. Oğluştan ilk duyduğumda ben de öyle dedim. Hatta oğluşun artık verilen absürd ödev konuları ile ilgili dalga geçtiğini ve bu nedenle espri yaptığını filan sandım ama O çok ciddiydi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemle geçen gün dershanede oğluşu beklerken biraz beyin fırtınası yaptık bu konuda. Annem penguenlerin toplu halde gezdiğini, o nedenle kutup ayılarını korkabileceğini söyledi. Oysa Kutup Ayıları sinsi hayvancıklar, keza insana bile o kadar çabuk alışıyorlar ki! Çok cesurlar. O nedenle minik ve sevimli penguenlerden korkacaklarını pek sanmam dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba tadları mı kötü diye düşündük… Annem aralarında arkadaşlık oluşmuştur belki, hani şu cola reklamında vardı ya cpenguen ayıya kola veriyordu şeklinde mükemmel bir bilimsel fikir öne sürdü!!! Anne dedim çocuk anaokulunda değil, böyle bir cevabı yoktur. Altı üstü ayu bu hayvan o kadar duygusallık ne gezer ayrıca!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, konuyu tamam ben inceleyeceğim diyerek kapattım ordaa. Zira dershane bekleme odasındaki herkes bu absürd ve zeka ürünü konuşmalarımızı dinlemekteydi o anda... Annemin de pek kısık sesi yoktur, kısık ses ile konuşursan da beş kez tekrar ettirir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah Google’ı açtım. Aynen şöyle yazdım: Kutup ayıları neden Penguen yemez? İlk başta google da sapıttı bu soru karşısında. Ama Tubitak'ın sitesinde sanırsam bir foruma sorulmuştu aynı soru. Herhalde benim gibi dertli bir anne veya kafasını abuk sorular ile bozmuş biri sormuş ve cevabını kısmen almıştı: Efendim, şimdik meğersem bu Penguencikler Kuzey Kutbunda yaşamazmış. Bu ciciler sadece Güney Yarımkürede yaşarımış. Hatta buz gibi yerlerde yaşadığını da sanmayın, Avustralya, Güney Amerika ve Güney Afrikadada yaşarmış.(Eşim Melburn'de bir kaç sürü gördüğünü iddia etti bu arada, pek inanmadım...) Oysa Kutup ayıları da sadece Kuzey Kutbunun derinliklerinde, buzullarda yaşarlarmış. Yani iki tipin arasında bir bağ olamazmış. Kaç bin km varmış arada, yaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yorumu bilim adamı gözlüğü ile ( :-P )kuşku ile karşıladım ve araştırma yaptım. Gerçekten de doğruymuş yaşadıkları yerler ile ilgili farklılık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman ne çocukları hatta bizi kandırıyorsunuz? Bir penguen nasıl olur da kutup ayusuna kola verir. Hem bir çizgi film yok muydu bunlar arkadaş oluyorlardı filan. Hayal kırıklığına uğradım şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeeee, kısa günün karı… Bugün de bişey öğrendik. Artık ne işimize yarayacaksa… Hadi siz de iyisiniz. Sabah sabah benim sayemde bilg&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgdQdyNhI/AAAAAAAAASU/5zbvMaZSUjo/s1600-h/penguinsbears.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132591149838644754" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgdQdyNhI/AAAAAAAAASU/5zbvMaZSUjo/s200/penguinsbears.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;i dağarcığınıza bir bilgi daha eklendi:-)&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgFgdyNfI/AAAAAAAAASE/NZZLXZcbduU/s1600-h/barcala-bear-penguin-dinner-bowl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132590741816751602" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgFgdyNfI/AAAAAAAAASE/NZZLXZcbduU/s200/barcala-bear-penguin-dinner-bowl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8827759947098113861?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8827759947098113861/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8827759947098113861&amp;isPopup=true' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8827759947098113861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8827759947098113861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/kutup-aylar-neden-penguen-yemez.html' title='Kutup Ayıları Neden Penguen Yemez?'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RzqgnwdyNiI/AAAAAAAAASc/W7XblEc-PT8/s72-c/what_daylight_savings_time_feels_like.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5301869771199787605</id><published>2007-11-12T23:02:00.000-08:00</published><updated>2007-11-12T23:52:21.681-08:00</updated><title type='text'>Dersler ile bozdum...</title><content type='html'>Pazartesi güzel yazılar bekliyorum dedim, pazartesi ben yazamadım. Ama cidden yoğundum... Yoksa kendimi salmış değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dün sabah işler feciydi, öğleden sonra da bir toplantıya gittik. İşimiz bitince oğlanı dershane etüdünden almaya gittim. Annem de oradaydı, biraz konuştuk, en azından buna fırsat oldu, oradaki veliler ile dertleştik. Herkes çocukların durumuna acıyor. Ama hala bu çarkın içindeyiz tabi. İki saatlik bir etüdden sonra eşim bizi aldı ve eve geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra tüm haftasonu özenle benden gizlediği performans ödevi olduğunu söyledi. Tabi saçımı başımı yoldum. Hadi kalktık araştırma yaptık, resimler bastık... Bir de el yazısı ile yazması gerekiyormuş. Ne yazıkki birinci sınıfta el yazısı ile başlamadığı için ve diğer sınıflarda da öğretmeni çok zorlamadığı için el yazısı kötü! Bilgiler doyurucuydu ama görünümü çok iyi olmadı. Benim gibi mükemmeliyetçi bir veli için kötü bile denilebilirdi. Ama o saatten sonra yapılacak birşey yoktu. Resimleri güzelce yapıştırdık, iyi bir kapak hazırladık, bir de konu ile ilgili bir anı yazısı ve şiir koyduk ekine... Bakalım... Ben öğretmen olsam yazıya takardım. Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Okulda Türkçe hocası ve sınıf hocası olan İngilizceci ile konuşmalıyım. Türkçe notu çok kötü! Çocuk yıllardır teste o kadar alıştı ki, yazılı olunca afallıyor. Sağolsun ilkokul hocası hep test yaptırıyordu. E dershaneler de belli! Çocuğa kompozisyon yazmayı öğretmeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dershanede proje sınıfında ya (hani şu meşhur sınıf) cumartesi pazar üçer ders ek test çözme saati konmuş! Eve geliyor, akıl filan kalmamış halde. Üstelik ben daha çok test yaptırıryorum, burası anne babaları ilgilenmeyen çocuklar için iyi olabilir ama bizimki orada serbest kalınca bişi yapmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cuma günü dershanede veli semineri vardı. Bize öğüt veriyorlar. Mesela: Çocuğunuza sen hiç kendin ders çalışmıyorsun" deme, " geçenlerde kendi başına ders çalıştın ya, o zaman çok mutlu oldum" filan de diyorlar. Bunları biliyoruz. Ama seminer sonunda rehber hocası ile özel görüştüm. Dedim ki peki proje sınıfı hocasının çocuğuma dedikleri doğru muydu? O da bu şekilde hırslanıyorlar, hem gerçek dünyaya alışsınlar, o kadar alıngan olmasınlar. Olabilir ama zaten bu çocuklar şu sıralar yeni ve stresli bir ortamdalar. Gerçek dünyaya alıştıracak zamanmı bu! Hem öyle aşağlıyarak hırslandırılmaz! O yüzden şirketler ruh hastası tipler ile dolu. Bunlar aşağılanarak hırslandırılmış tipler çocukken! Aşağılık kompleksi için güzel bir uygulama. O zaman şöyle davran, böyle davran diye bize ne laf söylüyorsun dimi. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sonra müdür bey beni görmüş, hemen odasına çağırttı. Olayları biliyor tabi. Biraz konuştuk. Adam oğlunuz çok iyi diyor, o sıra fen hocası girdi, nasıl oğluş diye sordu. Hoca en son SBS sınav notunu sordu. Bence iyi bir nottu. Yüzde 6 ya girmişti ve benim için şu anda iyi bir not. Yok diyor, şu kadar olması lazım! İyi de dediği o puan sadece ilk beşin puanı! Ben çocuğum derece alsın demiyorum ki. Bunu düşünmek hayal olur. Yani herkes çocuğunun seviyesini bilir dimi... Derece almaz (aslında çalışsa ve istese alır belki de) en azından şu sıra benim amacım puanı yükseltmek ama onun dediği çok uçuk ve moral bozucu. Tabi oğluşa fen hocasının bu naçizane fikrini söylemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir dershanenin başarısı sadece birinci ikinci çıkartymak ve sadece bir özel sınıfa yönelmek olmamalı. Asıl orta durumdakileri iyi okullara yerleştirsinler. Yoksa verin bana süper zekalı bir çocuk, bir de çalışma hırsı olsun, bol çalımayı sevsin. Ben de derece çıkartırım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Müdüre dedim ki, benim sözlerimi olumlu eleştri olarak alın. Malesef Türkiyede veliler herşeyi ya çok fazla farkedemiyorlar, ya da ses çıkartmıyorlar. Kimsenin ses çıkartmaması herşeyin yolunda gittiğini göstermez. Adam ılımlıydı. En azından hocalara göre... Hocalar beni görünce yaka silkiyor olmalılar. O kadar çok soru soruyorum, bir de mimliyiz müdüre şikayet ettik ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sizi sıktığımı biliyorum. Hep ders! Ama bir anne- veli olarak buradan tüm gerçekleri duyuracağım. Çarpık ne görürsem! Bence tüm veli bloggerlar da bunu yapıp paylaşmalı. Biraz gözümüzü açalım artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aslında dershane kötü değil, çok hoş yanları da var. Oraya gittiğimde hzuzrsuzluk duymuyorum, öğretmenlerin geneli hep güler yüzlü... Bazıları hırsları nedeni ile çocukları bunaltıyor olabilir. Bence herşey yerine oturacak. 6. sınıflar dershane ve sınav olayına alışacak. Benim oğluşun da yüzü gülecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Anladım ki oğlum için mutluluk sevdiği dostları ile beraber olmak... Nerede nasıl olduğu önemli değil... Dün etüd ilk ders arasında suratsızdı mesela, sonra bizim siteden bir arkadaşını gördü, yüzü güldü. Etüd sınıfını değiştirdi. Beraber test yapmışlar, artık ne yaptılarsa... Bir de komik olan bir önceki etüd dersindeki aynı hoca gelmiş, yine aynı konuyu anlatmış. Nyse iyi öğrendim dedi. Yani, ortam ne olursa olsun arkadaşı olsun, huzur duyuyor. Dönerken çocuğu da aldık eve getirdik. Sonra yemeğe kadar bir iki basket atmasına da izin verdim keyiflendi. Yazık ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bu sıralar siz de kendinizi yorgun hissediyor musunuz benim gibi? Heryerim ağrıyor sanki. Yaşlanıyor olamam değil mi:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptümmm...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5301869771199787605?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5301869771199787605/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5301869771199787605&amp;isPopup=true' title='27 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5301869771199787605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5301869771199787605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/dersler-ile-bozdum.html' title='Dersler ile bozdum...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-418855970280888894</id><published>2007-11-08T23:29:00.000-08:00</published><updated>2007-11-09T00:06:24.908-08:00</updated><title type='text'>Kendinize gelin ey ahali!</title><content type='html'>Farkında değilim sanmayın!!! Ara ara ağlak zırlak da olsam çevremde dönenleri hep farketmişimdir. Hatta ağlarken, kendimi kaybetmişken bir anda durup annemin yanlış yere koyduğu tabağı farkedip uyarmışlığım ve tekrar ağlamaya dönmüşlüğüm vardır. Bazı blogger arkadaşlarım kendilerini salmışlar, bir hüzün, bir depresyon almış başını gidiyor. Arkadaşların çoğu yazı yazmayı kesmiş. Yazı yazmaya ara verenler mi ararsınız, bir aydır aynı duran sayfaları mı, arada bir isteksizce bir iki cümle yazanları mı, tatile gideceğim diye kadırıp sonra bi daha uğramayanları mı! Ne oluyor arkadaşlar, hadi bir silkinin, kendinize gelin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüntüler, mutsuzluklar, aksilikler hep olacak. Zaten ben de size yazıp duruyorum. Ama yaşamaya devam etmemiz gerek. İyimserliğimi kaybettiğimde kendime çok kızıyorum. Dün mutsuzdum, bugün beni üzen sorun kapandı mı? Yooo, hayır! Ama yşamaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok eğer, benim b,ir derdim yok, sadece yazmak, hiç birşey yapmak içimden gelmiyor diyerekten kendinizi salıyorsanız daha kötü! Aman dikkat. Depresyona girmek üzere olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde ağabeyim ile konuşurken ben dedim ki: Bende anksiyetiye (böyle yazılmaz sanırım, idare ediverin) yani endişe hali rahatsızlığı var, ama bu sürekli değil, dönemsel. Yani bir problem ve sorun ile karşı karşıya geldiğimde nüksediyor. Doğru dedi. Ama şöyle de düşünüyorum: Allah korusun Panik atak daha tehlikeli. Çünkü nedensiz de ortaya çıkabiliyor ve tedavisi zor. Soruna neden olan etkiler bitse de sizde durabiliyor bu illet Allah hepimizi korusun.  Sonra Allah korusun orada burada kalbim çarpıyor, ölüyorum, fenayım, çok mutsuzum diye ortada kalan tipler olmak da var! Eski eltim bir gün panik ataklarından birine yolda arabada giderken yakalanmış, arabayı yol ortasında stop ettirip kayınbiraderimi aramış. Adamcağız da gelip almış onu oradan. Bir keresinde de saçını boyatırken kuaförden o halde atmış kendini. Boyayı evde çıkartmış. Gerçi boya yaptırırken bana da arada geliyor öyle ciyak ciyak bağırıp kendimi dışarı atmak. Çoookkk sıkıcı. Öyle saatlerce bişi yapmadan oyurmak. Kitap okumak harika fikir o anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen kendinize dikkat edin. Yazmasanız da bezginliğinizi üzerinizden atın. Gerekiyorsa psikolojik destek alın, inanın insanı rahatlatıyor. Büyük bir sorun olmasa da iyi ve profesyonel bir yardım güldürüyor insanı. İlla deliler gitmiyor artık psikolog veya doktorlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Cuma, güzel gün. Gülebiliyorsanız ne mutlu. Kendinize gelmeniz için size iki gün müddet veriyorum ona göre:-) Valla Allahtan yeni arkadaşlar var da bir iki çift satır okuyabiliyorum son günlerde. Oğluş burada olsa "ayyy çok sıkıcısınız " derdi, ona göre! Pazartesi hepinize geleceğim, bakalım yazılarda değişiklik var mı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem evde de burada olduğu gibi mızmızsanız kocanız sizi yakında boşar benden söylemesi!!! Erkekler ağlak kadın istemiyor maalesef... Bakın ben bilem sustum, bugün bir makyaj yaptım en güzelinden, ay gözüme çok güzel gözüktüm (ne megolamanım) saçımın minicik bir tutamına nazar boncuklu tokacık iliştirdim, çok şirin oldum. Harikayım yahu:-P (Bu arada annem- eşim tarafımdan- bana Sıla tokası almış. Çok tatlı bişi... Ama benim sarı saçlarımda yok olup gitti, kendini göstermedi. Siyah saça nefis gider)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka bir yana, Allah hepimize güzel bir haftasonu versin, tüm dertler sorunlar bitsin. Pts hepimiz güleryüzlü bir yazı yazarız inşallah. Di mi ama? Hadi kalkın bakiim... Yüzünüze gözünüze birşeyler sürün, takın takıştırın, güzel bir parfüm sıkın, cazibenize cazibe katın... Akşam eşlerimiz güzel hatun görsün...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-418855970280888894?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/418855970280888894/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=418855970280888894&amp;isPopup=true' title='36 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/418855970280888894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/418855970280888894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/kendinize-gelin-ey-ahali.html' title='Kendinize gelin ey ahali!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-957556255560175041</id><published>2007-11-08T01:45:00.000-08:00</published><updated>2007-11-08T01:57:04.752-08:00</updated><title type='text'>Are you happy or sad?</title><content type='html'>Sanırım mutlu olmak benim hakkım değil! Ne zaman güzel bir gün geçirsem, biraz sesli bir kahkaha atsam ertesi gün üzücü birşey oluyor. Hayatımda 3 sorun var demiştim ya palavra! Üçyüz de olabilir. Dün yine üzücü bir haber aldım. Aslında çok korkunç birşey değil ama benim üzüntü sınırım çok düşük sanırım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün akşam üzüldüğüm halde evde yine mutlu Renkleri oynadım. Annem ve oğluş bişi anlamadı. Hatta ev ahalisi için ayıcık ailesinden oluşan anahtarlıklar alıp götürdüm eve. Hepimiz bir ayıcık olduk. Onları girişteki ahantarlığa astım. İlginçtir ki hepsi aynı hediye paketi içindeydi, bir tane seçildi, herkese kendi çıktı! Yani bu senin, o kadın ayıcık benim olayı olmadı. Olasılık çok fazla değildi oysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ne alaka şimdi anlattıklarım; Sonra biraz ders, Avrupa Yakası (güldüm bile) derken oğluş uyudu. Sonra, itiraf ediyorum iki duble viskiyi başıma dayadım ve zom oldum. Ağlayıp zırladım... Eşim abartıyorsun canım diyor. Ama ben üzüntüler karşısında zayıf bir kadınım. Oysa dıştan ne kadar farklı görülüyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüntüye karşı bu kadar dayanıksız olmama ve aşırı endişe hali taşımama rağmen felaket anlarında o kadar soğukkanlıyım! Allahtan bir güç geliyor sanırım. Mesela depremde ciyaklamadan oğlumu alıp duruşum, sonrasında sakince ev halkını renk uyumuna bile bakarak giydirip çıkartmam, bomba ihbarı yapıldığında 14 katlı işyerinden sakince inmem (e ne yapayım ayağımda topuklular vardı! Ağabeyim niye akakkabını çıkartmadın diyor! İyi fikirmiş ama yerler çok pistir be abi!), Uçak Münihe inerken feci yalpalarken ben o anda rujumu düzgün süremiyorum diye kızmam, herkes bağırırken Wish ile gülme krizine girmemiz! Neyse çok örnek var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bu kadar uç noktalarda bir tipim işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzur istiyorum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gözlerimi kapatıyorum. Kendimi o sevdiğim evin salonunda hayal ediyorum... French Doorlar ardına dek açılmış, hafif bir esinti var. Rüzgar çanının sesi geliyorkulağıma. Güzelim perdelerim uçuşuyor. İçeriden oğluşun sesi geliyor. Huzurluyum... Mutluyum..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-957556255560175041?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/957556255560175041/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=957556255560175041&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/957556255560175041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/957556255560175041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/are-you-happy-or-sad.html' title='Are you happy or sad?'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5098321831630292821</id><published>2007-11-06T23:22:00.000-08:00</published><updated>2007-11-06T23:34:45.309-08:00</updated><title type='text'>Güzel br akşam</title><content type='html'>Dün oğluş maşallah iyi çalıştı. 55 test sorusu yaptı, ben gelmeden de matematikten testler yapmış. Uyumlu bir çalışma sergilediği için mutlu oldum. O da huzurlu çalışınca yapabildiğini gördü. Sonra eşim hezimete uğradığımız maçı izlemeye dalınca biz de oğluşun odasına kaçıp müzik dinledik ve eşimin getirdiği şarkılardan eleme yapıp bilgisayara kaydettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıların içerisinde beni geçmiş götüren şarkılar oldu. Mesela MFÖ, (Bu sabah yağmur var İstanbul'da şarkısı özellikle), Sezen Aksu, Elvis Presley (benim dönemim olmasa da bir sürü kaseti vardı ben küçükken, çok severdim Rock'n Roll ile dans etöeyi), Guns'n Roses (don't cry, November Rain- (hatırlayan varsa o kilipteki gelinliğe bitmiştim, Guns n Roses konserine gitmişliğim de vardır bu arada...) , Bülent Ortaçgil (olmalı mı olmamalı mı, bu kalp seni unutur mu, diğer şarkıları) sonracııma yeni şarkılar, Mor ve Ötesi, Demir Demirkan, Teoman, Kargo dinledik oğluşla. O benim gençliğimin şarkılarını tanıdı. Şarkı sözlerini hala hatırlamama şaşırdı. E biz de gençtik, onun yaşında tıpkı onun yaptığı gibi bir şarkıyı günde yüz kez dinlemişliğim vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra biraz Rap dinledik. Bizim büyük oğlan Rap müzik yapıyor, gayet de iyi. Bir keresinde ATV de bile çıktı arkadaşı ile... O nedenle oğluş da bu tür müziği seviyor. Pop da seviyor. Müzik zevklerimiz uymasa da ortak noktalarda buluşabiliyoruz. Biraz Rap müzik sözü yazdık. Mesela benim ev işleri ile ilgili şarkımı duymalıydınız. E Rap isyan müziği, ben de ev işlerine isyan ettim. Tam o sıra odaya gelen eşim iki deli ile karşılaşınca garip garip bakıp maça döndü. Ama son günlerdeki gerginliğimden sonra böyle eğlenmenin bana iyi geldiğini biliyor tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz da benim sevdiğim Rock müzikleri dinlettim, beraber kafa salladık Metalciler gibi. Bu arada gülmekten kırılıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca zaman nasıl geçti anlamadık. Saate de bakmayınca zaman almış başını gitmiş. Bir baktım, saat 11! Apar topar oğluşu yatırdım, bir baktım saatin farkına bizle varan eşim de tyatmış bile! Bir anda herkes yataklara dağıldı anlayacağınız. Azıcık ortalık toplayıp ben de yattım. Yatınca azıcık TRT 3 te banttan verilen buz patenini izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nostaljik bir akşam geçirdik anlayacağınız. Allah ağızımızın tadını bozmasın. Hepimizin de...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5098321831630292821?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5098321831630292821/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5098321831630292821&amp;isPopup=true' title='22 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5098321831630292821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5098321831630292821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/gzel-br-akam.html' title='Güzel br akşam'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7107417369667707359</id><published>2007-11-06T01:20:00.000-08:00</published><updated>2007-11-06T02:13:53.523-08:00</updated><title type='text'>Proje sınıfı elitleri...</title><content type='html'>Bu sıralar en büyük üç sorunumdan biri hasta olamamaktı. Allah'a şükür dün rahatsızlandım. O aptal profesörün ilacını filan da kullanmadım. Telefonda ilaç söylemişti ya hani... Eczaneye gitseniz eczacı da verir o kadarını. Valla bir günde inceldim hani. Allah düşmanıma vermesin. Sinirim de geçiverdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de laylaylom değilim tabi. İkinci derdim oğluşun okul ve dershane durumu. Ders çalışmakta zorlanıyor çocuğum. Sıkılıveriyor. Ders çalışmak külfet geliyor beyimize... Ama ders çalışmaya zorunlu olduğunun da bilincine yavaş yavaş varıyor sanırım. Bazen iyi çalışıyoruz, o zaman yaptırdığım testlerde başatrılı oluyor, bazen de ağlaşıyoruz şu sıralar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene oğluşu dershaneye yollama konusunda kararsızdım biliyorsunuz... Hala da çok doğru bir iş yapıp yapmadığımdan emin değilim. Yalnız olumlu yönleri var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Zorunluluktan da olsa hafta sonu 6 saat dershanede çalışma yapıyor.&lt;br /&gt;2) Dershane gidiş yolunu gösteriyor, çıkabilecek soru türlerini veriyor, bol test çözüyoruz.&lt;br /&gt;3) zorunlu çözülmesi beklenilen test ödevleri var. Ben yap desem yapmaz ama ödev olduğu için yıllardır koşullandırılmış olan oğluş yapmak durumunda kalıyor. İKİ HAFTADA 520 SORU ÇÖZMEK HEDEF VE ÖZDEV!&lt;br /&gt;4) Sınav havasına girebilmemizi fazlası ile sağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat tuhaf olaylar da olmuyor değil. Mesela benim oğluş dershane eğitime başladıktan iki hafta sonra başladı. O nedenle seçme sınavına girmedi. Dedilerdi ki en iyilerin olduğu bir sınıf var, proje sınıfı bu... Sonra da üç alt sınıf var. Ben de dedim ki, şimdi sınava girmedi, en iyi sınıfa verin diyemem ama en kötüsü de olmasın, çünkü fena değil çocuk... Başladı 2. dereceden iyi sınıfa. O sınıfta sınıf öğretmenini, diğer öğretmenleri, arkadaşlarını, havayı sevdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada her hafta sınav oluyorlar. İlk iki sınavda maşallah iyi sonuç aldı. Bu sınavlara göre tekrar sınıflar düzenlendi. Bizimki en iyi sınıfa, proje sınıfına irdi. İyi bir olay ama abartmadık. Yani velilerde ve hocalarda öyle bir takıntı var, aman çocuğum proje sınıfına girsin diye. Ne oluyorsa artık. Bence büyük bir olay değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimki sınıfa başladı ama bir hafta önceki haftasonu ateşi olduğu için dershaneye yollamamıştım. Tabi o dersleri kaçırdı. Normalde ben çalıştırırdım ama sonraki hafta içinde 3 sınav birden vardı. İşin kötü yanı okuldaki ve dershanedeki konular farklı! (Matematik ve sosyalde) Ben okul sınavlarını seçmek durumunda kaldım ve o konulara yöneldik. Dershanede Matematikten açı ve çokgenleri işlemişler, bizimki küme ve olasılıklardan sınava girdi mesela...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak o haftaki dershane sınavdan kötü not aldı. Zaten bekliyorduk da. Bildiği konulardan hep yapmış ama matematik ve fen berbattı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçları proje sınıfında okuyan sınıf hocası kadın (her sınıfın sınav koçu niteliğinde sınıf öğretmeni var, herşeylerinden o sorumlu) notları okumuş ve daha o sınıfa başlayan oğluşuma "hiç proje sınıfına yakışmayan bir not" demiş. Sonra oğluşun adı notu ile anılır olmuş sınıfta... Bilirsiniz çocuklar acımasızdır! Çocuklara kızmıyorum ama öğretmenin o lafını ve tutumunu çok doğru bulmuyorum. Şöyle yapabilirdi: Oğluşu yanına çağırıp "ilk iki sınavın çok iyiydi, neden son sınavdan kötü aldın, bir sorunun mu var, istersen özel ders ile hızlandırabiliriz" filan diyebilirdi (özel ders de mümkün...) Ödül mutlaka olmalı. İlk üç, beş filan sınıfta onore edilmeli, minik hediyeler verilmeli .Bunu yapıyorlar, diğer sınıfta hep ilk üçte olduğu için ona da minik hediyeler veriyorlardı) Ama kötü notları okumak ve asmak, bu şekilde bir teşhir bence hoş değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu aslında oğluş o gün söylemedi. Oğluş eşim ile pazar sabahı dershaneye hiç istemeden, nefret ede ede giderken "bu sınıf hocası ne kötü bir öğretmen, hiç sınıf öğretmeni böyle der mi dedi." O anda kapı ağzında öğrendim. O sinirle müdürü aradım, bu doğru bir davranış mı diye sordum. Bu bazı çocukları hırslandırıyor dedi. Ben çocuğumu rencide ederek hırslandırmadım hiç! Ben çocuğumun onurunu kırarak başarılı olmasına yol açmadım! Ben onu öyle yetiştirmedim ki! Saçma bunlar. Kötü anlamda hırslandırmayı kabul etmiyorum, kusura bakmayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik dershane bir seçimdir. Gidip gitmemesi de, hangisine gideceği de... Sonra özür filan diledi, ders veririz, arayı kapatırız dedi. Ben kapatırım o arayı sağ olun dedim. Oğluş ile de konuşmuş, bir derdin olursa yanıma gel demiş. Adam olumsuz diyemem Allah için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O hafta Allahtan sınıf toplantısı vardı. Sevimsiz sınıf hocamız girdi. Aman ne havalar, aman ne abartmalar. Sanırsınız proje sınıfı değil de bilim adamları sınıfı. Nasıl bir zümre ayırımı bu! Velilerde bir hırs! Ya bu bebelere yazık değil mi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda genel konuşmalardan sonra konuyu açtım. Dedim ki, "iyi güzel, çocuklar iyi bir eğitim alıyor, hepsi ateş parçası, dersler hızla ilerliyor, ama bu arada çocuklarımızın ruhsal durumlarına da önem vermeliyiz değil mi? Onlarda ruhsal tahribat yapmamalı, dersten, okuldan, sınavdan soğutmamalıyız. Çocuğumun iyi bir okula girmesi kadar, belki daha da çok ruhsal durumunun düzgün olması önemli. Çocukların hırsı ve yarışı kendileri ile olmalı. İstediği ve hedeflediği okula ve puana olmalı. Arada iyi günleri de olacaklar, kötü de..." Kadın yanlış anlamış oğluş, ben daha çok çalışırsan iyi olur dedim diyor ama ben oğlumu tanırım: Kurduğu cümle ancak öğretmene ait olabilir, o konuşma tarzı oğluşun uyduracağı birşey değil. Üstelik giderayak söylediği birşeydi, şikayet amacı da gütmüyordu. Tüm gün saklamış bizden, ben de sınavdan kötü aldığı için sessiz diye düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın bir de bunları özel olarak konuşalım isterseniz dedi. Ben de" Yoo, bence bu herkesi ilgilendiriyor dedim. Siz herkesin notunu sınıfın önünde okuyorsunuz, bu konuda herkesin içinde konuşulmalı dedim. Velilere de dönerek, bence herkes çocuğunun pasikolojisini de korusun, proje sınıfında olmaya odaklamasınlar dedim. Çünkü bu çocukları büyük bir stres altına sokuyor. Çıkanlar olduğu gini sınıf düşenler de oluyor. O çocuğun psikolojisini düşünün!O stres ile başarısız da olunabilir, başarılı da. Ama stres sonucu başarı bana çok sağlıklı gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, proje sınıfının bir handikapı da rüzgar hızı ile ilerlemesi ve kadının bununla övünmesi ilginç! Bence özümseyerek konu işlemeleri gerek. Valla ortamda bir kaos hakim ne diyeyim... Bir de okul ile aynı konularda gidilmediğini söyledim. Öyle değil diyo! Proramları çıkarttım verdim eline. Efendim her okul farklı konu işleyebilirmiş! İyi de bizim okul kitap sırası ile gidiyor. Tüm kitaplar da ortaksa bu sırayı izlemek en doğrusu.Bu şekilde gştmeyen de şansına küssün ne yapalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok eşimle ben konuştuk. Tüm ortamlarda olduğu gibi... Tartışacağız ki işe yarasın bu toplantılar. İyi yönleri de övdüm. Sezarın hakkı Sezara şimdi... İyi olan da çok şey var. Cidden iyi bir dershane, yöntemleri, soruları, kitapları , çoğu hocası iyi. İyi niyetliler de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü de veli semineri varmış. Dört gözle bekliyorum. Bir iki çift lafım da orada olacak! Bekleyin beni! Öööle susmak yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşta böyle... Kaos hakim şu an minik ailemin eğitim dünyasında... Zavallı bebelerimiz de mahzun mahzun süzülmekte!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7107417369667707359?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7107417369667707359/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7107417369667707359&amp;isPopup=true' title='20 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7107417369667707359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7107417369667707359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/proje-snf-elitleri.html' title='Proje sınıfı elitleri...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-4549778642536329558</id><published>2007-11-05T00:14:00.001-08:00</published><updated>2007-11-05T00:42:24.647-08:00</updated><title type='text'>Yapılanlar, edilenler...</title><content type='html'>Yağmurlu bir İstanbul sabahından merhaba. Şimdi burada olmak yerine evimde dışarıyı izleyerek kahvemi yudumlamak isterdim. Sıcacık evimde, TV de güzel bir yemek programı mesela, kedi ayaklarımın dibinde. (Benim kedim mi yok, e bu zaten bir hayal!) Lakin bu aralar evde olmak da bünyeme yaramıyor. Hele bir de hava kapalıysa, çok bunalıyorum, evde çok yorulduğum için iyice çileden çıkıyorum. Bıraktığım ilaç tahminimden daha fazla etkiledi beni. Bir de hala rahatsızlanamadım. Çatlayacağım. Yani anlayacağınız şu an çalışmak ve iş yerinde olmak bana iyi geliyor ilginçki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu yine de çok kötü değildi. Cumartesi biraz anneme alındım. Tamam bu sıralar alınganım ama üzüldüm... Cumartesi kötüce bir haber aldım, moralim bozuldu. Eşim de kışlık lasttiklerin olduğu depoya gitti. Oğluşa dedim ki, anneanneyi de çağırıp bir yerlere gidelim mi diye. Önce kabul etti. Annemi aradım. Of, boşver siz gidin dedi önce. Ben de hadi, çocuk da istiyor deyince OK dedi. Sonra oğluş giysi konusunda pürüz çıkarttı. Yok efendim kısa kollu giyecekmiş, mont giymezmiş. Nike kapşonlu üstü giyecekmiş. Bu çocuk ince g,iymeye ne meraklı. Benden de beter! Neyse, iyi o zaman gitmeyelim dedim ben de... O sırada annem geldi. Anne vazgeçtik deyince, oh isabet olmuş dedi. Öyle bozuldum ki. Kırk yılın başı birşey istedim, onu da burnumdan getirdiler. Anne, sana neler oldu, eskiden beraber ne eğlenirdik, artık konuşamıyoruz bile dedim. O da hadi gidelim o zaman dedi. Oyuncak mı bu. Zaten canım da istemedi sonra. Evden çıkıp biraz yürüdüm, iyi geldi. Sonra ders çalıştık filan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim geldiğinde hava kararmaktaydı. Tam yemeğe girişecekken elektrikler kesilmesin mi yine. Oğluş sevindi! Oysa mum ışığında da olsa ders çalışabileceğini hatorlattım ona. Feneri yanına alıp sosyal testi çözdü. Maşallah iyi de yaptı. Elektrikler hep gitse mi ne! Evin tüm fenerlerini mutfaktaki kritik noktalara astık. Yemeği öyle yaptım. Hatta dolapta çıkmış kıyma vardı, bozulmasın diye ertesi gün için spagetti sosu yaptım bir de. Harika bir soslu tavuğum var, buzluğa koymadan sosluyorum, lezzetli oluyor. Güzel bir pilav, bol kırmızı lahana salatası ile sofra hazırladık. Eşim 4 altın yaldızlı uzun mum ve şamdancıklar eşiliğinde sofra kurdu. Hımmm, çok romantikti. Tam yemeğin ortasında ışık geldi ama oğluş ışıkları yakmayalım dedi. Çocuk eski çağlardan mı kalma nedir:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra kendimizi dışarı attık, yakınlarda yeni açılmış bir İtalyan lokantası var, maç yayını için oraya gittik ma doluydu, sonra da bizim cafeye gidip harika bir dilim çukulatalı pasta yedim. Ne lezzetti! Bu sıralar tatlı ihtiyacım doruklarda. Bugün yine rejime girdim. Artık ciddi kilo sorunum var bence!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar sabahı saat yedide kalkıp oğluşun dershanesindeki genel sınava gittik. Bir saat süreceği için eve dönmedik eşimle. Yakınlarda bir pastane vardı. Bir keresinde oradan oğluşa tuzlu kurabiye almıştım. Temizliği ve insanların güleryüzü beni çok etkilemişti. Oraya gittik. Tukarıda oturma yeri de var. Ne temizdi. O lavabolara da bittim. O kadar zevkli dizayn etmişler ki. Herşey lezzetli idi. Taze köy yumurtası eşliğinde bir kahvaltı ettik. Aynı zamanda fırın olduğu için ekmek de tazeydi... Bahsettiğim yer aslında fakirce bir muhitte. Ama yakınlarında büyük ve lüks siteler yapılıyor. O nedenle oraya servis filan yapabilecekler. Yani şimdi burası için çok lüks kalsa da ileride akıllarını da kullanıp serviste hızlı olurlarsa iyi işler... Böyle güzel, temiz ve mutlu çalışanlara sahip yerler görmek iyi oluyor. Allah işlerini rast getirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra oğluşu alıp o yeni yapılan sitelerin satış ofislerine gittik. Alacağımızdan değil aslında. Ama biz hiç belli olmayız. Mesela karşıdaki evimizi şöyle aldık: Ev almayı düşünüyorduk, ama o gün değil. Sadece sıkıcı ve kapalı bir bayram tatili günüydü. Feci yağmur vardı ve soğuktu. Bir sitenin satış ofisine gittik. Güleryüzlü, çok tatlı bir bayan tek başınaydı o tatil gününde. Ev yapılmaktaydı ama örnek daireyi çok sevdik ve o gün işlemleri başlattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü sitelere bir bakalım dediğimizde huyumuzu bilen oğluş mızırdanmaya başladı. Ben arkadaşlarımı bırakmam, buraya taşınmam diye! Oğlum sadece bakacağız, para nerede zati dedik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar, Güneş Park sitesi diye bir yer var. 180 m2 lik dairesine bittim. Örnek daire yüksek bir giriş katıydı ve sanki bahçen önündeymiş gibi çok şirindi. .Giriş olmasına rağmen çok sevdim. Keşke o ev benim olsa dedim. Fiyatları sorduğumuzda oğluş suratını astı. Keşke alabilseydik ama bu sıra çok zor. Üstelik o örnek ev en iyi konumda olanmış ve satılmamış. Bize tanıtan adam pazarlama stratejisi ile mesela mutfağa giriyoruz, yenge bu senin kilerin, bu ankastre mikrodalgan diyordu, ya da oğluşa ismi ile hitap edip, burası senin odan filan diyordu. Eveeetttt, bizim evimizdi ooooo.... Benim soyunma odamdı, benim mutfağımdı... Biraz pozitif elektrik vereyim evrene de benim olsun: &lt;strong&gt;O evi istiyorum, o evi istiyorum, o ev benim olacak. O ev benim olacak....İstiyorum. İstiyor... İsti... Hemen şimdi istiyorum...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra gezdiğimiz iki siteyi hiç beğenmedik. Hep öyle olur. Sevdiğin bişi bulunca başka bişi beğenmezsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah hepimize güzel günler göstersin ,hayallerimizi gerçek etsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizler neler yaptınız bu arada?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-4549778642536329558?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/4549778642536329558/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=4549778642536329558&amp;isPopup=true' title='20 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4549778642536329558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4549778642536329558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/yaplanlar-edilenler_05.html' title='Yapılanlar, edilenler...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-4864589788494374360</id><published>2007-11-02T01:11:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T04:45:24.091-08:00</updated><title type='text'>Turkish Delight ve Katmer</title><content type='html'>Öncelikle sabah sabah beni sinir eden bir haber ile başlayalım cuma yazıma... Efenim bizim kırk yıllık Türk lokumumuz , nam-ı diğer Turkish delight'ımız olmuş Rum lokumu. Hem de adamlar patentini almışlar. Yani Avrupa topluluğu ülkelerinde Rum Lokumu olarak satılacakmış sadece. Biz orada Turkish delight filan satamayzcağız ve hak mak da iddia edemeyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baklavadan sonra alın size Rum Lokumu. Kıbrıs Rum kesimi almış çoktan patenti, sizler uyuyun! (sözüm size değil tabi arkadaşlarım anlayın artık) Burada asıl acı olan bizim paten almayı akıl edemeyişimiz! Yakında şiş kebabımı, rakımız, lahmacunumuz, dönerimiz de ellerin olur, biz de aval aval bakarız arkamıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi patent almayı akıl edemedn, üşendin, gerek duymadın... E adam Rumlar paten için başvurduğu zaman bir süre içerisinde buna itiraz hakkın var. Ne diye itiraz etmiyorsun. Bunu duymadım deme, imkansız. Şöyle bir örnek vereyim: Bizim firmanın profillerini bizim eski bir bayimiz taklit edip bir yerde çektirmiş! Bunu duyunca gidip patent için başvurduk. Elimizde adam yapmadan önce bizim tarafımızdn yapıldığına dair herşey var. Konu o değil ama. Biz başvurunca Antalyanın orta ölçekli bir firması olan bayi hemen itiraz etmiş! Adam hemen haberi alıyor ve başına gelecekleri bildiği için itiraz ediyor. Sekiz kalıbın ikisini de iptal ettirmeyi başarızyor! İyi ve isabetli bir savunma ile. Bu kadar basit.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl uyuruz anlayamıyorum. Bunu önemsiz mi buluyor devletimiz acaba? Kültürümüzün bir parçası o lezzetler! 18. yüzyılda bir gezgin bizden götürdüğü lokum ile Avrupa tanışmış. Biz de kaybedip sonradan benim şu an yaptığım gibi ah, vah yapıyoruz sadece! Yazık! Yazık! Adamları tebrik etmekten başka yapılacak birşey yok. Aferim ne diyeyim. Yemeyenin malını yerler! Böyle yerler işte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakında Topkapı Sarayı yerinden sökülüp Alman Sarayı diye sergilenirse şaşırmayın. Yapmadıkları şey değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, Bir başka lezzetimiz de katmer. Yakında Uganda Katmeri olarak görürseniz ona da şaşırmayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu lezzeti hafta sonu bir yapın, ailenizin başını döndürün. Eşiniz size yine aşık olsun, çocuklar her haftasonu istesin, kayınvalideniz kıskansın. Katmerin vücuda hiç yararı yok. Hatta çok zararlı, yağlı birşey. Ama ruha çok iyigeliyor. Altı ayda bir yerseniz bişicikler olmaz. El oyalıyor ama çok zor değil. Valla yaparsınız. Yeni gelinler, siz de işbaşına hadi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzeme:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5,5 bardak un (eleyin, daha iyi oluyor. Ben Selva unu beğeniyorum)&lt;br /&gt;2 bardak sıcak su. (Ilığın üzerinde olsun ama elinizi yapmasın)&lt;br /&gt;Yeteri kadar tuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 paket kadar tereyağ (margarin diyor tarifte ama ben asla margarin kullanmıyorum burada)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Unu eleyin, tuzu atın, suyu yavaş yavaş dökerek yoğurun&lt;br /&gt;- Masaya alıp iyice özdeşleşene dek yoğurun. Bu çok önemli. Pürüzsüz güzel bir hamur elde edin. Sert olmasın.&lt;br /&gt;- 6 veya yedi parçaya ayırın, güzel pazıcıklar hazırlayın&lt;br /&gt;- Nemli bez örtün ve siz yağı eritene dek biraz bekletin. Hatta bir fincan kahve için. Ama çok da oyalanmayın.&lt;br /&gt;- Birinci pazıyı ince açın. Düzgün olması şart değil. Benimkine bakın! Hiç farketmez.&lt;br /&gt;- Yufkayı yağlayın. Her yerine yayın.&lt;br /&gt;- Yufkayı rulo yapın ve resimdeki gibi helezon şekline getirin ve beklemeye tepsiye bırakın.&lt;br /&gt;- her pazı için aynı işlemi yapın.&lt;br /&gt;- Hepsi bitince en başta yaptığınız ve sertleşmiş parçayı merdane ile yarım santim gibi açın.&lt;br /&gt;- O parçayı sacın veya teflon tavanın üzerine koyun. Pişerken azıcık yağlayın&lt;br /&gt;- Pişen her hamuru tencereye koyun ve kapağını kapatın. Üstüste dizildiklerinde hem soğumuyorlar, hem de sertleşmiyorlar.&lt;br /&gt;- Hepsi bitince afiyetle yiyin, bana da dua edin:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinize sağlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreJ6HGi7I/AAAAAAAAAR0/zx89u9MAJXk/s1600-h/res1.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128155387513965490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreJ6HGi7I/AAAAAAAAAR0/zx89u9MAJXk/s200/res1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreOaHGi8I/AAAAAAAAAR8/10oi0ykG4tU/s1600-h/res2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128155464823376834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreOaHGi8I/AAAAAAAAAR8/10oi0ykG4tU/s200/res2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdXaHGi0I/AAAAAAAAAQ8/ACW3MbHkd1Y/s1600-h/res3.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128154519930571586" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdXaHGi0I/AAAAAAAAAQ8/ACW3MbHkd1Y/s200/res3.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdgKHGi1I/AAAAAAAAARE/LC0EvQIoPC4/s1600-h/res4.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128154670254426962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdgKHGi1I/AAAAAAAAARE/LC0EvQIoPC4/s200/res4.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Ryrdy6HGi4I/AAAAAAAAARc/3M2vCPVqBXE/s1600-h/res6.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128154992376974210" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Ryrdy6HGi4I/AAAAAAAAARc/3M2vCPVqBXE/s200/res6.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdrqHGi3I/AAAAAAAAARU/pwQIT3YuQLk/s1600-h/res5.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128154867822922610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdrqHGi3I/AAAAAAAAARU/pwQIT3YuQLk/s200/res5.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Ryrd56HGi5I/AAAAAAAAARk/PQZEeSrJDE8/s1600-h/res7.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128155112636058514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Ryrd56HGi5I/AAAAAAAAARk/PQZEeSrJDE8/s200/res7.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreAKHGi6I/AAAAAAAAARs/-OW0zX9JDmE/s1600-h/res8.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128155220010240930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreAKHGi6I/AAAAAAAAARs/-OW0zX9JDmE/s200/res8.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdmKHGi2I/AAAAAAAAARM/4oe49BBWyew/s1600-h/res5.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyrdMaHGizI/AAAAAAAAAQ0/64XWvX8jzho/s1600-h/res2.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-4864589788494374360?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/4864589788494374360/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=4864589788494374360&amp;isPopup=true' title='38 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4864589788494374360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4864589788494374360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/turkish-delight-ve-katmer.html' title='Turkish Delight ve Katmer'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyreJ6HGi7I/AAAAAAAAAR0/zx89u9MAJXk/s72-c/res1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>38</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-9091591797951179065</id><published>2007-11-01T06:12:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T04:45:25.114-08:00</updated><title type='text'>İşte bizim ailenin tipleri...</title><content type='html'>Merhabalar.... İki gündür ekstra yoğunum. Arada bir bloğuma baktım ama birşey yazamadım. Nasılsınız inşallah?:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Salı günkü dershane toplantısı ve eğitim sistemini eleştiren yazı yazacaktım ama sanırım yarına kaldı. Bu gün aile resmimizi vereyim dedim:-) Mutlu ve Umutlucuğumun bloğunda bir adres verilmiş: &lt;a href="http://turkcell-im.turkcell.com.tr/tipmatik/"&gt;http://turkcell-im.turkcell.com.tr/tipmatik/&lt;/a&gt; Burada tipinizi buluyorsunuz:-) &lt;strong&gt;HERKESİ BU KONUDA SOBELİYORUM. görelim tiplerinizi!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bizim aile:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bay Zihni Sinir: (Öyle göğsü bağrı açık gezmiyor ama ceketin içine bişey koyamadım!) Vallah en çok eşim benzedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyndBqHGisI/AAAAAAAAAP8/649nDtkSyeI/s1600-h/tip+1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127872671291706050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyndBqHGisI/AAAAAAAAAP8/649nDtkSyeI/s320/tip+1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayan Düttürü Leyla: (kırmızı olsun, beş kuruş fazla olsun diyenlerden kendisi:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyndMqHGitI/AAAAAAAAAQE/_LtxSvfifF8/s1600-h/tip+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127872860270267090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyndMqHGitI/AAAAAAAAAQE/_LtxSvfifF8/s320/tip+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim Sistemi Kurbanı Oğluş: Güldüğüne bakmayın, bu sıralar pek bi mutsuz derslerden, sınavlardan.... Fenerli tabiiii....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyneKKHGiuI/AAAAAAAAAQM/cDm11TEgtF0/s1600-h/tip+3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127873916832221922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyneKKHGiuI/AAAAAAAAAQM/cDm11TEgtF0/s320/tip+3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayan Gül Ağacı (Nam-ı diğer her daim mutsuz hanım) Saçını bulamadım. Bunun gibi nine saçlı değil ama dalgalı kısa- orta arası... Aslında hep asık suratlı değil ama bu günlerde hep kötümser!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RynegqHGivI/AAAAAAAAAQU/LakutrJ34Lg/s1600-h/tip+4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127874303379278578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RynegqHGivI/AAAAAAAAAQU/LakutrJ34Lg/s320/tip+4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlucuğum, resimleri kayıt edebildim ben. Şimdi şöyle oluyor: Tipini hazırlıyorsun, gönder yazıyorsun, evet diyorsun, bir iki dakika bekliyorsun ki tipi yüklesin. Sonra İndir seçeneğine basıyorsun, orjinal boyutu seçiyorsun, resimi farklı kadet yaparak bilgisayarına yüklüyorsun. Bende çok kolay oldu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-9091591797951179065?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/9091591797951179065/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=9091591797951179065&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/9091591797951179065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/9091591797951179065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/11/ite-bizim-ailenin-tipleri.html' title='İşte bizim ailenin tipleri...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyndBqHGisI/AAAAAAAAAP8/649nDtkSyeI/s72-c/tip+1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8540126896926143715</id><published>2007-10-30T00:09:00.000-07:00</published><updated>2007-10-30T03:14:16.400-07:00</updated><title type='text'>Bay Zihni Sinir, bayan Düttürü Leyla ve eğitim sistemi kurbanı Oğluş ailesi...</title><content type='html'>Üç günlük tatilden hiç birşey anlamadığım gibi üç gün boyunca evde kalıp deli gibi yoruldum. Hani işten bazen nefret ediyoruz ama iş başladığına sevindim bile. Cidden çok yoruldum arkadaşlar. Yaptıklarım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kaç çeşit yemek yaptığımı, kaç kez mutfak temizlediğimi hatırlamıyorum bile. Yemek yapmaktan bıktım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Evet, camları sildim. Kanun yine bozulmadı, dün feci yağmur yağdı. Bana kızmayın, s,z, uyarmıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hem tülleri, hem perdeleri yıkadım. Eşim sağolsun yardım etti takıp çıkartmada... Mis gibi oldu. Ütü kısmında biraz bunalıma girdim. Çok itina ile ütülediğimi sçyleyemeyeceğim. Ama idare eder işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İki sabah üstüste oğluşun isteğini kıramayarak katmer yaptım. Annem de sever diye dün kahvaltıya çağırdık. Çok güzel olmuştu. Size tarifini vereceğim bu hafta. Hafta sonuna ailenize, dostlarınıza yapın, dua etsinler size. Çok hoş cidden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Temizlik olayına hiç girmeyeyim isterseniz. Bir güne sığdırmaya çalıştım, akşam iki seksen yattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dün ne bunalımlı gündü Allahım. Çıldırmanın eşiğine yakındım. Sanırım evde kalalım, dinlenelim şeklindeki saçma düşüncemiz ters tepti ve sinirlerim laçka oldu. Bunda eğitim sistemimizin laçkalığının büyük etkisi var tabi. Oğluşa verilen ağır dersler beni bu hale getirdi. Neydi o yaaa! Üniversite sınavına hazırlanırken bu kadar zorlanmamıştım. Oğlum da ambale oldu. Cuma günü üç sınavı vardı düşünün artık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cumartesi akşamı elektrikler kesildi. Hemi de saatlerce. TV izlediğim tek akşamımı (bir de Çarşamba Avrupa Yakası var) katlettikleri için sevgilerimi sunuyorum buradan:-P Ama bu durum Zihni Sinir eşimin yaratıcılığını ayyuka çıkarttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim şimdi şöyle: Elektrikler kesildiğinde battaniyemin son dikişlerini atıyordum. Işıklar gidince kaldırdım tabi. Sonra da yapacak çok bişi yok! Oğluş arkadaşları ile dışarıdaydı kesildiğinde. Neyseki ortak alanların jeneratörü var. O nedenle bahçaya baktım, bunlar güle oynaya saklambaç filan oynuyorlar. Biraz güldüreyim oğluşu dedim, feneri yüzüme alttan tutup ağzımı açtım, komiklik yaptım.... O sıra tek oğluş beni görür durumdaydı. Arkadaşı da görmüş, annen değil mi o demiş! Rezil oldum tabi. Site ahalisinden de gören olmuştur... Bu beni beş on dakika oyaladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E arkadaşınız hiç birşey yapmadan oturabilir mi. Sıkıntıdan uyuklayan eşime sataşıp durdum. Ondan da yüz bulamayınca bari örgü öreyim dedim. Dikiş kadar zor değil. Ama mum ve fener ışıüğında ne zor. Direk ışık gelmeli. Bunu gören Zihni Sinir eşim olaya el koydu. Bir adet Fenerbahçe şapkası, hafiflerinden bir adte fener, koli bandı aldı ve bana madenci şapkası yaptı. Ben elimde örgün, başımda ışıklı şapkam ile delilik üstünde bir yerlerde düttürü Leyla şeklindeydim anlayacağınız. Oturduğum yer ise pencere önü. Tüm site beni görmüş olabilir. Valla ne düşündüler kimbilir. Oğluş oyundan gelip beni o halde görünce çok güldük. Fotograf çekip buraya koyacaktım ama o şapşalın da şarjı bitmiş. Aynı şapkadan oğluşa da yaptık, İngilizce ödevini yaptı garibim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra baktık bu da sıktı, Pastaneye gidelim, ortak alan olduğu için ışığı vardır dedik. Tam çıkarken ışıklar geldi. Ama bu bizi engellemedi ve bıl kalorili profiterol yiyerek geceyi sonlandırdık. Keza yine ışıklar kesildi ve kös kös oniki gibi uyuduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluş, ona ilginç ve eğlenceli gelen bu nstaljik akşam nedeni ile "Keşke yarın da kesilse" dedi! Biz de Allah korusun dedik. Allah ışığımızı hiç kesmesin, hep aydınlıklar versin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bugün akşam yedide Dershanenin veli toplantısı var. Bu dershane olayına yarın yer ayıracağım. Hoşuma gitmeyen olaylar var. Gerçi bu çarpık eğitim sistemi ile de alakalı ama öğretmenlerin bakış açısını size anlatacağım. Cumartesi ve Pazar oğlumla canımız sıkıldı. Bugün biraz bağırıp çağırıp deşarj olmayı planlıyorum anlayacağınız. Abartıyorum tabi:-) Ama bir iki çift lafım var o sınıf öğretmeni bozuntusuna. Oğlumun moralini bozmaya kimsenin hakkı yok. Size yarın anlatacağım ki yarış atlarını, pardon çocuklarımızı nasıl bir psikolojiye sokuyorlar bilin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Battaniyeyi diktim. Bir de ne göreyim bir motif eksik... Offf, şimdi onu yap, ütüle, dik.... Bitemedi gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeee, bekliyorum anlatacaklarınızı, sizler neler yaptınız, benim gibi iş başlasın da dinleneyim diyen oldu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Yazmayı çok özlemişim. Keyfim azıcık yerine geldi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8540126896926143715?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8540126896926143715/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8540126896926143715&amp;isPopup=true' title='34 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8540126896926143715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8540126896926143715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/gnlk-tatilden-hi-birey-anlamadm-gibi-gn.html' title='Bay Zihni Sinir, bayan Düttürü Leyla ve eğitim sistemi kurbanı Oğluş ailesi...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>34</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7181845919336239483</id><published>2007-10-25T23:33:00.000-07:00</published><updated>2007-10-26T00:03:13.682-07:00</updated><title type='text'>Cuma geldi...</title><content type='html'>Cuma geldi de biraz kendime geldim. Bu hafta çok iyi geçti diyemem. Bunalım, bunalım. Her an değil ama akşamları oğluş uyuduktan sonra içime bir dıkıntı gelip durdu. Şu an Allah'a şükür iyiyim. Pazartesi de tatil. Ne hoş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü yapacak iş var ama:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Perdeler yıkanacak. Arka orta odanın (nam-ı diğer çalışma odası ama kimse bişi çalışmıyor, sadece ütü yapıyorum) perdeleri artık gri. Gri hoş bir renk değil, odaya yakışmıyor:-P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Salon perdeleri de yıkansın o arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Perdeler çıkmışken camlar silinsin. Bu demektir ki bir iki güne yağmur yağacak:-) Ona göre&lt;br /&gt;- Soyunma odası almış başını gidiyor. Yazlıklar da kışlıklar da ortada. Hepsini giyiyorum hala. O nedenle daha pratik bir düzenleme yapıp bir şekle sokmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Her zamanki temizlik olayları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Oğluşu ders çalıştırmak. Yarabbim! Biraz değişiklik yapıp matematik çalıştıracağım. Yoksa fenden daha fazla üreme olaylarını oğluşa anlatmaya dayanamayacağım ... 6. sınıf ders kitabına bakarsanız maşallah her bişi ortada... Dersler hep kıkırdayarak geçiyormuş zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Battaniye az kaldı. Valla azıcık. Otursam bir saatte biter. Kenarına da süs dantel mi geçsem, daha iyisi anneme satmak. Ama o da çok sallıyor bu sıra herşeyi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yatağımız için iki yıl önce başladığım kırmızı tüylü örtüyü örmeye devam etmek. Bu hızla emekliliğimde kullanabileceğim:-) Bir yapsam Japon yatağıma çok yakışacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Rejime konsantre olamıyorum. Doktora gidip şu rahatsızlığıma derman bulmam lazım önce. Miğdem şiş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dinlenmeliyim! Uyumalıyım! Huzur bulmalıyım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İşte böyle... Güzel bir tatil diliyorum size. Ülkeme de huzulu günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7181845919336239483?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7181845919336239483/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7181845919336239483&amp;isPopup=true' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7181845919336239483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7181845919336239483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/cuma-geldi.html' title='Cuma geldi...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-6027610971813899917</id><published>2007-10-24T23:00:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T04:45:25.160-08:00</updated><title type='text'>Hayatın renkleri... Bu sıra biraz gri mi ne?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyA3maHGiqI/AAAAAAAAAPw/n1gF5Sjg0w8/s1600-h/bayrak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125157508931291810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyA3maHGiqI/AAAAAAAAAPw/n1gF5Sjg0w8/s320/bayrak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;* Dün nasıl yoğundum anlatamam. Yooo, anlatırım aslında... Sabahtan departmandan iki kişiyi de alarak önemli bir toplantıya gittim. İki kişiyi de yanıma alma sebebim onların da toplantılara alışmaları ve projeyi takip etmelerini sağlamak. Yoksa toplantılara sürekli ben ve Wish gidip duracağız. Artık gençleri yollamanın zamanı geldi. Aslında çok önemli olmayan toplantılara yalnız da yolluyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantı Cevahir Alışveriş Merkezinin karşısında bir yerdeydi. Yağmur altında gidip arabayı Cevahir'e bıraktık. Sonra caddeden karşıya geçip yürüdük. O sıra peşimize bir adam taklıldı. Alkolik olduğu belli biri, aramızda erkek olanından para istiyor. Yılmadı peşimize düştü. O kadar tırstım ki! Düşünün şehrin ortası, gündüz vakti. İş Merkezine vardık, içeri kadar girdi. Güvenliğe söyledik çıkarttı. Ama adamdaki cesarete bakın, güvenliğe bile kafa tutuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Neyse, toplantıdan sonra Cevahirde birşeyler atıştırıverdik, işe geri döndük. Sonra da epey yoğundum. Detay çizip durdum. Özel sistem projelerini seviyorum ama çok zor. Yüzlerce metre yüksekliğinde kulelere sistem geliştirmekten bahsediyorum. Bu konuda Almanyadaki merkeze çok muhtaç olmayı istemiyorum. Sonuçta biz de yapabiliriz Allah'a şükür. Almanya ile bu aralar ilişkilerimiz iyi değil. Nedense işleri anlamazdan geliyorlar, yapmıyorlar, müşteri ile aramızı bozuyorlar. Üstelik yaptığımız büyüklükte işleri hiç yapmamışlar, koca projeler. O müşteri ile ara bozulur mu? Geçen hafta Almanyadan büyük başlardan biri geldi. Müşteri de bunu bir öğle yemeğinde yakalayıp Almanyayı şikayet etmiş. Adam da Almanyaya gidince ortalığı ayağa kaldırmış. Beni aradı, tüm yazışmaları, toplantı tutanaklarını yolladım ve Almanyanın işi yokuşa sürdüğü ve geciktirdiği anlaşıldı. Şimdi bize gıcık olmuşlardır. Sinir tipler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanların ve tüm diğer ülkelerin bize bakışı hep böyle arkadaşlar. Bizim iyi olmamızı, iyi işler almamızı çekemiyorlar. Kaç kez hatalarını yakaladım. Belki de bilinçli yaptılar. Allah muhtaç etmesin ne diyeyim. O nedenle kendi departmanımda gelişmeyi ve kendi kendimize tüm projenin üstesinden gelmemizi istiyorum. Az kaldı inşallah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ağlamak ve gülmek arasında gidip geliyorum son günlerde. Sonbahar sendromu, ülkemizin durumu ve benim ilacı bırakmam ile dayanılmaz bir hal aldı. İlaca yıllardır alışmış bünyem tepki veriyor, bu da sinirlerimi geriyor. Mesela dün akşam güle oynaya denecek şekilde oğluşla matematik sınavı çalışma, arada bilgisayarda benim sevdiği top oyunu ile oğluşun kazandığı puan paraları harcama, battaniye dikme ile geçerken oğluş uyuduktan sonra ağlama krizi ile son buldu. Bir kadeh viski içirdi eşim de biraz kendime geldim. Yoksa uyuyamazdım. Uuzn zamandır da içeyince ne iyi oldu kafam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sabah kendi kendime ağlamamaya karar verdim. Çünkü negatif enerji veriyorum. Bu hiç iyi değil. Ama o anda haberlerde çocuğunu 15 yıl göremeyip (hayvan kocası boşanınca göstermemiş) oğlu kendini bulup askere gitmeden helallik izleyen bir şehit annesinin dramını izledim. Oğlu ona annişko diyormuş. Bunu duyunca ben yine ağlamaya başlamam mı? Bu mümkün mü... Offf, haberleri izleyince kötü oluyorum. Şehit aileleri bir yerde acı çekiyor, ordu gerekli bir savaşa hazırlanıyor, A.merika dur bekle diyor, dalga mı geçiyor, biri kedi bile vermezken sonra fikir değiştiriyor.... Yor da yor... ,İzlemesem, bir iki gülsem vicdan azabı çekiyorum. Sanki ben film izlesem, bir iki gülsem vatan elden gidecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ruh halleri içerisindeyim uzun süredir anlayacağınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kilo vermiyorum. Bir de adet görememe durumum başladı sinir bir şekilde. Zaten geçen o aptal prof. a o nedenle gitmiştim. Ama adam bunun üzerine gitmek yerine hamilemiyim diye iki ayrı test yaptırdı, sonra hamilelik öncesi yapacaklarımıza daldık, planlar yaptık, başka testler yaptırdık. Allah'a şükür Simir testim iyi çıktı. Biraz enfeksiyonum varmış. İlaç verdi. Sonra beni ara, adet göremezsen ilaç vereceğim dedi. Aradım, bir hamilelik testi daha yapacağız dedi. Hoppala! Erken gebelik ve dış gebelik olabilirmiş. İyi de madem öyle bişi var, neden enfeksiyon için ağır ilaçlar verdin? Bir de içirdin? Neyse, diğer test de tabiki negatifti. Ama hala hasta olamıyorum. Adam da beni kıl ettiği için ona güvenim azaldı. Telefonda verdiği ilacı almakta kuşku duryuyorum. Hem bu nasıl tedavi. Gel görüşelim demiyor. Adam taktı benim hamile kalmama. O buna yoğunlaşmış durumda. İyi de adet görmeden nasıl hamile kalacağım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın başka bir doktora gideceğim. Başka bir hastaneye. Müşteri böyle kaybedilir işte. Bir de asla Prof. a gitmeyeceğim. Hep yoğunlar, çok dalgınlar, bulmak zor. Telefonla iş olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz ne düşünüyorsunuz* Çok mu abartıyorum?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-6027610971813899917?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/6027610971813899917/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=6027610971813899917&amp;isPopup=true' title='19 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6027610971813899917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/6027610971813899917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/hayatn-renkleri-bu-sra-biraz-gri-mi-ne.html' title='Hayatın renkleri... Bu sıra biraz gri mi ne?'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RyA3maHGiqI/AAAAAAAAAPw/n1gF5Sjg0w8/s72-c/bayrak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-652137283087185522</id><published>2007-10-22T22:58:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T04:45:25.324-08:00</updated><title type='text'>Günler, günler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rx2aDCKjWSI/AAAAAAAAAPo/U1kMSKo6vro/s1600-h/bayrak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124421327928908066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rx2aDCKjWSI/AAAAAAAAAPo/U1kMSKo6vro/s320/bayrak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Hayat herşeye rağmen devam ediyor. Bunun iyi ve kötü yanları var. İyi, çünkü Allahım bize sabır ve dayanma gücü vermiş. Tüm acılar ilk günkü gibi devam etse dayanılmaz bir hal alır ve hayat yaşanamaz hale gelir. Kötü... Çünkü gencecik insanlar ölmüşken, ülkemiz ciddi bir durum ile karşı karşıya gelmişken, hiç birşey çözülemiyorken ve insalardaki ümidin devamı için hala birşeyler yapılamazken mutlu olmak, gülmek, yemek içmek bazen acımasız geliyor. Ama hayat bu diyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an önce herşeyin güzel olması, terör denilen illetten kurtulmamızı, oğullarımızı güle oynaya yolladığımız askerlikten yine güle oynaya karşılamayı diliyorum. Allahım yardımcı ol bize... Ülkemizi koru, kurtar... Güzel günler göster. Hepimizi bunun için dua edelim ve olumlu enerji verelim. Ne olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler öylesine geçiyor ki! Aylardan ekim olduğunu bazen unutuyorum. Tarihi yazarken ekim olduğunu farkediyorum ve o kadar yabancı ve uzak geliyor ki... Bazen herşey boş geliyor. Bu hissi sevmiyorum. Ama sonbahar sendromu da işlemiş durumda şu an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen cuma oğluşu sınava götürdüm dersaneye. Zaten neredyse her hafta var. Bu cuma da varmış. Bazı veliler ile arkadaş olduk. Değişik karakterleriz aslında. Mesela yanımda bir bayan vardı, 15 yıl sonra kızı olmuş, tek çocuğu... Kendisi ilkokul mezunu ama cin gibi bir kadın. Çok ortak noktamızın olmaması anlaşmamızı engellemedi. Sıkılmamak için yanına oya almış, çok becerikli. Para sıkıntısı çektikleri zaman kızının çeyizi için yaptıklarını satmak zorunda kaldığını anlattı. Çok iyi durumda olmadıkları kesin ama kızının okuması için dershaneye yazdırmışlar. Üstelik arayıp iyisini bulduk dedi. Kızı en iyi sınıfta okuyor. Yani zeki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca geçen sınavın birincisinin de ailsesinin durumu iyi değilmiş ama daha önce girdiği sınavlarda çok iyi puan aldığı için dershane okutuyormuş. Çok iddialı veliler ile de konuştuk. Zamansızlıktan, çocukların okul ve dershane arasında hiçbirşeye zaman bulamadığından şikayet ettik hepberaber. Ortak ne sıkıntılarımız çıktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi oğluşun öksürükleri ile uyandım. Cuma akşamı dışarı çıkmak istedi ve bence hakkıydı. ma çok terlemiş olmalı. Dershaneye gidemedi. Aslında iyi oldu çünkü bu hafta üç sınavı var. Okulu ihmal ettik. Bir de saçma şekilde okulda işlenenler ile dershanedekiler ayrı konular olabiliyor. Haftasonu derslere çalıştık ama çok verimli olduğunu söyleyemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü biliyorsunuz evlilik yıldönümümüzdü. Gündüz kuaföre gidip kumrallaşan saç fdiplerimi sarılaştırdım, tekrar tamamen sarı kız oldum. O dipler ne uzamıştı! Biraz da uçlarından aldırdım, kendine geldi. Akşam eşimle yemeğe gittik ama tadım tuzum yoktu. Çok hoş bir akşam olmasa da beraberdik ve önemli olan sadece buyduç Allah beni oğlumdan ve eşimden ayırmasın, aile huzurumu bozmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle... Battaniye hala bitmedi. Dik dik bitmiyor ayol. Ama annem dikilenleri gördü ve çok güzel oluyor dedi ki bu çok güzel bir gelişme. Annem de beğendiyse artık hoş olacak:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayınvalidem geçen benim için eşime hamile mi diye sormuş. Neden böyle düşündü acaba. Kilo aldım ondan mı? Yoksa Allah mı söyletti. Hayırlısı:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizlerin günleri nasıl geçiyor? Siz de benim gibi tatsız tuzsuz, öylesine mi yaşıyorsunuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-652137283087185522?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/652137283087185522/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=652137283087185522&amp;isPopup=true' title='24 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/652137283087185522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/652137283087185522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/gnler-gnler.html' title='Günler, günler...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rx2aDCKjWSI/AAAAAAAAAPo/U1kMSKo6vro/s72-c/bayrak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5698053339193791024</id><published>2007-10-22T00:21:00.000-07:00</published><updated>2007-10-22T00:58:05.102-07:00</updated><title type='text'>Hala ve Hep "Hepimiz Türküz"</title><content type='html'>Uzun süredir sözün bittiği yere geldiğimizden söz edilip duruyor. Fakat ne söz bitiyor, ne de şehit olan Mehmetçiklerimiz... Artık birşeyler yapmanın zamanı gelmedi mi? Ne zaman bitecek annelerin bu ağıtları?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Irak'a girme kararımız karşısında telaşa kapılmış! Ne bekliyorlardı ki! Tek bir İngiliz, bir Alman, herhangi bir Avrupa ülkesi askeri teröristler tarafından ülkesinde şehit edilseydi dünya ayağa kalmaz mıydı? O ülke ne yapardı? Şimdi dünya bize karşı neden suskun bu kadar acaba. Neden sadece Irak'a girişimiz onları telaşlandırıyor? Hala terörü kabul etmiyorlar mı? Hala terörist grubu lanetlemiyorlar mı? Hala onları besliyorlar mı? Bir gün o teröristlerin ellerine verdikleri silahlar kendi evlatlarını öldürürse ne yapacaklar? Bir maçta yasımızı dünyaya göstermemiz için oyuncuların siyah giymelerine bile izin vermediler. Çünkü ülkemizde olup bitenleri yas tutulacak bir olay olarak görmüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede yaşayan herkesin birlik içinde bir bütün olmalarını istiyorum. O nedenle geçenki benzer yazımda da , burada da Hepimiz Türküz yazdım. Hani hep deniyor ya, Türk, K.ürt, E.rmeni, Laz, Yahudi... Başkalarının tabir ettiği şekilde"Alt kimliklerin" önemi yok bence. Hepimiz bir olmalıyız. Bu hepimizin ülkesi çünkü. Kimse dilini, dinini, kültürünü, geleneklerini, göreneklerini unutmasın, bunları yaşatsın. Bunlar ülkemize çeşitlilik ve çok yönlülük getiren güzel kavramlar. Zaten bunlara karşı çıkarsak yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın kültür, gelenek göreneklerini orada sürdürmelerine de karşı çıkmış oluruz. Fakat Almanya'da, Avustralya'da, İngiltere'de, Amerika'da vs yaşayan vatandaşlarımız oranın düzeninin devamı için en az bir Alman, bir Amerikalı, bir İngiliz gibi uğraşmıyorlar mı? O ülkeyi benimsemiyorlar mı? O ülkenin dünya önündeki konumunun iyi olmasını en az onlar kadar istemiyorlar mı? Huzursuzluk olmaması için dikkat etmiyorlar mı? Üstelik Türkler yurt dışında ne yazık ki zaman zaman aşağılanma, ırkçı söylem ve davranışlarla çok karşılaştılar. Belki oralarda yaşamaktan çok memnun değiller, belki ülkelerini çok özlüyorlar, belki bazen yabancılık ve yalnızlık çekiyorlar, ama oranın bir parçası olduklarını biliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denilebilir ki o ülkelerin sağladıkları koşullar ile buradaki koşullar aynı değil. Ne yazık ki yüzyıllardır ülkemiz hep aşağılık oyunlar ile karşı karşıya kaldı. Gelişmemiz engellendi. Kendimize gelmemize izin verilmedi. Demokrasinin gelişmesine de. Mehter takımı gibi bir ileri, bir geri gittik hep. Benim çocukluğumdan hatırladıklarım: Sağ-sol olayları, öğrenci olayları, A.SALA gibi terörist gruplar, bunların sonucu İhtilal, duraklama dönemi, sonra P.kk, terörizm. Tam bitti, ekonomi iyileşiyor derken yine bu olaylar. Söyleyin bu kadar rahatsızlık veren olaylar olurken özlediğimiz günlere nasıl ulaşalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eminim ki bu olaylar olmasa Türkiye yine eski ihtişamına ulaşacak. Öyle bir potansiyel var ki! Ülkesini seven o kadar insan var ki... Herkes gerekirse savaşmaya da hazır.&lt;br /&gt;Türkiye hepimizin. ASLA PARÇALANMAYACAK VE BÖLÜNMEYECEK. Bunu bekleyen ve çöküşümüzü iştahla bekleyen AKBABALAR için yapacak hiç birşey yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5698053339193791024?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5698053339193791024/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5698053339193791024&amp;isPopup=true' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5698053339193791024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5698053339193791024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/hala-ve-hep-hepimiz-trkz.html' title='Hala ve Hep &quot;Hepimiz Türküz&quot;'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-2938926499293882128</id><published>2007-10-18T23:28:00.000-07:00</published><updated>2007-10-19T00:06:08.927-07:00</updated><title type='text'>Canım Cuma Geldiiii!</title><content type='html'>* Rejim son süret devam ediyor... Fena sayılmaz işte. Kendimi tutuyorum ama bu akşam annem yaprak sarma yapacakmış. En sevdiğim yemeklerden biridir. Gerçi zeytinyağlısına daha çok bayılırım ama olsun. Bakalım nasıl dayanacağım. Az yesem, o da yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gün boyunca yediklerim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8:00&lt;br /&gt;- Bir dilim kızarmış ekmek (en iyisi çavdarlı ekmek ama bu sıralar fırına uğrayamıyoruz)&lt;br /&gt;- Bir parça beyaz peynir&lt;br /&gt;- Domates&lt;br /&gt;- İki yeşil zeytin veya yumurta (haftada iki gün yumurta yiyorum. Ama beyzı miğdemi bulandırıyor. Tuhafım ben tuhafım. Hayır, oğluş yapsa kızarız, beyazını da ye diye...)&lt;br /&gt;- Şekersiz iki bardak çay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 9:30 da bir şekersiz kahve, Nesrin abla sağolsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 11:00 Bir bardak light süt (light çünkü hiççyağlı süt içeçem, yine miğdeme vurur) veya bir bardak taze sıkılmış portakal suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-13:00 Öğle yemeği:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta yediklerim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kıymalı patates yemeği+ yoğurt&lt;br /&gt;-Beyaz peynirli domatesli orta boy kepek ekmeğine sandviç- ayran&lt;br /&gt;- Ispanak+ yoğurt+bir dilim kepek ekmeği (nefisti!)&lt;br /&gt;-Wish ciğimin anneciğinin eliyle hazırladığı diyet patates salatası, yağsız tuzsuz ama bol baharatlı. Çok tok tutuyor, öneririm.&lt;br /&gt;- Zeytinyağlı kabak yemeği+ yoğurt (bugün yiyeceğim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralar:&lt;br /&gt;-10 fındık veya iki- üç kayısı kurusu&lt;br /&gt;-15 adet siyah üzüm (kalorili ama meyve sonuçta)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta yediklerim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ispanak+yoğurt&lt;br /&gt;- Patates yemeği&lt;br /&gt;- Domates çorba&lt;br /&gt;- Kepekli peynirli makarna&lt;br /&gt;- Kabak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanında mutlaka yoğurt+ salata+ reyhan (bu sıra bol bol yiyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatmadan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Elma+ armut&lt;br /&gt;- Isırgan otu+ dağ kekiği çayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bugün oğluşun yine dershane sınavı var. Dün dilbilgisi çalıştık. Ünsüz benzeşemesinde şaşırıyor. Bir de metin okuma alışkanlığı yok. Okumuyor, dikkatli okumuyor... O nedenle uzun sorulardan yana ümitsizim. Allah yardımcısı olsun bebişimin. Bugün annem gezmede olduğu için erken çıkıp götüreceğim sınava. Zaten dört buçukdakine yetişebiliriz. Aslında sabahkine götürseydim daha iyiydi ama okul var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Alışveriş krizim depreşmeye başladı. Biraz kilo versem. Canım çok alışveriş çekiyor. Ama ayakkabı kesmez bu sefer. Tutun beni! En azından kilo verene kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Haftasonu ev ile uğraşmak, battaniyeyi artık bitirip sermek, resimlerini sizin için çekmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Harika pembiş yünler gördüm. Onlar ile kendime şal örmek istiyorum. O kadar güzeldi ki o yün. Rengi, hafif simli pembesi, dokusu... Biraz örnek araştırmam lazım. Önerileri beklerim... Güzel dantel örgü blogları bilenler var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Pazar günü evlilik yıldönümümüz. Canım aşkımı şimdiden öpüyorum buradan. Onu çoookkkkk seviyorum. İyi ki rastladım sana aşkım ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Güzel bir haftasonu geçirin. Eviniz için küçük de olsa birşeyler yapmaya başlayın. Çok rahatlatıcı ve mutlu edici birşey. Çok beceriye de gerek yok, siz sevin yeter... Ben de basit şeyler yapıyorum, ama iyi geliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-2938926499293882128?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/2938926499293882128/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=2938926499293882128&amp;isPopup=true' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2938926499293882128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/2938926499293882128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/canm-cuma-geldiiii.html' title='Canım Cuma Geldiiii!'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-5076346939727350116</id><published>2007-10-18T05:03:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T05:43:17.211-07:00</updated><title type='text'>Devamında olanlar...</title><content type='html'>Sanırım bana nazar değdi:-( Bir süredir nasıl mutluydum biliyorsunuz. Zaten bu sevincime ben de şaşmıştım. Ama dün kötü bir haber aldım. Aslında dönem dönem yaşadığım sorun ile ilgili. Alışmış olmam gerekirdi ama her seferinde sarsılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve giderken kötü bir ruh hali içerisindeydim. Eşimle dertleştik ama ben yine de rahatlayamadım. Eve gidince oğluşu görünce dayanamadım ona sarılıp ağladım. O da şaştı. Doğru bir davranış değildi ama dayanamadım ve deşarj oldum. Oğluşun yatağına yattım, O da geldi bana sarıldı, öptü. O sıra annem yine yapacağını yaptı. Eşim sorunu ona içeride anlatmış. O da gelip tamam artık hadi kalkın demekle yetindi ve oğluşa kalkmasını emredercesine dokundu ve çekti. Bir de bana soruyor: "Hangi makarnadan haşlayayım" diye! Haydaaa! Ben de eşime sormasını söyledim. Oğluş annemi dinlemeyip sarılmaya devam etti. Birazdan rahatlamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem makarnayı koymuş hatta pişirip zeytinyağ dökmüş. Oysa ki yıllardır bilir ben hep kendime yağsız ayırırım. Asla yağlı makarna yiyemem. Bir de rejimdeyim. Kalktım kepekli makarna haşladım kendime. Beyaz peynir ve maydonozu karıştırıp sos yaptım. Eşim de beni bekledi, yemeği buz gibi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem sonra üzülmüş olacak ki geldi yanıma, yanağımdan fazlaca şımartmamaya özen göstererek öptü, üzülme değmez hiçbirşeye dedi. Sonra da hadi kalk artık, yüzünü yıka, çok çirkin görülüyorsun diyerek bana moral verdi:-) Aslında haklı ama ağlamak benim de hakkım. Demek ki dolmuşum ve öyle rahatlıyorum. Ben içime atamam, rol de yapamam. Oğlum da Allah'a şükür beni çok mutlu etti, eşim de anlayışlı. Ne olurdu annem de öyle olsaydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben demiştim size dün. Onu çok seviyorum. Oysa çok tatlı bir kadındır genelde... Herkes çok sever. Ama bazen katı işte... Belki de hayat şartları onu bu kadar duyarsızlaştı... Veya yaradılış. Ne bileyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Allah'a şükür daha iyiyim. Dün ağlayıp zırlayınca erkenden sızdım kaldım. Bu nedenle de erkenden, altı buçukta kalktım. Güzel bir kahvaltı, izlemeye tahammül edebildiğim kadar haberler eşiliğinde eşimle sohbet iyi geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyi dert etmemek gerektiğini biliyorum ama bazen ağlamak, zırlamak, bağırıp çağırmak da iyi geliyor. Kimseyi üzmeden tabi. Ben üzdüğümü sanmıyorum. Amaaaannn, arada olur böyle şeyler. Keyfimize bakalım. Nerede kalmıştık ? :-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-5076346939727350116?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/5076346939727350116/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=5076346939727350116&amp;isPopup=true' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5076346939727350116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/5076346939727350116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/devamnda-olanlar.html' title='Devamında olanlar...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8654660079358570902</id><published>2007-10-16T23:56:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T00:21:06.844-07:00</updated><title type='text'>Annem annem, her daim mutsuz ve kararmsar annem...</title><content type='html'>* Artık hava erkenden kararıyor. Kış geldi sonunda. Sabahları da karanlıkça ve kasvetli bir havada kalkmak zor oluyor... Şimdi saatler de geri alınacak. Akşakm akşam gideceğiz evlerimize&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rüyamda hayırdır inşallah bizim orta odayı boşaltmışız, hani bebek odası yapacağız ya... Misafir yatağını kaldırınca biraz toz görüyorum parke üzerinde. Ohhh, şimdi iyice temizlenmiş de olur diyorum. Tövbe tövbe! Aklım hala temizlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rüyamda göl kıyısında bir ev almış eşim. Ben sonradan gidiyorum ve eve bayılıyorum. Allahım güzel günler gösterecek inşallah öyle yorumladım. Rüya ilk olarak nasıl yorumlanırsa öyle çıkarmış aklınızda olsun. Ben herşeyi iyiye yorarım. Anneme ise hiç rüya anlatmam. Çünkü harkulade bir rüya da görsem kötüye yorar. Zaten o kadar kötümser ki! Bazen beni çok üzüyor. Mesela bebek konusunu sevinçle açtığımda aman Allah korusun, sakın diyen bir anne var mıdır? Buna çok bozuldum arkadaşlar. Haksız mıyım? Ona baktıracağımı sanıyor herhalde. Hiç de öyle değil. Bunu da söyledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem ne zaman mutlulukla bir haber versem hep ya ilgisiz davranır, ya da bozar zaten. O kadar üzülüyorum ki. Hiç bir sevincimi onunla paylaşamaz oldum. Mesela eve çok severek bir şey alıyoruz, sevinçle gösteriyorum, tepki göstermiyor, en fazla iyi, güle güle kullanın diyor. Yada ne gerek vardı, boşuna almışsınız, ona para niye verdiniz gibi saçma ve üzücü şeyler söylüyor. Ben de onunla artık ne birşey paylaşıyorum, ne de planlarımdan bahsediyorum. Ondan sonra da benimle neden konuşmuyuorsun diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şeyleri oğluşun odasını hazırlarken de yaşamıştım. Özeniyorum, bir sürü şey alıyorum, o kadar niye aldın diyor, süslü şeyler kullanışsız diyor. Yatağı süslüyorum, gerek yok o kadar süse diyor. Ne karışıyor anlamıyorum ki! Benim yavrum, benim param. Zaten parama göre almasını biliyorum herhalde (Tamam bazen bilmiyorum ama çok da açılmıyorum canım) O nedenle ben de ondan gizli alırdım. Ne salakmışım. Şimdi Allah nasip ederse, paramıza göre alıp alıp ortalara koyacağım ona inat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda çok doluyum, annemdir çok seviyorum ama bu konuya takmış durumdayım. Annem ile her sevincimi paylaşabilmek isterdim. Oysa bazen bana o kadar uzak geliyor ki! Offf... Eşim hep arada idare ediyor. O da daha iyi tepkileri olan bir kayınvalide isterdi. Gerçi onun annesi de biraz öyle. Hani kayınvalide karışmasın isterler ya, ben de keşke biraz karışsa, daha fazla bize gelse, bizimle daha fazla ilgilense diyorum. Çok uzak bu hatunlar ya! Karışmayalım, hayatlarına çok müdahale etmiyelim diyorlar ama bu kadar da ilgisizlik mi olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben oğluşa öyle davranmayacağım. Sevincini hep paylaşacağım. Benim için önemsiz ve ufacık bir şey onun için çok büyük olabilir. Değil mi? Hepimiz için bu geçerli değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Anket formu var önümde doldurulması gereken. Boş zamanlarınızda ne yaparsınız sorusuna altıncı sınıf SBS test soruları çözüyorum ve yer siliyorum desem kabul ederler mi acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Rejim dün fena gitmedi. İki günde beşyüz gram vermişim ki fena değil. Ama Ramazanda aldığım iki kilo çabuk gider tabi. Sonuşta çok durmadı. İradeli olmalıyım. Biraz zayıflayıp bir iki tayt ve tunik almak istiyorum modası geçmeden. Gerçi belki geçmiştir bilem. Maluk kilo yüzünden şu sıralar sadece dekorasyon- ayakkabı ve çanta modasını takip ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Huysuz ve Tatlı'yı okudum dün. Biliyorsunuz O bir gebiş. Hani hamile kalırsın, tüm sülale ve tanıdıklar kendi bebeklerinin eşyalarını verir ya! Buna sinir olurum ben. Bunlar genelde az kullanılmış ve iyi şeyler de olabilir. Ama biliyorsunuz ki zevkler ve renkler tartışılmaz. Sonra kullanılmazsa da alınılır filan. Çok sinir olurum. Ben de oğluşun eşya ve giysilerini devamlı veriyorum ama gerçekten ihtiyacı olanlara. Yoksa zaten yenisini alabilecek kişilere neden vereyim. Belki sevmez, ters anlar. Neden kendini zorunlu hissetsin ki kullanmak için! Ona da dedim, sevmediğin bir şeyi eve, hele bebiş odasına sokma. Bana negatif elektrik veriyor bu mesela. Siz ne dersiniz bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bugün ters miyim neyim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8654660079358570902?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8654660079358570902/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8654660079358570902&amp;isPopup=true' title='31 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8654660079358570902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8654660079358570902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/annem-annem-her-daim-mutsuz-ve.html' title='Annem annem, her daim mutsuz ve kararmsar annem...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>31</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-4981441679385993966</id><published>2007-10-15T23:08:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T23:26:49.691-07:00</updated><title type='text'>Eski öğretmenler, nostalji...</title><content type='html'>Sevgili arkadaşım, ablam Yağmur Damlacıkı bana yine bir süpr,z yapmış ve İzmitteki epey eski öğretmenlerin resimlerini yollamış. Çoğu ben okurken emekli olmuşlardı ama annem de öğretmendi ve onlar genç yaşlı farketmeden arada bir toplanırlardı. Annem en gençlerden idi o zamanlar. Ama o kadar iyi anlaşırlardı ki. Öğretmenler günü diye adlandırdıkları günleri vardı. Annem kırklı yaşlarına doğru, epey erken emekli olmuştu bazı nedenler ile... O nedenle emekli öğretmenler toplantısına da katılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski yüzleri- ki hangileri yaşıyor, hangileri sağ bilemiyorum, görmek mutlu etti beni bu sabah. Çocukluğumu ne kadar çok özlediğimi de anımsattı... Güzel bir nostalji yaşattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bu günlerde nedense çok hassasım. Biliyorsunuz uzun süredir haberleri izleyemiyordum. Ama dün eşim açmış bulundu. Bir baktım bir gazi dövülmüş, bununla ilgili bir haber. Adam sakat! O kadar ötü oldum ki... Ağlamaya başladım. Kendimi durduramadım. Eşim kanal değiştirdi, hani şu boş BBG evini açtı. Aptal programı gerçeklere tercih ettim. Üzgünüm ama için almıyor. Çok kötü oluyorum. Daha izlemeye hazır değilmişim demek ki. Hayır, ben bu kadar zayıf da değildim. Ama gözleri daha açılmamış 13 kangal yavrusu bile beni ağlatıyorsa ben ne diyeyim artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün hastaneye gittim. Dün Yağmur Damlacıkı orta odayı değiştireceğimi yazınca hemen birşeyler döndüğünü anlamış. Ne dikkat bu damlacıkım:-) Zaten yazarken böyle olacağını düşündüm biliyor musun? Ama hamile değilim. Sadece düşünüyorum. Dün de bu nedenle hastaneye gittim. İyi bir doktora muayene oldum, SMR testi yaptırdım. Sonuç daha çıkmadı. İnşallah kötü birşey çıkmaz. Arkadaşlar yılda bir mutlaka bu testi yaptıralım, ne olur ihmal etmeyelim. Kan testi yaptırdım, şu an hamile değilim:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktora hamile kalmak istediğimi, hamilelik öncesi neler yapmam gerektiğini sordum. Biliyorsunuz aldığım bir ilaç vardı, onu bıraktım. Bunun üzerinden 4 ay geçmesi en iyisi dedi. Ama gebelikte C sınıfı bir ilaç yani orta riskte. Bunları da öğrendik artık. 5 risk grubu varmış... Neyse doğum kontrol hapını da bıraktım. Onun üzerinden de bir zaman geçmesi iyi olur. Folik asit zaten alıyordum altı aydır. Onu artık alma, yeteri kadar yükleme olmuştur, kilo almana neden olur dedi ki doğru, son iki ayda çok kilo aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli nokta da bu birkaç ayda kilo vermem. Doktor bunu kesin önerdi. Dün sağlıklı birrejime baladım. Bakalım ne olacak. Sizinle listemi arada paylaşacağım. Öyle olunca daha çok konsantre oluyorum. Biliyorsunuz 7 kilo vermiştim geçen rejimimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşımla iligili sorun görmedi, artık teknoloji gelişti tabi. Biliyorsunuz 36 yım... Çocuk doğana kadar 37, 38...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, Allah hayırlısı ise versin. Olmazsa da yavrularımıza uzun ömür versin. O zaman orta oda ile ilgili güzel fikirlerim var. Pembe- beyaz- metalik tonlarda bir oturma odası hazırlarım. Ama pembe bir bebiş odasını tercih ederim tabi. Yalnız alışılagelmiş bebek odalardan yapmayacağım, bunu bilin:-) Hain planlarım var:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayyy, sabırsızlanıyorum valla:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-4981441679385993966?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/4981441679385993966/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=4981441679385993966&amp;isPopup=true' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4981441679385993966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4981441679385993966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/eski-retmenler-nostalji.html' title='Eski öğretmenler, nostalji...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8022436153440210894</id><published>2007-10-14T23:33:00.000-07:00</published><updated>2007-10-14T23:54:03.444-07:00</updated><title type='text'>Merhabaaaaa Kürkçü Dükkanına Geri Dönenler...</title><content type='html'>Bayram sonrası toparlanmak ne zormuş! İşe geldim ama sürüne sürüne... Bir de sabahları çok aydınlık olmuyor. Yağmurlu hava da bu durumu daha da vahim hale getiriyor. O nedenle uyanmakta zorlanıtyorum. Arabada gelene kadar uyudum. Bir de trafik vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeeee, anlatın bakalım neler yaptınız bayramda? İyi geçti mi? Biraz bayramımdan notlar aktarayım ben de size:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Perşembe saat 12 de işten çıkıp eve giderken çocuklar gibi şendim:-) Eve gelince temizlik yaptım. Bayram temizliğini yarım güne sıkıştırınca hoş olmuyor tabi ama idare etti. Sonra yemeği yaptım, oğluşa test çözdürdüm. Aşkım beş gibi eve geldi filan... Film izleyelim dedik ama ben koşuşturmaktan, eşim uyumaktan filmden birşey anlamadık. Bu sıralar film bile izleyemiyoruz zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cuma sabahı anneme kahvaltıya gittik. Çok hoş kahvaltılık hamur kızartması yapar, nefisti. Tatlıya yer bile kalmadı. Sonra güzel bir kahve keyfi yaptık. Annemin evini karıştırıp ganimet topladık:-) Eski resmiler, ilk kesilmiş saçlarım (örgüsü ile duruyor) ve oğluşun eski oyuncakları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluşa Almanyadan aldığım bir ev maketi vardı. Çok orjinal. Yarısına kadar beraber yapmıştık. Ama yaşından ileri olduğu için çoğunu ben yapmıştım. Şimdi oğlum gayet rahat yapar. Onu aldık yapmak için. Bir de Brix inşaat seti vardı yapılmamış. Bu Brixlere bayılırım. İçinden toz çıkıyor, su ile karıştırıp harç yapıyorsun ve minicik tuğla kalıplarına döküyorsun. Kalıplar kuruyor, biraz tercihan kalorifer üzerinde kurutuyorsun ve ev inşa ediyorsun. Bir tane çiftlik evi yapmıştık, sağolsun annem atmış. Hiç yapılmamış b,r ev seti var şimdi. Çok sevindik:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sonra karşıya geçtik, dayımlarda epey oturduk, harika mamalar yedik. Dayımın gelini çok becerikli bir hatun. O da blogları takip ediyormuş. Sen de bir yemek bloğu aç dedim. Çünkü çok becerikli ve meraklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Akşama da anne ve babamlara gittik. Harika ve kalabalık bir sofrada çok çok fazla yedik. Arkadaşlar kesin 2- 3 kilo aldım ben bu bayramda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gece kayınbiraderimi ve oğlunu alıp bize geldik. Arka koltukta annem ben ve iki çocuk epeyce sıkışarak gittik ama çok eğlenceliydi. Çocukken ne severdik bu sıkışıklığı, itişip kakışıp yolculuk etmeyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Haftasonu kayınbiraderim ve oğlunu ağırladık. Çocuklar için iyi oldu, kurtlarını döktüler. Hele benim oğluş derslerden de uzaklaşmanın sevincini yaşadı. Bol oyun, bol yağmur, bol muhabet ve bol gıda eşliğinde bir haftasonu geçirdik. Oğluşun battaniyesini dikmeye başladım. Çiçeklerini de bitirdim ve ortalarına evde olan nazar boncuklarından koydum. Oğluş bu battaniyeye karşı gelebilir fazla süslü bularak. Olsun, ben de orta odadaki misafir yatağına sererim:-) Gerçi o oda yakında değişebilir:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cumartesi günkü yağmur neydi öyle! İzlemesi keyifliydi ama sel bir sürü aileyi perişan etmiştir. Ama İstanbulun su ihtiyacı bir nebze karşılandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pazar sabahı güzel bir kahvaltının ardından misafirlerimizi deniz otobüsüne bıraktık. Eşim beni Yeşilköy'de bir balıkçıya götürdü. Balığı nasıl özlemişim! Çok keyif aldım. Eşimle başbaşa muhabet fırsatı da yakaladık. Oğluş annem gözetiminde derse balamıştı yazık:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Akşam çamaşır, ütü, banyo yapma, yemek yapma ve yeme, oğlana test bulma şeklinde geçti ve gitti. Bir ara film izleyelim dedik ama uyuklayıp durdum. Kalkıp yattık biz de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte öylece gitti. Öğlen hasdtane işlerim var. Korkmayın kötü bir şey yok. Allah sağlık versin, eve mutlu döneyim inşallah. Doktor olayı beni geriyor da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8022436153440210894?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8022436153440210894/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8022436153440210894&amp;isPopup=true' title='29 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8022436153440210894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8022436153440210894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/merhabaaaaa-krk-dkkanna-geri-dnenler.html' title='Merhabaaaaa Kürkçü Dükkanına Geri Dönenler...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>29</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-532750470514550805</id><published>2007-10-10T22:47:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T04:45:25.550-08:00</updated><title type='text'>İyi Bayramlar:-)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rw25LyKjWRI/AAAAAAAAAPg/EuUUM7UtqmE/s1600-h/Sekerbayram.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5119951963485853970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rw25LyKjWRI/AAAAAAAAAPg/EuUUM7UtqmE/s320/Sekerbayram.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir bayram daha geldi. Kimbilir hayatımızın kaçıncı Ramazan Bayramı... Hatırladığım en eski bayram sanırım Eylül ayında filandı. Sonra giderek daha çok yazlara kaydı. Bu da bayramda daha çok gezebilmek, daha çok sokakta oynamak, daha çok haydutluk etmek demekti...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu sıralar eski, çok eski Hayat Dergilerine merak sardım. Eşimin dedesinin bizzat ciltlediği ve 1956 yılından itibaren başlayan bir sürü cilt var. O kadar güzel ki. Ara ara hoşuma giden yerlerini sizinle paylaşacağım. Burada söylemek istediğim şu: 1963 yılına ait bir dergide şöyle yazıyordu: Nerede o eski bayramlar! Buyurun bakalım. Nostalji her zaman varmış anlaşılan. İnsanlar o zamanlar bile bunu söylüyormuş. Belki bizim çocuklarımız da ileride kendi çocukluklarının bayramlarında buldukları o tadı bulamayacaklar... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sanırım eski bayramların güzelliği zamanla değişen olgular ile ilgili olmasının yanında, çocuklara hissettirdiği duygular ile de ilgili. Yani her çocuk için bayram özeldir. Yeni kıyafetler, toplanacak harçlıklar, limitsiz ve engelsiz yenecek çukulata ve şekerler, cümbür cemaat oturulan anneanne ve babaanne sofraları, kuzenler ile oynama fırsatı, tatil, derslerde biraz uzaklaşma hangi çocuk için önemsiz olabilir ki?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mutlaka eskinin bayramlarının tadı yok, mutlaka birşeyler değişiyor, mutlaka insanların tatili el öpmeye tercih ettiği bir döneme girdik artık... Ama şu an bakıyorum da işyerine gelenler bir başka gülüyor bu sabah, daha bir keyifle günaydın diyor. Ne dersiniz, içimiz azıcık da olsa kıpır kıpır değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben kendi adıma ailem ve dostlarımla oturacağım kalabalık bir bayram sofrasını paldır küldür gidilmiş tatillere tercih ederim. Biz de yaşlanacağız. Çocuklar tatile gitse, elimizi gelince sonradan öpse kırılmaz mıyız? Yine de insanların kararlarına da saygı duymalı tabi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün eve gidip bir temizlik yapmalıyım. Kaç gündür ders ve testler ile boğuşmaktan ev terelelli olmuş durumda. Zaten iki gündür annemdeyiz akşamları, evi otel gibi kullanıyoruz. Sonra yemek yapacağım. Eşim herhalde altı gibi gelir eve... Yarın da annemde güzel bir kahvaltı, diğer annemlerde kalabalık bir akşam yemeği, büyükleri ziyaret... Diğer iki gün ise yukardaki yarasalar gibi uyumayı düşünüyorum:-) Allah kısmet ederse tabi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Heepinizin bayramı kutlu olsun. İnşallah mutlu ve güzel bir bayram tatili geçiririz. Şeker gibi bir Ramazan Bayramı diliyorum. Elimizi öpenler de çok olsun:-) Kendinize iyi bakın, minikleri çok çok öperim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-532750470514550805?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/532750470514550805/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=532750470514550805&amp;isPopup=true' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/532750470514550805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/532750470514550805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/iyi-bayramlar.html' title='İyi Bayramlar:-)'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/Rw25LyKjWRI/AAAAAAAAAPg/EuUUM7UtqmE/s72-c/Sekerbayram.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-7670228031649442946</id><published>2007-10-09T23:11:00.000-07:00</published><updated>2007-10-09T23:34:41.557-07:00</updated><title type='text'>Nur içerisinde uyu babacığım...</title><content type='html'>Hayat herşeye rağmen devam ediyor. Her zaman olduğu gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün babamın ölüm yıldönümüydü... Annemde toplandık. Ağabeyim de geldi. Babacığımızı andık. Yaptığı ahşap heykellerine bakarak o günleri anımsadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacığım işten gelince bir kadeh rakısını içerdi az bir yemek ile. Çok az yerdi ve tek çeşit olurdu bu yemek. Zaten hayatı boyunca hep zayıfi hep fitti... Rakı içerdi ama mezeci değildi... Sonra azıcık çakırkeyif olunca alırdı ahşap kütüğünü, tokmağını, yontucusunu... Bir de insanları o kadar düşünürdü ki ahşabı yere koymaz, dizlerinin arasına sıkıca alırdı, tokmağa da bez sarardı ses gitmesin diye. Bir kaç saat oyardı heykellerini. Tabi eğer o akşam misafir yoksa. Çünkü genelde sohbet etmeye sevdikleri gelirdi. Sevilen iyi bir insandı. Akşam içtiği ilk başlarda bir kadeh olan, sonra ne yazık ki sayısı artan rakı kadehleri bir gün onun ölümüne sebep olacaktı. Ama ne O, ne de biz o anlarda bilmiyorduk bunu tabi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam ağabeyimin mühendis olmasını istedi hep. Onu bu şekilde yönlendirdi. Beraber robotlar, işleyen mini asansör maketleri, teleferikler yaparlardı. Ağabeyim makina mühendisi oldu yıllar sonra ama mesleğini hiç yapmadı. Sanat ve reklamcılık ile ilgilendi, hatta üç yıl denizlere açıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ne olmamı istediğini ise hiç anlayamadım. Ama bana uzayı sevdirmişti. Saatlerce uzay ile ilgili ansiklopediler okur, konuşurduk. Bıkıp usanmadan sorduğum soruları yanıtlardı. Öğrendiklerimi yaz gecelerinde sokakta veya balkonda toplanan arkadaşlarıma anlatırdım bazen... Astronot olmayı diledim hep. Ama yaşadığım ülkede bu mümkün değildi. Yine de eski günlerin anısına üniversite sınavında son tercihim Uzay Bilimleri olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam her zaman sevimli olmuyordu tabi. Özellikle de bana kafadan problem çözdürürken. Tanrım ne işkenceydi matematiği çok da sevmeyen bir çocuk için. Psikoloğa gitmiş gibi kanepeye uzanırdım ve babamın sorduğu problemleri kafamdan çözerdim. Bu soruların cevabını düşünürken acele ettirmemesi için arada "bir dakika" derdim. Bir soruda beklemesi için yine "bir dakika" dediğimde, aferim doğru cevap demişti. Sorunun cevabı bir dakikaymış yaaa! Çaktırmadım tabi:-) Bunu hiç unutmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam aşırı titiz bir insandı aslında. Bana çok düşkündü ve çok ihtimam gösterirdi. Bu durum daha rahat yaradılışa sahip annemi boğardı. Babamın titizliği nedeni ile yıllarca kibrite dokunamadım mesela. Ağzına alma, siyah kısmına dokunma... Hala kibrite karşı tedbirli davranırım:-) Belki de benim de biraz vesveseli bir tip olmam genetik olarak ondan geçmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha anlatacak o kadar çok şey var ki aslında... Size aylar önce babam ile ilgili bir yazı yazmıştım, orada onunla ilgili anımsadığım son anları yazmıştım. Hepimiz hüzünlenmiştik o yazı ile. Şimdi üzülmeniz için yazmayacağım onu, aksine gülümseyerek analım babamı, ölmüşlerimizi... Sadece o anı tekrar yazmak istiyorum. Nur içerisinde uyu babacığım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;"Onu hasta, fakat kendinde olarak en son bir akşam üzeri yatak odasında koltuğunda otururken ve pencereden bakarken hatırlıyorum. Annem de koltuğun kenarına oturmuş, babamın saçlarını okşuyor. Beraber kavak ağaçlarına bakıyorlar. İkisi o an neler hissediyorlar, neler düşünüyorlar sonsuza kadar bilemeyeceğim... O ikilinin hüzünlü huzurunu bozmadan onları izliyorum. O kareyi beynime kazıyorum ve hiç unutmuyorum..."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-7670228031649442946?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/7670228031649442946/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=7670228031649442946&amp;isPopup=true' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7670228031649442946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/7670228031649442946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/nur-ierisinde-uyu-babacm.html' title='Nur içerisinde uyu babacığım...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-8836680512059704723</id><published>2007-10-08T22:50:00.000-07:00</published><updated>2007-10-08T23:03:57.027-07:00</updated><title type='text'>Hepimiz Türküz, hepimiz Mehmetçiğiz...</title><content type='html'>Sanırım hepiniz hüzünlüsünüz... Sanırım hepiniz dün haberleri izlerken isyan ettiniz, ağladınız. 15 yavrumuzu şehit verdik. Kelimeler o kadar yetersiz kalacak ki... Ne desem, ne yazsam bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün yavrularımızı ne kadar zor yetiştiriyoruz. Bir zarar gelmesin diye üstlerine titriyoruz. Kimse üzmesin, kimse ağlatmasın, incitmesin diye sırasında yırtıcı aslanlar gibi koruyucu olabiliyoruz. Elimizde olsa onları pamuklara saracağız. Ama dış dünyaya karşı koruyamıyoruz. Geliyor bir terörist onları elimizden alıyor. Bir insan evladı nasıl büyütülür biliyorlar mı onlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok üzgünüm, daha fazla yazmak da içimden gelmiyor. Dün de geç öğrendim ne yazık ki... Sadece bir gazetede şunları okudum. Diyordu ki hiç bir TV programı bu olay sırasında yayınını kesmemiş. Dansöz oynatmaya devam etmiler. Ya da haber programları spor programlarını kesmemişler... Ayrıca D.inkin cenazesinde olduğu gibi saatlerce program yapılmamış. Üzücü... Ne diyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayalım, hepimiz Türküz, hepimiz biriz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-8836680512059704723?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/8836680512059704723/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=8836680512059704723&amp;isPopup=true' title='24 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8836680512059704723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/8836680512059704723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/hepimiz-trkz-hepimiz-mehmetiiz.html' title='Hepimiz Türküz, hepimiz Mehmetçiğiz...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-4423970056900351778</id><published>2007-10-08T01:45:00.000-07:00</published><updated>2007-10-08T02:24:33.546-07:00</updated><title type='text'>Ekim ayında cırlayan ağustosböcekleri</title><content type='html'>Kürkçü dükkanımda güzel bir Pazartesi yaşıyorum yine:-) Tahmin edersiniz artık... Geçtiğimiz 3 gün neler mi yaptım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cuma biliyorsunuz evdeydim. Biraz iş, biraz TV izleme, biraz battaniyeyi tamamlamaya çabalama derken öğleden sonra oldu. Oğluşu dershaneye sınava götürdüm. Sınav günün moda pop şarkıları eşiliğinde başladı. Her dershane gününe de böyle başlıyorlar. Stres dağıtmak için sanırsam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeee, sınav iki saat sürüyor. Eve dönmedim çünkü Cuma Cuma trafiğe girmek istemedim. Zaten taksi ile gittik. İki saat nasıl geçer? Veli salonunda oturdum. Kitabımı okudum. Bir saat sonra bitti. Bir veli de oya işliyordu. Geri kalanı çok sıkıldı. Sonra konuşmaya başladık. Öyle duramam bi saat sus pus. Hemen kaynaştık. Ortak konu çocuklar, dersleri, sınavlar. Konuşmalar sayesinde zaman geçti. Son dakikalar zor geçti ama... 12 dev adam şarkısı eşiliğinde bizimkiler inmeye başladı. İyi geçtiğini ama zor olduğunu söyledi bıcırık. İngilizceden sormamışlar. Bu kötü oldu çünkü puanını yükseltecekti. Eşim bizi aldı, home, sweet home'umuza gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ertesi gün sınavlar okummuş. Bizimki sınıf ikincisi. Notu fena değil. Tabi sosyal ve Türkçe düşürmüş. Yoksa FM puanı yüksek. Sosyali yapar diye hiç çalıştırmamıştım. Sekiz yanlış yapmış 25 sorudan! Neyse, daha iyi olur ileride inşallah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cumartesi Pratikere gidip eşime ahşap yontma seti aldık. Neden diye sormayın. Hobi diyelim:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Oğluşu dershaneden alıp anne ve babamızı ziyarete gittik. İftar yemeğine... Uzun zamandır gitmediğimiz için özelmişiz. Gece birde eve döndük. Gözler kan çanağı içindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pazar tipik bir pazar olarak tarihte kaldı. Nedense biraz sinir bozukluğum ve kalp çarpıntım oldu. Bu sıralar kalp çarpıntısı yaşıyorum. Bir şeye de sinirlenmedim veya üzülmedim... Kilo aldım Ramazanda, ondan olabilir mi acaba (sinir bozukluğum malum ziyaretin yaklaşması)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Yukarıdaki durum nedeni ile yemek bile yapasım gelmedi. Gerçi yaptım ama balıklı makarna gibi pratik bir yemek... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;* Oğluşun battaniyesi azcık kaldı. Sonra ütüleyip parçaları birleştireceğim ki sıkıcı kısmı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bonzai ağaçlarımdan biri masasız, yersiz yurtsuz kaldı. Mutfakta sürünüyordu yazık. Küçük bir Japon sehpası yaptık eşimle, yatak odasının soyunma odası ile birleştiği yerde bir boşluk vardı. Tam o duvarda Japonca Gerçek Güzellik yazan bir tablo vardı. Hemen altına koyuverdim. Japon köşesi oldu:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sosyal çalıştık. Sosyal bilgiler öğreniyorum ünitesini öğrendim:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ya arkadaşlar, bizim sitede iki aydır Ağustos böcekleri feci cırlıyor. Zavallılar hala Ağusto mu sanıyor ne? Hayır Ağustaos ayında duymadım, ya da dikkat etmedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-4423970056900351778?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/4423970056900351778/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=4423970056900351778&amp;isPopup=true' title='25 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4423970056900351778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/4423970056900351778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/ekim-aynda-crlayan-austosbcekleri.html' title='Ekim ayında cırlayan ağustosböcekleri'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1822128747008456786</id><published>2007-10-04T07:25:00.000-07:00</published><updated>2007-10-04T07:29:07.543-07:00</updated><title type='text'>Kızdıklarım...</title><content type='html'>Sevgili Gamzeliciğimin sobesini de yazayım. Yarın evde olacağıma göre internete giremem diye düşünüyorum. Eeee, bir de çok iş varJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok kızdığım beş şey (bu sobeye itiraz ediyorum. Böyle bir konu 5 şey ile sınırlandırılmamalıydıJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Düşüncesiz, ben-merkezci insanlar: Kendisini dünyanın merkezi sanır, trafikte bir tek o vardır, kendisinden başkası ölse bile önemli değildir. Kimseyi düşünmez, umursamaz. Bu tip çok tanıdığım var- dı. Şu anda çoğunu hayatımdan attım. İnsan zamanla olgunlaşıyor ve gereksizleri ayıklamayı başarabiliyor. Bu da bir güç gerektirir çünkü&lt;br /&gt;2) Sadece kendisi konuşanlar: Sırf kendi konuşsun ve herkes onu dinlesin ister. Karşısındakini konuşturmaz, konuştursa bile dinlemez ya da hemen sözü kesip kendi fikirlerini anlatır. Bu tipleri de uzak tutuyorum ama yine de öncekine göre daha teloranslıyım. Onlara artık şöyle yapıyorum: O eğer çok konuişuyorsa ben daha çok konuşuyorum, sözünü kesiyorum, o konuşurken dinlemiyorum, başka tarafa bakıyorum. O da bu benden deli diyerek susuyor veya kaçıyor. Oh onslun!&lt;br /&gt;3) Yalancılar: Evime giren bir insanın yalan konuşmasına asla izin veremem. Yalanını yakalarsam e o insanı hayatımdan çıkartamayacaksam bu konuda en azından çok sert davranırım ve yalan söylememesi konusunda ve bana güven duyması konusunda elimden geleni yaparım. Bazen hiç bir şey söylenmemesini de yalan olarak kabul edebilirim. Oğluma bana her şeyi ama her şeyi anlatması konusunda dürüst yetiştirmeye çalışıyorum. Kötü bir şey bile yapsa bana anlatmalı. Umarım işe yarar.&lt;br /&gt;4) Sokakta yavaş yürüyenler: Ne alaka değil mi? Benim gibi hiperaktif birisi yolda yürürken, hele bir de Beşiktaş, Kadıköy gibi kalabalık bir yerse, aheste aheste yürüyenlere sinir oluyorum. Ondan sonra neden kilo alıyorum demesinler. Bu ne yaaa.. Çok sinir olurum&lt;br /&gt;5) Ağzını şapırdatarak yemek yiyenler: Çok kızıyorum ne yapayım… Hele gürültü çıkartılacak bir yemeği hızlı hızlı şapur şupur yiyorsa sinir olurum. Örn elma, cips, bilumum ses çıkartan yiyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bir sürü şey var. Hatta çok daha önemlileri. Bunlar şimdi aklıma gelenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de: Uzun zamandır aramızda olmayan Ayçiçekçiğimi, Butterfly kelebeğimi ve Sashacığımı sobeliyorum. Tabi zamanları varsa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizi öpüyorum. Yazın oğluşun iki tane sınavı var. Biri İngilizce, diğeri dershane testi. Aman ne olur dua edin. Çocuğun kendine güvenmesi için ilk sınavlarının özellikle iyi olmasını istiyorum. İngilizceden çok korkmuyorum, epey yol katettik ama dershane sınavı çok kazık... Akşam yine ders var. Ben de şimdiden bunaldım. Yeterki başarılı olsun. Yarın kendimde olursam ve internet çalışırsa size bir hello derim:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1822128747008456786?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1822128747008456786/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1822128747008456786&amp;isPopup=true' title='27 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1822128747008456786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1822128747008456786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/kzdklarm.html' title='Kızdıklarım...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-3708814592078237088</id><published>2007-10-03T23:05:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T04:45:26.452-08:00</updated><title type='text'>Resimler...</title><content type='html'>Aslında niyetim çocukluğumun Ramazanlarını anmaktı... Ama arada şu kapladığımız sehpayı göstermek ve Gamzeliciğimin sobesine cevap vermek istedim. Anılar ya yarına, ya da pazartesine kaldı... Bu arada yarın evdeyim. Oğluşun aylık dershane sınavı var, onunla ilgileneceğim, b,iraz da evle ilgilenirim. Haftasıonu iftara davetliyiz hep...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sehpayı Ikea'dan almıştık, duru dizaynına kapılmıştım. Sonra bu basitliği beni sinir etse de bir süre dost yaşadık onunla. Daha elegant parçaları seven aristokrat eşim ise hep nefret etti:-) Sonradan Lake beni gerdi çünkü temiz tutulmazsa leke yapıyor. Oğluş bunu umursamıyor, kaç kez kola döktü, çizilir desem de tabak koydu vs. Biz de arada dikkat etmedik tabi (özellikle eşim:-)) Sonra da sıkıldım. Ama eşya yenilemeyi düşündüğümüz için ve tarzı da değiştirme durumumuz olabileceği için bir türlü değiştiremedik. Sonuçta güzel bir şey olsun istiyorum ama boşa da almamalı. Şu tarz işine de karar veremedim bir türlü biliyorsunuz... Şimdilik eklektik yaşıyoruz...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O nedenle bu deri olayı bizi biraz oyalar gibi geliyor. Sonrası için büyük planlarımız var. Bir kaç tasarım üşünüyorum. Onu yaptıracağım veya dahası becerebilirsek yapacağız. Ama eşim bu konuda kendine güvense de ben oyma kakmayı nasıl yapacağını anlayamıyorum. Bakalım...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSFYiKjWLI/AAAAAAAAAOs/rR7M4YvluRs/s1600-h/mayÄ±s+resimler+005+az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117361733134145714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSFYiKjWLI/AAAAAAAAAOs/rR7M4YvluRs/s320/may%C4%B1s+resimler+005+az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Eski halini eski evimizde çekmişim. Buarada taşınma hazırlığı içerisindeydik ve evin her karesini fotograflamıştım. İleride o güzel günlerin geçtiği evimizi hatırlayalım diye. Bu da o dandini taşınma telaşı içerisindeki evimizin hali. TV filan yeni eve gidip monte edildiği için devasa bir TV ile idare ediyorduk o günlerde:-)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSGFCKjWNI/AAAAAAAAAO8/Bv5Q-aoMeJc/s1600-h/ekim+2007+035+az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117362497638324434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSGFCKjWNI/AAAAAAAAAO8/Bv5Q-aoMeJc/s320/ekim+2007+035+az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu da yeni hali. Her iki parça da deri ile kaplandı. Bej olanı çok sade kaldığı için tarafımca tek tek madeni zımbalar ile çevrelendi ki inanın hiç kolay değildi. Koltuk çeverelerinde kullanılan yüzlerce dekoratif raptiyenin nasıl o kadar düzgün takıldığına şaşıyordum. Eşim sonradan dedi ki onlar şerite önceden konmuş, o nedenle o kadar muntazam. E ben milim milim ölçerken, takarken tek tek bunu neden söylemedin aşkım ya!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSHISKjWPI/AAAAAAAAAPM/PtYIgYdSKtw/s1600-h/aralÄ±k+2006+resimler+013+az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117363652984527090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSHISKjWPI/AAAAAAAAAPM/PtYIgYdSKtw/s320/aral%C4%B1k+2006+resimler+013+az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elimizde bir miktar deri kaldı. E onu ne yapalım? Aynı sadelikte TV ünitesini kurban olarak seçtik bu sefer. Eski hali yanda efendim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da yeni hali. Sehpaya uyum sağladılar böylece... (ev çok derli toplu değil, halı kaymış mesela. Kusura bakmayın...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSGxyKjWOI/AAAAAAAAAPE/MXBOmu1PSsk/s1600-h/ekim+2007+033+az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117363266437470434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSGxyKjWOI/AAAAAAAAAPE/MXBOmu1PSsk/s320/ekim+2007+033+az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSF2CKjWMI/AAAAAAAAAO0/MA_cex5trb4/s1600-h/ekim+2007+038+az.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117362239940286658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSF2CKjWMI/AAAAAAAAAO0/MA_cex5trb4/s320/ekim+2007+038+az.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte böyle...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sobe için geri geleceğim akşam üzeri arkadaşlar...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-3708814592078237088?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/3708814592078237088/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=3708814592078237088&amp;isPopup=true' title='30 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3708814592078237088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/3708814592078237088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/resimler.html' title='Resimler...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_KW0DfQE_5rs/RwSFYiKjWLI/AAAAAAAAAOs/rR7M4YvluRs/s72-c/may%C4%B1s+resimler+005+az.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34330209.post-1942235645206374060</id><published>2007-10-02T23:54:00.000-07:00</published><updated>2007-10-03T00:09:41.327-07:00</updated><title type='text'>Gündelik hayat...</title><content type='html'>Dün saat altıya çeyrek kala işten çıktım, eşim de beni almaya gelmişti. Yirmi dakikada eve gidebilecekken saat yediyi on geçe eve gelebildik. Malumunuz herkes iftara yetişmek için çabalıyordu ve trafik berbattı. Bir de arabanın su kaynatma gibi bir sorunu oldu ki ilk kez başımıza geliyor. Nasıl oldu anlayamadık. Suyu azalmış! Oldukça fakir bir mahalleden ana caddeye ulaşmaya çalışıyorduk o sıra. Çok ilginçtir ki insanlar yardımcı oladular. Araba için su verdiler, bir yardıma ihtiyacımız olup olmadığını sordular. İftar öncesi koşturmada evlerine giderken üstelik. O mahallelerde insanlık henüz ölmemiş anlaşılan. Zaten yol çok tıkanıktı, biz de epey bir orada park edip bekledik. Sonra yol açılmaya başlayınca ki ezan okunduğu halde hala kalabalıktı, eve gidebildik. Ramazan bitene dek bu trafik çilesi olacak anlaşılan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluş biraz dışarı çıkmıştı. Ev gelince tekrar fene baktık. Maşallah bir önceki güne göre epey yol katetmişiz:-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün fazlaca bir vukuat yoktu hayatımda anlayacağınız. Öğlen eşimle banka işlerini hallettik, işyeri o büyük yoğunluktan biraz uzak sayılırdı. En azından nefes alabiliyoruz. Bir ara neydi o?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neredeyse Ramazan bitiyor, size eski Razamazan anılarımı yazamadım. Yarın çocukluğumun Ramazanlarını anlatayım o zaman. Bugünlük sadece oğluş ile ilgili bir anımı anlatacağım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluş beş yaşlarındaydı. Tutturdu oruç tutacağım diye. Hatta sahura bile kalktı bebeğim. Neyse, sabah kalktım ki bu uyanmış, TV de çizgi filmini bulmuş, büyük bir iştahla gofret yiyor. E oğlum oruçtun niye yiyorsun dedim. Hiiii, unutmuşum, neyse gofretimi yiyim sonra tutarım dedi. E tabi, kahvaltı olayını ortadan kaldırmak için işine geldi:-) O yaşta aklı eremedi olaya anlayacağınız. O hali çok komiğime gitmişti. Hala arada anlatırım ona bu yaptığını. Gofret düşkünü oğlum benim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34330209-1942235645206374060?l=hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/feeds/1942235645206374060/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34330209&amp;postID=1942235645206374060&amp;isPopup=true' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1942235645206374060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34330209/posts/default/1942235645206374060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatinrenkleri-renkler.blogspot.com/2007/10/gndelik-hayat.html' title='Gündelik hayat...'/><author><name>renkler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826343298374621458</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='20' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/6691/3781/320/820725/dali.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry></feed>
